Özlem

Özlem
İstanbul
44 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Özet
Daniel Dennett Bilinç Açıklanıyor Bilinçli deneyimin yaratılması, toplu bir süreç değil, sürekli devam eden bir süreçtir. Veriler, bir Ana Hakim'in karşısına çıkmak yerine beynin her yerine dağılmış mikro yargıçlar tarafından değerlendirilmektedir. Beynin etrafında dağıtılmış çeşitli süreçler tarafından, belirsiz bir geleceğe doğru sürekli düzelten özneler gibi düşünülebilecek bu “dağılmış içerik belirleyiciler”, bir tür “öyküleyici akım” veya “sıralama” üretirler. Bu durum, yüzlerce milisaniyede meydana gelir. Bu esnada çeşitli ekleme, birleştirme, düzeltme ve içeriğin üzerine yazma gibi faaliyetler, farklı sıralarda oluşur. Bunlar da zamanla bir tür öyküleyici akış üretir. Çoklu taslaklar modeline göre beyin, araya giren hareket gibi geriye dönük içerik yaratır. Bu içerik, ondan sonraki etkinliği yönetmek için uygun hale gelir ve bellekte iz bırakır. Ancak beyin, boşlukları doldurmakla uğraşmaz. Ayrım bir kez yapıldıktan sonra bir daha yapılmaz. Beyin, çıkarılan sonuca ayak uydurur. Süreçlerin karmaşıklığı bizde “bilinç yanılgısı”na sebep olur. Yani beyinde içerikler meydana gelir, gözden geçirilir, diğer içeriklerin yorumlanmasına veya davranış modülasyonuna katkıda bulunur. Süreçteki izlerini de bellekte bırakır. Bu sürecin sonunda oluşan içeriklerin bir kısmı daha ileri bir iz bırakmadan kaybolup giderken, bir kısmı deneyimin sonraki sözel aktarımı ve bellek üzerinde iz bırakırlar. Bellekte kalan içerikler, sonraki içeriklerle tamamen birleşip, ya tamamen ya da bir parça onların üzerine yazılır. Dennett’a göre bu süreçteki içerik, çokluğundan ötürü bir anlatı gibi olur. Anlatı parçalarının çoklu taslakları, zamanda herhangi bir noktada, beynin çeşitli yerlerinde bulunur. Bu taslaklardaki içeriklerden bazıları kısa katkılar sağladıktan sonra yok olup giderken,
Sayfa 1·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bulantı
Yalnızım. İnsanların çoğu evlerine gitti; radyo din­ leyerek akşam gazetelerini okuyorlar. Sona eren pazar günü, ağızlarında bir kül tadı bırakmıştır. Daha şimdi­ den pazartesiyi düşünüyorlar. Ama benim için ne pazar­ tesi, ne de pazar var. Günler ite kaka sürüyor birbirlerini, sonra ansızın şöyle bir parıltı ortaya çıkıyor. Hiçbir şey değişmedi ama, yine de her şey başka bir biçimde varolup gidiyor. Anlatamıyorum. Bulantıya benziyor bu, ama aynı zamanda onun tam tersi: sonun­ da başımdan bir serüven geçiyor, kendimi sorguya çekince, kendimin kendim olmaklığının ve burada bulunmaklı­ğımın başımdan geçtiğini görüyorum. Geceyi yarıp geçen ben'im. Bir roman kahramanı gibi mutluyum.
Sayfa 74·Kitabı okudu
Modern çağın kabusu
Modern çağın kâbusu, kötü izlenim bırakmak. Modern çağın arafı, ki­şisel şöhret. Bir toplum kendisini ne ölçüde demokratik görürse bu şöhret o ölçüde önem kazanır ve başkalarından gelecek en ufak eleştiriye duyulan korku o ölçüde saplantı haline gelir: Amerika’da ya­pılan bir anket, bütün korkular içinde en kaygı verici olanının bu kor­ku olduğunu ileri sürüyor. Reklam ve halkla ilişkilerin iş ve eğlence dünyasının, politikanın ve hatta dinin temel taşı haline gelmiş olması tesadüf değil.
Sayfa 193·Kitabı okudu
Kataliz
Kataliz düşüncesi arabulucuları yeni bir statüye yerleştirir. Ön­celeri bu kişiler yalnızca birer bağ ya da bağlayıcı idiler; işlevleri, başkaları tarafından dile getirilen ihtiyaçları karşılamaktı. Buna kar­şılık birer katalizör olarak bağımsız bir varoluşları ve amaçları vardır: Yeni durumlar yaratabilir, kendilerine kibir ve gösteriş payı çıkar- maksızın insanları bir araya getirerek onların hayatını değiştirebilirler, dünyanın sonsuz bir değişimden ibaret olduğunu gören ve ken­dilerinde onu denetleme gücünü görmedikleri halde dünyanın gidişini ikilemek isleyenler için en uygun ideal, katalizör rolünü üstlenmektir.
Sayfa 176·Kitabı okudu
Aşk
Aşk artık eskisi gibi değil. Bugün dünyada, geçmişte çok nadir rast­lanan iki kadın tipi var: Eğitimli kadınlar ve boşanmış kadınlar.
Sayfa 91·Kitabı okudu