"Bitince kapağına bir resim koyar, biraz da güzel ananın gençliğini anlatırsın. Bu kadın, bak, biraz benziyor bana.Tabii roman'a nasıl başlayacağını seni daha iyi bilirsin ama kitabın, benim son sahnedeki monologlarım gibi hem içten hem de bir masal gibi olmalı. Hem yaşanmış bir hikaye gibi sahici, hem de bir efsane gibi tanıdık olmalı. O zaman yalnız hakim değil herkes anlar seni. Unutma, aslında baban da yazar olmak istemişti"
Çaresizliğinden kendine yeni bir evren yaratan, Yr 'de yaşadığı hiçbir şeyi gerçek dünyaya uyarlayamayan, Gizlendiği düşünde kaybolan, Akıl hastanesinin belki de en aklı yerindesi, Deborah... Uzun zaman etkisinden kurtulamayacağınız ve beni çok etkileyen bir kitaptı. Şiddetle tavsiye ederim...
En zavallı insanlardan kurbanlar buluyorlardı. Ne dünyanın ne de ahiretin farkında olmayan, bir ekmek parası için ezilmişliklerini satan insanlardan yararlanıyorlardı. Onları kötü ruhlar sayarak cezalandırıyorlardı. Neden kurban edildiklerini bilmeyenleri kötülüğün yeryüzündeki temsilcisi olarak görüyorlardı. Irmak kıyılarında karanlığı mağaraların serinliğinde parçalıyorlardı onları. Sakatlar, deliler ve ne yaptıklarını bilmeyenler...