10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
191 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 00:00
Kitap Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi vessellem) doğumundan vefatına kadar olan hayatını kronolojik ve sade bir dille anlatıyor. Prof. Dr. Ramazan Ayvallı hoca, herkesin anlayabileceği bir üslup kullanmış. Bu yüzden siyer okumaya yeni başlayanlar için harika bir başlangıç kitabı. Sadece bilgi vermekle kalmıyor. Hüzün Yılı, Taif dönüşü, Veda Hutbesi gibi kısımlarda insanın kalbine dokunuyor. Okurken o dönemi yaşıyormuş hissi veriyor. Her bölümün sonunda, anlatılan olaydan günümüze dair çıkarılabilecek derslere değinmesi kitabı sadece bir tarih kitabı olmaktan çıkarıp bir rehbere dönüştürüyor. Dipnot: "İki Cihan Güneşi", isminin hakkını veren bir eser. Okuduktan sonra Peygamber Efendimiz’e olan muhabbeti artırıyor, sünnetine sarılma isteği uyandırıyor. Başucu kitabı olacak nitelikte. Herkese şiddetle tavsiye ederim.
Duygu ve Düşünce
İki Cihan Güneşi Hz. Muhammed'in HâyatıRamazan Ayvallı · İstanbul Yayınları · 2015143 okunma
Şerif Hüseyin'in ihanetleri ve onun hüsranı
10/10
·247 syf.··
2026 2. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 04:23
Bu kitabın yazarı Kral Abdullah, I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’ne karşı başlatılan Arap İsyanı’nın lideri Mekke emiri Şerif Hüseyin’in oğludur. Üstelik Kral Abdullah Ürdün’ün ilk kralıdır. Şerif Hüseyin I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı’ya karşı başlattığı isyanda Mekke, Cidde, Yanbu ve Taif gibi şehirleri ele geçirmiştir. Şerif Hüseyin’in kuvvetlerinin sayısı 70 binden fazlaydı. Daha sonra ise Şerif Hüseyin’in isyancıları Ürdün ve Filistin’e ilerleyerek Maan, Amman ve Gazze’ye kadar ulaşıp özellikle Filistin ve Ürdün’deki Huveytat, Beni Sakr, Beni Halid ve Beni Tefilah gibi bedevi Arap aşiretleri Şerif Hüseyin’in isyanına katılmışlardır. Ancak ne var ki Şerif Hüseyin’in kuvvetleri sadece Çöl Kaplanı olarak anılan Ömer Fahreddin Paşa’nın müdafaa ettiği Medine’yi ele geçiremiyorlardı. Ömer Fahreddin Paşa Medine’yi tam 2 sene 7 ay boyunca Şerif Hüseyin’in isyancılarından korumuştur. Ömer Fahreddin Paşa Mondros Ateşkes Anlaşması imzalandıktan sonra teslim olmuştur. Şerif Hüseyin’in bedevi isyancıları Ömer Fahreddin Paşa’nın yiğitliğini tebrik edip onun elini sıkmışlardır. Ömer Fahreddin Paşa ve Türk askerleri Filistin Cephesi’nde Osmanlı’nın Yıldırım Orduları’nın İngilizler tarafından çökertilmesi sonucu artık destek geleceğine dair umudunu tamamen yitirerek tamamen Arap ve İngiliz kuşatması altında kalmıştı. Yıldırım Orduları’nın Filistin’de İngilizlerin hava saldırılarına maruz kalıp ağır zayiat vermesi sonucu 10 bin Türk askeri hayatını kaybetmiştir. Yıldırım Orduları’ndan 7. Ordu komutanı Mustafa Kemal Paşa Filistin Cephesi’nde direnirken 8. Ordu çökmüştür, 8. Ordu’nun başında Cevad Paşa vardı. 4 Ordu ise bu cephenin çökmesiyle birlikte ve Şerif Hüseyin’in isyancılarının Ürdün’e girmesi üzerine Ürdün’deki Maan şehrinden çekilmişlerdir. Yıldırım Orduları’nın Humus’ta
Biz Osmanlı'ya Neden İsyan Ettik?Kral Abdullah · Klasik Yayınları · 2006248 okunma
Reklam
《 E S S E L Â M》
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 09:33
Sayfa 127'de; Kelâm vardır ki sihir, Hikmettir bazen şiir... diyen Necip Fazıl Kısakürek, sihrin de hikmetin de belirgin olduğu, iklimi Efendimiz kokan çok güzel bir şiir kitabına imza atmış. Necip Fazıl Kısakürek’in "Esselam" eseri, Peygamber Efendimiz (sav)'in hayatını şiir türüyle anlatan edebi bir eserdir. Edebi kelimesine vurgu yaptım çünkü Siyer-i Nebi'nin şiir formunda anlatımı ve dizelerdeki etkileyiciliği, okuma tadı muhteşemdi. Şahsım adına Efendimiz'in hayatını senede bir kez farklı kaynaklardan okuyup hatırlamayı kendime hedef belirlemiştim. Ama bu kitap tekrar tekrar okunacaklar arasına girdi açıkçası... Eser sadece tarihi bir kronoloji anlatmıyor, az ve öz kelimeyle, akıcı ve anlaşılır bir şekilde sırat-ı müstakîm yolunun sınırlarını resmediyor. Şair bu eseri yazma sebebini, O'na (sav) olan eritici aşkının ve gevşemez bağlılığının vecd destanı olarak terennüm ediyor.63 levhadan oluşan bu eseri yazarken Efendimiz'in mukaddes hayatından ilhamla, bilinçli bir şekilde yazdığını ifade ediyor. Şair bu 63 levhayı yazarken tarihsel vakaları anlatmaktan ziyade, o ruhu resmetmeyi seçiyor. Yani bu kitap okunduğunda, O'nun kıymetli hayatının manevi iklimi ile yüksek bir lezzet kazanmış ve o manevi iksirleri de yudumlamış oluyoruz. Burada yazılan dizeler sadece bir övgü değil, bir müminin olması gereken yaşantısını hatırlatan, tarih ve tasavvufî düşüncenin etkileyici harmanlanmasıyla oluşan bir eserdir. Şairin dizelerdeki hitabeti ve coşkusu, resmettiği bu muhteşem esere çarpıcı renkler katıyor. Şiirleri okurken insanın zihninde bir tablo oluşması, şairin dizeleri bir renk gibi kullanarak ortaya görsel şölen çıkardığını gösteriyor. Dizeler, Hz. Ebubekir'in (r.a.) sıddıkiyetini, Taif'in hüznünü okumaktan ziyade hissettiriyor.
Şiir
EsselamNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20171,120 okunma
Gönülde Mahall
Puan vermedi·344 syf.··
2026 10. kitabı
Tek şey yeterlidir aslında Mescid-i Aksa'ya gönlümüzü bağlamamız için: "Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Harâm'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir." İsra suresi, 1. ayet Talha Uğurluel (Rabbim bu eserinden dolayı kendisini ecirlendirsin) bu eserinde Mescid-i Aksa'yı kadrajına alıyor ve her bir noktasını/binasını/yapısını tarihsel olarak inceliyor ve Müslüman Türklere aktarıyor. Muhabbetimi kuvvetlendirmek için okuduğum bu eseri inşallah bir günde o kutsal toprakları ziyaret ettiğimde her bir yapının önünde tekrar tekrar yavaş yavaş okurum. Bu incelemede mekanlara yer vermeye çalışmak çok anlamlı olmayacağı için Uğurluel sayesinde tekrar hatırladığım bir kaç dip notu aktarmakla yetineyim: *Müslümanlar mahall'lere sahip olma açısından yaklaşmamışlardır; gayeleri en büyük hizmetçi olmaktır. *Mescid-i Aksa her ne kadar bütün semavi dinlerin öğelerine sahip olsa da; küçük istisnalar dışında hep Müslüman'ların yönetiminde olmuştur *Bütün Müslüman devletler her ne kadar ekonomik ya da siyasi zorluk içinde olurlarsa olsunlar kutsal mekanlara hizmetten geri durmamışlardır. Bazı notlar : Taht-ı Süleyman Kutsal alana ilk mabedi inşaa etmeye Davud (as) başlamıştır; oğlu Süleyman (as) da bunu devam ettirmiştir. Hatta bu inşaatta cinlerinde çalıştığı bilinmektedir. +++++++++++++++++++++ Mescid-i Aksa'nın siyasi durumu İngilizler uzun süredir Osmanlı'nın uzak eyaletlerini koparmak amacıyla buradaki yerel yöneticileri kışkırtmaya çalışıyordu. Bu konuda bel bağladıkları isimlerden biri de Mekke Şerifi Hüseyin idi. II. Abdülhamid, Şerif Hüseyin'in bu kaypak duruşunu sezdiği için kendisini uzun yıllar İstanbul'da tuttu. Ancak
Araştırma-İnceleme
Arzın Kapısı Kudüs - Mescid-i AksaTalha Uğurluel · Timaş Yayınları · 20162,128 okunma
8/10
·255 syf.··
2025 79. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2025 16:36
Taif'te ölen pardon öldürülen Mithat Maşa'dır. bu eser Mithat Paşa'nın hayatını daha doğrusu imparatorlukla iç içe geçmiş hayatını anlatmaktadır. 1822-1884 seneleri arasında yaşamış Mithat Paşa. Hayatını değiştiren olgu 1858'de altı aylığına Fransa'ya gerçekleştirdiği seyahat. Burada batının devlet yönetme tarzını, dilini, kültürünü derinden inceleme fırsatı buluyor ve imparatorluğa dönünce kolları sıvıyor. Kısmen liberal bir çizgiye sahip ve valilikleri, sadrazamlıkları, başkanlıkları döneminde de bu çizgisini korumaya çalışıyor. 1870'lerin ortasındaki birkaç padişah değişim sonrası gücü artıyor ama her seferinde inişi ve çıkışı çok hızlı oluyor. sürgünler, görevden alınmalar, görmezden gelinmeler, en tepeye çıkmalar derken sarkaç gibi bir hayat. Hıfzı Topuz; dönemin iktidar ilişkileri bağlamında ve bir iktidar odağı olarak Mithat Paşa'nın hayatını bu romanda vermeye çalışmış. çocukluk ve ilk gençlik kısmını biraz hızlı geçmiş, muhtemelen tarihsel kaydın daha fazla olduğu 1860-1884 aralığını ise oldukça detaylı yansıtmış. Taraflı bir dil kullanmış ki normal özgürlüğe taraf olması ama bu dil bazen okurun eğriyi doğruyu ayırt edememesine neden oluyor. Acaba dönem padişahları Mithat Paşa'yı yardakçıların kışkırtmaları sonucu sindirmek yerine daha iyi değerlendirseydi imparatorluğun hali nasıl olurdu? Ama şu bir gerçek: Abdülhamit'in istibdadını oturtmak için Mithat Paşa'niiın yok edilmesi gerekiyordu ve Taif'te katilleriyle bunu yaptı. Kendisini bazı demokratik sınırlamalarla tahta çıkaran adamdan nefret etmesi için de yeterli nedeni vardı. Hıfzı Topuz
Edebiyat
Taif'te ÖlümHıfzı Topuz · Remzi Kitabevi · 2000448 okunma
Puan vermedi·228 syf.··
Beğendi
·
2022 29. kitabı
Altını kısın,zira suyun dahi sükûnetle kaynamaya ihtiyacı var...Kaynadığında çayınızı "demler",dilerim,içtikçe okur,okudukça "demlenirsiniz"... Ocağımda,seve seve,teslim olup âh etmeden Duruşumu hayra yor -ki,taşmasam da coşmadayım... "Ey Sel! Hâlin nice!" diye,hatırımdan suâl eden!... Vuslat yüklü ayrılıkta,ağır ağır pişmedeyim... Allahım!...Bu kitabı okuyan herkes,Sen'den bir haber alsın,Sen'i tekrar düşünsün,Sana daha çok yaklaşsın...Kudret Sen'indir.Bu kitabı eline alan,okuyan ve okutan kimseler;hiç ummadıkları hayırlar içinde kalsınlar da,Sen'in yolunda,Sen'in uğrunda darmaduman,pesperişan olsunlar.Özellikle ve öncelikle,"Bu ne biçim duadır?" diyen kulların için,kabul eyle Âllah'ım! Âmin... Allaha sığınırım.Kendini herkesten üstte ve ötede gören kişinin yeri,kibir çukuru...İlginçtir,öyle sinsi ki,farkında bile olmadan içine çeker insanı...Bakıyorum,bazen çok hizmetli ve fedâkâr nice insan,daha az hizmet etmekte olan,daha az fedâkârlık edebilmiş bulunan başkalarını yererek,bu çukura düşüveriyor. Oysa ümitsizlik,yüzde yüz düşmenin,inanan bir insana haram olduğu bir çukurdur.Müslüman ümitsizliğe yaklaşır belki,hatta belki çok yaklaşır bazen,ama aslâ içine düşüp kalmaz.Ümitsizlik,kâfirlere hastır... Başını yardığı vakit,Leylâ'dan yüz çeviren Mecnûn'un mecnûnluğu yalandır.Mecnûn o kişidir ki,Leylâ kendisine ikram ettiğinde de,kaş çattığında da,Leylâ der,gezer... "Asl-ı Hayy'ım...Nesl-i Hû'yum...Asl-ı Hâr'ım...Nesl-i Su'yum...Ey Yâr! Hadi! Hiç ayrılmayasıya gözlerine daldır...Ki köşk,ırmak,olmasa ne gamdır...Mâdem sordun,bile bile...Murâdın söyletmekse...İşte,adım:Nesl-i Yâr'dır... Alnımda böylesine etiketten ibaret kalmışken ümmetlik,nasıl olur da,"Yâ Rasûlallâh!Ben,Senin ümmetindenim!Bana da şefaat et..."derim!? Arkamdan er kesilip,gıybet düzen âdemin, Yüzü
İmameyi Yaktı AteşNeslihan Nur Türk · Erkam Yayınları · 201776 okunma
Reklam
Reklam