"Taehyung ile, Bologna Üniversitesi'nde eğitim gördüğümüz zamanlar, kendisi Vante mahlasıyla sanat icrâ ediyordu. Başına buyruk, bağımsızlığına düşkün bir gençti. İnatla İtalyanca öğrenmeyi reddediyor, kimseden işitemeyeceğin pürüzlü bir aksanla İngilizce konuşuyordu. Sokağa, halkın arasına karışmış, insanlıkla iç içe geçmiş olan sanata ve bittabi sanatkârlara büyük hayranlık besliyordu. Bundandır ki, kendisi, Bologna'nın duyulmamış, harabe sokaklarında, kalabalığı iki ele evrilip, boğazına sarılacak kadar yoğun olan caddelerde müzik yapıyor, kendince yarattığı özgün bir ifade tarzıyla, her milletten, her yaştan ve cinsiyetten insanı, ağzından çıkar çıkmaz, nişan aldığı yeri bulan bir kurşun misâli, keskin cümleleriyle manipüle ediyordu. Profesörleri, gözlüklerini ayakları altına alıp parçalayacak seviyeye getiriyordu yersiz sorularıyla. Devrimci, bir yandan da yasak olana meydan okuyan, tutkulu bir baş kaldırma hâli içerisindeydi."