Tahsin Gün

Arena Neresi? (2/2)
Günümüzdeki tüm stadlar modern arenalardır. Şimdilerde işin gizli saklısı da kalmadı. Stadlar, "Arena" ismiyle açılıyor daha en baştan. Yeni gladyatörlerimiz artık futbolcularımız. "Futbol borsada değil, arsada güzel" diyen Metin Kurt ve benzerlerinin izleri çoktan silindi. 17 Eylül 1967'de Kayseri-Sivas maçının oynandığı stad, futbolun hala arsada oynanabileceğine dair inanç taşıyanların son hesabının kesildiği yerdir. Arena, sadece gladyatörlerin alanda futbol oynadıkları mekanı da aşarak tüm stada yayılmıştır. Karşılıklı sahaya çıkan 22 kişinin yerini, stadı dolduran on binler almıştır. Kayseri'de yaşananlarla birlikte maç yapma, oyun oynama duygusunun son masumiyet kırıntıları da sofradan silkelenmiştir. O gün onlarca Sivaslıyı öldürerek zafer duygusu yaşayan zihniyet, onların çocuklarını da 26 yıl sonra, 2 Temmuz 1993 günü bir otele kıstırıp yakmıştır. Arenada, stadın altında beklerken, yukarıda savaşan arkadaşlarının tepelerine sızan kanıyla boyanan savaşçıların yerini, komşusunun, hemşehrisinin kanıyla boyayan bir güruh aldı. Her yer arena ve hepimiz gladyatörüz artık!
Sayfa 153 - Zamanın İzinde, Ercan Kesal, Enis Rıza, Ayrıntı Yayınları, 2016, #sinema·Kitabı okudu
Reklam
Arena Neresi?
Metin Erksan'a, 1982 yılında çektiği Preveze Öncesi filminde, niçin hiç deniz savaşı göstermediğini sormuştum. "Haklısın... Hem Barbaros'un hem de Andrea Doria'nın savaş gemilerini ve kavgalarını çekmeliydim. Lakin bunun için sponsorumun Kanuni olması gerekirdi. Ama adam çoktan ölmüştü! Bu yüzden ben de geminin güvertesinde durmak yerine geminin altına indim. Kürek çeken forsaların yanına yani. Düşünsene, yukarıda müthiş bir kavga var. Kılıç şıkırtıları, haykırışlar, çığlık ve küfürler. Bu arada güvertede ölen savaşçıların kanları, tahtaların arasından sızarak forsaların omuzlarına akıyor. Yukarıda ölenlerin kanı aşağıdaki köleleri boyuyor. Ben de onu çektim. Başka nasıl anlatabilirdim savaşın dehşetini?" Erksan'ın anlattıkları Roma arenasının tabanının neden kumla döşendiğini, arena adının nereden geldiğini de açıklıyor. Arenaya adını veren kum, savaşan gladyatörlerin akan kanını emiyor, onların kaymadan kavgaya devam etmelerini sağlıyordu. Arenanın altında kendilerine ait barakalarda sıralarını bekleyen savaşçı köleler, arkadaşlarının, kumların arasından yüzlerine ve vücutlarına sızan kanlarına bulanmış, birazdan çıkacakları meydandaki akıbetlerini düşünüyorlardı.
Sayfa 153 - Zamanınİzinde, ErcanKesal, EnisRıza, AyrıntıYayınları, 2016, #sinema·Kitabı okudu

Tahsin Gün

, bir kitabı okumaya başladı
Mihail Bulgakov
7.8/10 · 10,1bin okunma

Tahsin Gün

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
Beğendi
·
26 saatte okudu
·
2025 8. kitabı
Sabahattin Ali
8.7/10 · 376,3bin okunma
İnsanlar birbirlerini ne kadar iyi anlıyorlardı... Bir de ben bu halimle kalkıp başka bir insanın kafasının içini tahlil etmek, onun düz veya karışık ruhunu görmek istiyordum. Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!.. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatıyla öteye geçiriveriyoruz?
Sayfa 37 - Yapı Kredi Yayınları, 65. baskı, İstanbul, Mayıs 2014·Kitabı okudu
Sabahattin Ali
Reklam