Özlem

Özlem
İstanbul
44 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Kitap hakkında izlenimler
6/10
·384 syf.··
2024 3. kitabı
Aslında konsept güzel fakat yazar bağımsız değil, ırkçı söylemleri var. Genelde despot doğulular sözünü sık kullanıyor, haksız olmayabilir ama arkeolojik buluntuların yurtdışına kaçırılmasında Türk yasaları net değil demiş ama halbuki gayet o dönemde de netti. Sadece denetlenmiyor, uygulanmıyordu ; ki bugunden farklı diyemeyiz. Kaçırdıkları buluntular için kendilerini aklamak için kullanılan gerekçeler ifade edilmiş. Gene de hikayeler merak uyandırıcı, “arkeolojinin magazini” dersek yalan olmaz . Diğer yandan çeviri iyi değil. Her kelime Türkçe ama cümleleri anlamak bazen mümkün değil, çeviri sorunları var. Beklentimin biraz altında kaldı.
Edebiyat
Tanrılar Mezarlar ve BilginlerC. W. Ceram · Remzi Kitabevi · 2011146 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kendime Notlar
Puan vermedi·592 syf.··
2023 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2023 13:16
Bu yazı bir inceleme değildir. Daha çok kitaptan geriye kalan bilmekte fayda gördüğüm notlardır. Bu nedenle bir akış içinde yüklemi sonda olan cümleler göremeyebilirsiniz. Bu yazıyı daha çok kendime yazıyorum. Meraklısına da iyi okumalar. Kitap Felsefe'nin ilk çıkışını MÖ 6. yy'a tarihliyor. Mitlere karşı doğayı açıklamak amacıyla ilk kez "Doğa Filozofları" denilen bir akım/grup/mefhum ile dini mitlerden ayrılmaktan bahsediyor. Fırtına sözcüğünün Norveç'cedeki Thor olduğunu öğreniyoruz. Doğa filozoflarından geriye kalan bir yazı yok. Yazar o dönemki retorik yani konuşma sanatından bahsediyor. Doğa filozofları, bir "ilk madde"'den herşeyin doğduğuna inanıyor, fakat bu ilk maddeden sonraki doğadaki dönüşümleri anlamaya çalışıyorlar. Örneğin Thales'e göre herşeyin kökeni suydu. Demokritos'a göre atomlardı. Socrates(MÖ 470-399): "Bildiğim tek şey hiç bir şey bilmediğimdir". İlk defa insana odaklanır. Sofistler gibi felsefe öğretmekten ziyada diyologlar şeklinde yazar. Platon(Socrates öğrencisi): İdealar dünyasında olmayan hiç birşey doğada olamaz. Ünlü mağara alegorisi, Aristo : Platon akıl ile idea'dan çıkmaya çalışırken Aristo duyuya yönelir. Doğayı düzen içinde açıklamak ister, sınıflara ayırır. Büyük İskender döneminde (Suriye, Mısır, Makedonya krallıkları) yaşamıştır. Kadınlara yarım demiştir. Aristo ile Platon farkı ; etrafımızdaki dünyayı Platon ideaların yansıması diye görüyordu. Aristo ise bunu tam tersine çevirdi ve insan ruhunun dünyadakilerin yansıması olduğunu söyledi. Gerçekler duyularla anlaşılır dedi. Helenistik Dönem(Roma Dönemi): Temel soru mutluluğun ne olduğu idi. İsa'nın Doğusu: Yahudilik yaklaşık MÖ 1200 dönemine gidiyor. Hindistan'ın gök tanrısı Dyaus 'un Zeus olduğunu söylüyor. Oysa Zeus'un Sümerlerdeki Fırtına tanrısından doğduğuna referans
Felsefe
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,6bin okunma
Ortalamanın Sonu
7/10
·252 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
Ortalamanın Sonu Kitap, ortalama insan kavramının nasıl ortaya çıktığını ve bir nevi istatistik kavramının insan ile ilgili kararlarda uygulanırken aslında yanılttığını anlatmakla başlıyor. Verimliliği artırmak için tarihsel süreçte keşfedilen buluşlar ve özellikle Taylor'ın hiyerarşik ve standardizasyon ile ilgili katkıları ve sonrasında Quetelet ile beraber bu standardizasyonun insanları da ortalama bir birey varsayarak tüm sistemin, eğitim sistemi de dahil, bu kalıplara göre kurgulandığı anlatılıyor. Herkes gibi ol ama herkesten daha iyi ol, devamlı bir sıralama içinde konumlanmak fikri üzerine birçok kararların(kişilik testleri, üniversite sınavlarına girişler, işe alımlar vs) verildiği hatırlatılıyor. Bu fikirleri çeşitli deneylerle destekleyerek aslında insanların durum ve şartlara göre farklı tavırlar sergileyebildikleri ve asla kimsenin standart olmadığı söyleniyor. Gelecekte ancak bireyselliğe dayalı bir eğitimle başarılı bir toplum olabileceğimiz iletiliyor. Belki bu, günümüzdeki robotics ve dijitalleşme devrimi ile ilişkilendirilse ortalamadan kopmalıyız fikri biraz daha güçlenebilirdi. Kitabın yaklaşık dörtte üçü neden ortalama diye birşey olmadığını savunurken, son kısımda olması gereken eğitim sistemi ile ilgili öneriler var. İşte bu kısım gerçekten ilgi çekici, çünkü şuanki düzende yavaştan görülen değişimin mantığını anlarken pazılın birkaç parçası yerine oturuyor. Öncelikle not yerine yeterlilik belgesi olmalı deniyor. Günümüzde sertifika veren çok çeşitli online eğitim veren kurum var. Henüz işverenler bu sertifilara göre değil, hala üniversite diplomasına göre iş alımı yapsa da ileride bunun değişmesi gerektiği söyleniyor. Diğer önemli bir konu, hızlı öğrenmekle başarı arasında ilişki olmaması. Bizim gibi OSS gençliği için tüm inandığın ve
Eğitim
Ortalamanın SonuTodd Rose · Paloma · 2017218 okunma
Degisemeyen Turkiye ‘nin Hikayesi
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
·
Türkiye, nin sosyo-ekonomik degerlendirilmesi daha guzel anlatilamazdi. Birseyi en basit haliyle anlatamiyorsan tam anlamamissin denir ya; iste kitap bizi cok iyi anlamis ve anlatmis. Somut, kisa ve oz ve ulkenin ve toplumun gercekleri.. hangi dusunceden olursaniz olun gerceklerle yuzlesmeye hazirsaniz Mahfi Hoca sizi Osmanli‘dan bugune bir tura cikariyor. Belki biraz uzucu ama hepimizin koca insanlar olarak bununla yuzlesmemiz gerek. Once alinti yapmayi dusundum ama kitabin hangi parcasini alinti yapacagimi bilemedim cunku o kadar degerli bilgiler var ki! Aslinda kimilerimizin bildigi ama yuzyuze gelmekten korktugu bilgiler. Cesaretiniz var mi ? Okuyun ve bana be dusundugunuzu yazin.. Sevgiler
Siyaset
Değişim Sürecinde TürkiyeMahfi Eğilmez · Remzi Kitabevi · 20181,339 okunma
Kırmızı’nın bir de böyle hikayesi
6/10
·168 syf.··
2020 9. kitabı
Şiir mi ,roman mı, mitoloji mi ,otobiyografi mi? Ne öyle ne böyle , yazar yeni birşey denemiş. Mitolojiden yola çıkılmış ve uslübü oldukça farklı..İngilizce’den çevrildiği için metinlerin biçimi haricinde dilde müziği duyamadım. Şiirsel yazılar özgün dilinden çevrilince büyüsünü yitiriyor, çevirmenin ellerine kalıyor bir yerde. İngilizcesini okumadığım için çevirisine de diyecek bir şeyim yok ama dilin müziğini duyamadım.. Farklı bir tarz okumak isteyenler veya mitoloji ile ilgilenenler için ilgi çekici olabilir. İyi okumalar
Edebiyat
Kırmızının OtobiyografisiAnne Carson · Metis Yayıncılık · 201241 okunma