Gücünü keşfetmiş öğretmen şunun farkındadır: Şimdi-burada, şu an göz göze geldiğim bu öğrenci yirmi yıl sonrasının meslek insanı, bir yavrunun anne babası, bu ülkenin vergi veren etkin, üretken bir vatandaşıdır. Ve şimdi-burada onunla ben ilişki içindeyim.
Onun olabileceğinin en iyisi olarak gelişmesi için buradayım. Ve farkındayım, bütün gücüm onunla kurduğum ilişkinin türünde yatıyor.
Bu ilişkinin can-cana yönü olduğu gibi, tabii yüz-yüze yönü de var. "Öğretmen" rolündeki insanla "öğrenci" rolündeki insanın ilişkisi de önemlidir ve sağlıklı sosyal yaşam için vazgeçilmezdir. Sosyal roller üzerine kurulan ilişki ciddiye alınmalı ve akıldan hiç çıkarılmamalıdır.
"Peki, hangimiz çekyatta yatacak?"
Kaşları düştü. "Sen, tabii ki."
Şimdi benim kaşlarım düşmüştü. "Bu da ne demek?"
"Ben çekyatta uyurken senin yerde yatmana izin vermeyeceğim demek."
İlişkinin dili, sevgi dili olunca çocuk hemen anlar. Nasıl anladığını bilmez, ama anlar, İçi bilir. Ve o ilişki içinde gelişmeye başlar. Aklı gelişir, duygulan gelişir. Tabii burada sağlıklı geliştirici sevgiden söz ediyorum; kısıtlayıcı, hapseden, esir alan sevgiden değil.
Olmayan, olamayan, yarım olan her şeyin anlamsızlığı anlamlı hale geldi.
E olmaz tabii, annen yokmuş senin.
Olmamış tabii öksüzmüşsün sen.
O kadar olmuş Ethem, üveymişsin sen.