10/10
·872 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Makioka Kızları’nı rafta görüp elime aldığım ve arkasını okuduğum andan beri kitabı okumaya dair çok büyük bir heyecan içindeydim. Ve heyecanlanmakta da haklıymışım. Makioka Kızları 860 sayfa olmasına rağmen su gibi akan, insanın elinden düşürmek istemeyeceği bir roman. Roman genel olarak, Saçiko, Yukiko, Taeko ve ablaları Tsuruko’nun başlarına gelenler, kardeşler arasındaki bağlar, başlarına gelen olaylarla toplumun o günkü bakış açısı, yine bu olaylar vesilesiyle Japonya Kültürü, dolaylı da olsa Japonya ve dünyanın savaş döneminde olması ve bunun insanların hayatına nasıl etki ettiği, toplumda nelerin hoş karşılanıp nelerin karşılanmadığı, Japon halkının düşünce ve aile yapısı gibi bir çok konuya değiniyor. Ben kitabı okurken kendimi Makioka ailesinin bir üyesi gibi hissettim. Yeri geldi Saçiko gibi sinirlendim, Yukiko’ya üzüldüm ve Taeko’ya inanmak istedim. Etsuda sanki benim gözümün önünde büyüdü. Kısacası ben kitabı elimden hiç düşürmeden okudum ve okurken de kendimi bu gerçek dünyanın içinde gibi hissettim. Kesinlikle tavsiye ediyorum
Makioka KızlarıCuniçiro Tanizaki · İthaki Yayınları · 2025271 okunma
1/10
·872 syf.··
2025 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 22:21
Güzel başladı ama karakterlerin karakterleri beni sıktı çok boğucu ve sürekli bir girdaptalar... konu yok sadece kizkardeslerini evlendirme pesinde olan aile ve gundelik dedikodular Şaçiko beni yordun be abla... Taeko yanıltmadı yani ne beklediysem yaptı... Yakiko da kapılmış gidiyor kendinden bekleneni tam manasıyla karşıladı halbuki çevresinin beklentisi ne ise onunla güldü, onunla ağladı, onunla da evlendi... Gelelim çevirmene söyleyeceğim söze girişte yazdığınız onsoze gerek yoktu sizi elestirmek isteyen bir suru sey bulur herkesin tarzi farklıdır.. cogunu aciklamaniza bile gerek yoktu Kitaba 1 puan vereceğim cunku yazar Katerina diye bir rusu bile romana karakter yaptı 1920'lerin Japonyasina... Ondan sonra zaten bende kitaba dair ümit beklenti kalmadı. Okumaya devam =]
Makioka KızlarıCuniçiro Tanizaki · İthaki Yayınları · 2025271 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Karakterler hakkında
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2025 21:51
Hyunam-dong Kitabevi’ne Hoş Geldiniz! Bu sıcak ve samimi kitapçıda her karakterin bir hikayesi var. İşte kitabevinin müdavimleri: Lee Yongju – Kitabevinin sahibi, kitaplara ve huzura tutkulu. Bay Minjun – Kitabevinin baristası, kahveye sanatsal bir dokunuş katar. Jeon Heeju – Minchul’un annesi, hayatın telaşında oğluna destek olur. Minchul – Lise öğrencisi, kitaplarla büyüyen bir genç. Bayan Jimi – Kitabevine kahve çekirdeklerini sağlayan kahve dükkânı sahibi. Choi Wooshik – Ofis çalışanı, haftada birkaç kez öğle aralarında kitap okumaya gelir. Jungseo – Kitabevinde uzun vakit geçiren, meditasyon yapıp huzur bulan müşteri. Hyun Seungwoo & Lee Areum – Yazarlık yolculuklarını kitabevinde sürdüren kalem erbapları. Sangsu – Kitabevinde yarı zamanlı çalışan, kitap ve kahve arasında mekik dokuyan genç. Changin – Yongju’nun eski eşi, geçmişin izleriyle yaşayan bir karakter. Taewoo – Changin’in arkadaşı, geçmiş ve bugünün kesiştiği noktada duruyor. Her biri Hyunam-dong Kitabevi’nin sıcak atmosferine bir renk katıyor. Siz en çok hangi karakterin hikâyesini merak ettiniz? Hyunam-Dong Kitabevi
Kitap Alıntısı
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
Nazlı Kar
Puan vermedi·840 syf.··
2024 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2024 10:29
Modern Japon edebiyatının en önemli yazarlarından biridir Tanizaki. 1964 'te Amerikan Sanat ve Edebiyat Akademisi' ne şeref üyesi seçilen ilk Japon yazar. Eserleri iki ana temaya ayrılıyor. Cinselliği ele aldığı ve kültürel olarak japonya 'yı ele aldığı, Batı kavramlarının Japonya' ya etkisini işlediği metinler. Nazlı Kar ikinci kategoriye giren bir metin.1943'te bir dergide tefrika olarak yayımlanır ancak savaş yılları olması ve hükümet baskısı nedeniyle 1948 'te 3 cilt olarak yayımlanmaya başlanır. Kitabın orijinal adı Sasameyuki, çisildeyerek yağan kar anlamına gelir ancak kitapta hiç kar sahnesi yok. Peki yazar neden bu ismi seçer? Ön sözde de belirtildiği gibi, klasik Japon şiirinde Kiraz çiçeklerinin dallarından dökülmesi kar yağışına benzetilir. Ve bu benzetme benim çok hoşuma gidiyor. Japon kültüründe kiraz çiçekleri, hüznü, ölümü, yitip giden zamanı, hayatın geçiciliğini, temsil eder.Bu geçicilik metnin temalarından biri. Bunu en iyi anlatan cümlelerden bazıları, "Japon şiirinde kiraz çiçeklerine dair yüzlerce, binlerce şiir söylenmişti... Eskiler çiçeklerin açmasını sabırsızlıkla bekler... dalından düşüp giden çiçeklere hüzünlenirdi... defalarca, tekrar tekrar aynı şeyleri dillendiren sayısız şiir yazılmıştı." "Yavaş yavaş gün batarken düşen kiraz çiçekleriyle birlikte yitip giden zamana duyulan hüznün en çok hissedildiği akşam alacası..." Yuki, japonca 'da kar anlamına geldiği için kitabın ismi ana kahramanlardan biri olan Yukiko 'yu temsil eder. Tanizaki, romanın ana kahramanları olan dört kız kardeşi eşinin ailesinden esinlenerek oluşturur. Yazarın kendisinden de haliyle esintiler mevcut. İkinci kız kardeş SachikoTanizaki' nin eşini, Sachiko 'nun eşi Teisonuke yazarın kendisini temsil eder.İhtişamlı zamanlarını 1920' lerin başlarına kadar sürdürmüş
Edebiyat
Nazlı KarCuniçiro Tanizaki · Can Yayınları · 2021271 okunma
Japon Edebiyatından Yeni Favorim
10/10
·840 syf.··
Beğendi
·
2023 78. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2023 00:00
Natsume Soseki hâlâ daha favori yazarım ama an itibariyle Japon edebiyatından yeni favori eserimi Nazlı Kar olarak değiştiriyorum~ Bazıları Isırgan Sever adlı romanında bir miktar sıkıldığım için gözümü korkutan, "Acaba gerçekten merak ettiğim kadar var mı?" dediğim roman öyle hızlı aktı ve o kadar güzel bir anlatımı vardı ki bir süre övüp duracağım sanırım~ Biraz anlatacak olursam roman dört kız kardeş etrafında dönüyor: En büyükleri olan evli ve altı çocuk sahibi Tsuruko biraz geleneksel otoritenin temsilcisi gibi. Öyle ki eşi Tatsuo ailenin reisliğini üstlendiği için diğer kardeşlerle ilgili önemli kararlar onlara soruluyor, onların onayı olmadan bir iş yapılması yakışıksız olarak görülüyor. İkinci kardeş Sachiko 37-38 yaşında, evli ve bir çocuk annesi birisi. Cuniçiro Tanizaki'nin eşinden esinlenerek yazdığı bu karakter ve eşi Teinosuke aslında romanın başından sonuna kadar orta bulucu olanı, belki de çatışma unsurları arasında olması gereken temsil ediyor. Örneğin, diğer iki kardeşe daha ılımlı yaklaşıyorlar. Onların isteklerini ve yapmak istediklerini reddetmiyorlar. Bir şeylere kızdıkları halde tamamen yıkıcı konuşmuyorlar ki Teinosuke, Tatsuo'dan daha ideal bir aile reisi diyebiliriz. Üçüncü ve romanın odağı olarak gözüken kardeş olan Yukiko 32-33 yaşında bekar birisi. Odak diyorum çünkü yaşının geçtiği düşünülerek evlilik meselesi sürekli gündeme geliyor. Ara bulucular aracılığıyla sürekli ona görüşmeler vs ayarlanıyor. Tanizaki aslında sessiz, pek konuşmayan ve cansız gözüken bu karakter üzerinden gelenek ve evlilik konusunu çok iyi ele alıyor. Doğu/Japon geleneğinde evliliğe bakış, bir kadından beklentiler, insanların yaşı geçmiş(!) olduğu düşündükleri kızlara tavırları vs birçok şeyi Yukiko aracılığıyla okuyoruz. Dahası biraz spoiler olacak ama Yukiko'nun "geleneğe derinden bağlı tam
Japon Edebiyatı
Nazlı KarCuniçiro Tanizaki · Can Yayınları · 2021271 okunma
İnsan düşüncesi zamanı yutmaktan vazgeçemez...
7/10
·320 syf.·
2023 270. kitabı
~~~Düşünmek için zamanı yutmak; geçmişi, şimdiki zamanı, geleceği ve sürekli değişimi içselleştirmek gerekir. Zaman; daima insan aklının içinde çalışır. Dışında asla yer almaz~~~ Farklı ilginç karakterlerle dolu ve melekler tarafından korunan, dünyanın bir mikrokozmosu olan efsanevi Polonya köyü Primeval'de geçen Nobel Ödülü sahibi Olga Tokarczuk un bu romanı, vahşi 20. yüzyıl boyunca sakinlerinin hayatlarını anlatır. Büyülü gerçekçiliğin kısa "Zaman" patlamalarıyla anlatılan anlatı, bir masal biçimini alır ilerledikçe; zamanın amansız eziyeti ile doğa arasındaki çatışma hakkında destansı bir kurgu vardır kitapta. Toplam 84 bölümden oluşan romanda, her bölüm "... zamanı" diye başlamıştır. Antik çağdaki ev hanımı, aya lanet eden yaşlı kadın ve hatta melekler, su hayaletleri farklı bakış açılarıyla anlatılmaktadır. Boksörler, Miselyum ve küçük çocuklar ile Kahve Değirmeni... üç kuşağın yaşam öyküleri üzerinden Polonya'nın 20. yüzyıldaki çalkantılı tarihi kaderini de yansıtır aynı zamanda. Evrenin merkezinde yer alan bir yerdir. Antik çağların ötesinde bir dünya, antik çağların dışına çıktığını sanan insanlar aslında sınırda durup rüyalarında dış dünyaya girdiklerini görürler. Uyandıklarında evlerine giderler ve rüyalarını anı olarak değerlendirirler. Hızlı yürürseniz, Taikoo'yu kuzeyden güneye ve aynı zamanda doğudan batıya yürümek yaklaşık bir saat sürecektir. Ancak bir insan yavaş yürürse, yol boyunca her şeyi dikkatle gözlemlerse, düşünmek için beynini kullanırsa ve bu hızla antik çağda yürürse, bu kişinin bütün bir gününü harcaması gerekecektir. Sabahın erken saatlerinden akşamın geç saatlerine kadar... Nefes, aşk ve nefreti aynı derecede güçlü kılan, aşkın ve arzunun ortasında insanın yalnız yaşadığı ve yalnız öldüğü gerçeğiyle farklı zaman temalarına sahip, her şeyin
Edebiyat
Kadimzamanlar ve Diğer VakitlerOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 2020877 okunma