Instagram'da güzeliz ama ulaşılmazız, Twitter'da zekiyiz ama ukalayız, Facebook'ta samimiyiz ama bıkmışız, Tinder'da evliyiz ama sorarlarsa bekârız, Linkedin'de kariyerliyiz ama orada bile millete yürüyecek kadar sapığız. Bir Pinterest kaldı geriye... Oradan da foto araklayıp diğer mecralarda pazarlarız...
“ Başarısızlık veya engellerle karşılaştığınızda, ‘Biz denedik, işe koyulduk, mücadele ettik ama yardım eden olmadı. Attığımız her adımda önümüze engeller çıktı ve ‘düşmanlık’ gördük,’ demeyin. Böyle bahaneleriniz olmasın. Kötü ruh ateşinizi söndürse siz tekrar yakın!
Ateş bir kez sönerse siz ikinci kez yakın, üçüncü, beşinci, yedinci, yüzüncü, bininci kez yakın!
Hiç bıkmadan yakın! Kendiniz parlayın ve diğerlerini parıldatın, ta ki etrafınız tamamen aydınlığa bürünene dek.”
Bir sabah hizmetçi kızlardan biri kılıfını çıkarmak için yastığı silkelediğinde tabancanın yere çarpıp patlamasıyla kurşunun odadaki dolabı parçalayıp salonun duvarını aşarak savaş patlamışçasına bir gümbürtü içinde komşu evin yemek odasından geçip meydanın ta öte yanındaki kilisenin ana mihrabında duran insan büyüklüğündeki alçıdan bir aziz heykelini un ufak ettiğinden beri silahları saklamak bir kuraldı
Yine içime ne olduğunu anlamlandıramadığım bir duygu giriyor. Sevinç mi? Korku mu? Nedir bilmiyorum ama sanki benliğimin ta derinlerinden gelmekte. Henüz öylesine belirsiz ki, varlığıyla yokluğu bir.