10/10
·147 syf.··
2026 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:22
Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu ve kapağını kapattığım an "İyi ki bu eserle başlamışım" dedim. Fakir Baykurt’un o duru, su gibi akan, abartıdan uzak ama bir o kadar da güçlü diline hayran kaldım. Anadolu’nun o samimi ama bir taraftan da hüzünlü atmosferini öyle güzel yansıtumış ki, okurken kendimi Mustafa Güzelgöz’ün o heyecan dolu mücadelesinin tam içinde buldum. Kitap, cehaletin çorak bıraktığı topraklara kitaplarla, bilgiyle hayat götürmeye çalışan idealist bir kütüphanecinin hikayesini anlatıyor. Fakat sayfalar ilerledikçe anlıyorsunuz ki bu sadece bir adamın hikayesi değil halkın uyanmasından, kadınların ve çocukların okuyup sorgulamasından korkan zihniyetlerin zamansız bir savaşı. Özellikle kitaptaki, "Halkın karanlıkta kalmasını isteyenler, araç olarak dini her zaman her işe kattılar." cümlesi beni kelimenin tam anlamıyla sarstı. Bu satırları okurken, takvimler değişse de bu coğrafyada bazı gerçeklerin ne kadar aynı yerde saydığını, dünün engelleri ile bugünün o tanıdık gerçeklerinin nasıl birbirine benzediğini derinden hissettim. Yazarın kaleminin gücü de burada saklıymış; onlarca yıl öncesini anlatırken bile bugünün aynasını tutabiliyor elinizde. Her şeye rağmen bilginin ulaştığı her yerde hayatın yeniden yeşereceğine dair o asil umudu içime aşılayan, ilk kitabımdan bana kalan çok derin bir iz oldu. Kalemiyle ilk defa tanıştığım Fakir Baykurt, bendeki yerini çoktan ayırttı bile. Eğer siz de bu coğrafyanın köklerine inmek, o asil ve umut dolu mücadeleyi ruhunuzda hissetmek isterseniz, bu kitaba mutlaka hayatınızda bir yer açın. Herkesin yolunun bir gün bu Eekli Kütüphaneciyle kesişmesini canıgönülden tavsiye ederim.
1000Kitap
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
NUTUK __Bir Milletin Hafızası__ NUTUK
10/10
·688 syf.·
2026 17. kitabı
Nutuk’un son sayfasını kapattığımda odamın sessizliği değişti. Bir kitabı bitirmiş gibi değildim. Zihnim sanki bir kapıyı kapatmış, başka bir kapıyı açmıştı. Masanın üzerindeki kitap olduğu yerde duruyordu ama zihnim çoktan bulunduğum yerden ayrılmıştı. Bir süre sonra ne odam kaldı ne de duvarlar. Zihnimi açtığımda kendimi Ankara’da buldum. Takvimler 1929 yılını gösteriyordu. Sonbaharın sert ayazı sokaklarda dolaşıyordu. Ben, Ravi, Hiç ve Münzevi eski bir konağın üst katındaki küçük bir okuma odasında oturuyorduk. Bu konak, eski bir karargah binasından dönüştürülmüş bir yapının içindeydi. Duvarlarda haritalar hala duruyor. Fakat artık masanın üzerinde silah değil kitaplar var. Ortadaki ahşap masanın üzerinde Nutuk duruyor. Gaz lambasının sarı ışığı kitabın kapağına vuruyordu. Kömür sobasının içinden gelen çıtırtılar sessizliği bölüyor, sonra yeniden kayboluyordu. Bir süre kitabın ilk sayfalarından konuştuk. Ancak kısa süre sonra fark ettik ki Nutuk’u yalnızca olayları öğrenmek için okumak mümkün değildi. Bu kitapta anlatılanlar yalnızca tarihten ibaret değildi.
NutukMustafa Kemal Atatürk · Parola Yayınları · 201434,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 22:20
Bugün takvimler 19 Mayıs’ı gösterirken, sayfalarda bu özel güne yakışan, tarih kokan muazzam bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? Bu eser, sadece bir tarih kitabı değil; adeta o dönemin ruhunu, fedakarlıklarını ve umudunu gözlerimizin önüne seriyor. @naimbaburoglu kaleminden ,Murat Sevinç’in büyüleyici çizimleriyle hayat bulan “Kurtuluşa Giden Yol”. -Kitap, adından da anlaşılacağı gibi, küllerinden doğmaya hazırlanan bir milletin ilk ve en büyük adımlarını konu alıyor. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının, İstanbul’un işgal altındaki o karanlık günlerinden sıyrılıp, Bandırma Vapuru ile Samsun’a doğru yola çıkış sürecini ve milli mücadelenin fitilini nasıl ateşlediklerini anlatıyor. Ama buradaki en güzel detay,eserin çizimlerle desteklenmiş olması.Okurken sadece kelimeleri takip etmiyorsunuz; o dalgalı Karadeniz’i, vapurun güvertesindeki o kararlı bakışları ve yüreklerdeki o büyük memleket sevdasını bizzat hissediyorsunuz. @naimbaburoglu ‘nun akıcı, sürükleyici ve her bir satırında vatan sevgisini hissettiren üslubuyla birleşince, ortaya elden bırakılamayacak bir başucu eseri çıkmış. Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı. Tam da bu anlamlı günde, özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın ilk adımlarının hangi zorluklarla, nasıl bir vizyonla atıldığını hatırlamak (ve hatırlatmak) benim için çok kıymetliydi. Eğer tarihe ilginiz varsa, milli mücadele ruhunu içinizde yeniden hissetmek istiyorsanız ya da kitaplığınızda hem görsel hem de içerik olarak çok özel, arşivlik bir parça bulunsun istiyorsanız bu kitaba mutlaka şans verin derim. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu yolu bizim için açan tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve özlemle anıyorum. •
Kurtuluşa Giden YolNaim Babüroğlu · İnkılap Kitabevi · 012 okunma
10/10
·215 syf.··
2026 11. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 22:45
Büyük usta Hüseyin Nihal Atsız’ın derlediği bu eser Osmanlı müneccimleri tarafından padişahlara sunulan yıllık takvimlerin bir araya getirildiği önemli bir eserdir. Takvimler iki ana bölümden oluşur: - Astrolojik fal, yıldız etkileri ve kehanetler - Âdem’den itibaren kronolojik tarih kayıtları (evrensel tarih tarzı) olsa da bana tarihler pek inandırıcı gelmedi. Bu takvimlere göre insanlık tarihi çok genç. Atsız, Hicrî 824, 835, 843 ve 858 gibi yıllara ait takvimleri transkribe ederek yayımlamıştır. Bu eser, erken Osmanlı tarih yazıcılığının öncü kaynaklarından biri olup, kronoloji ve dönem tarih anlayışını göstermesi bakımından değerlidir. Takvimlerin birbirleri ile karşılaştırma tablosu ve yapılan tarih yanlışlıklarınında doğrusu verilmekte. Sıradan okuyucuya fazla bilgi gelebilir. Kitap akademik nitelikte olup, özellikle Osmanlı tarihi araştırmacıları için faydalıdır.
Osmanlı Tarihine Ait TakvimlerAnonim · Ötüken Neşriyat · 201937 okunma
GÜVENİLİR BİR KALEMİN GÖZÜNDEN ATATÜRK VE BİZE KATTIKLARI
8/10
·480 syf.··
2026 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 11:35
Takvimler 19 Mayısı gösterirken yakışır bir kitap okuması oldu bu hafta. İlber Ortaylı kaleminden Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabı, kronik kitaptan 480 sayfalık, kaynakçalara her bölümde yer verilerek oluşturulmuş , araştırma inceleme türüne de dikkat edilerek kaleme alınmış İlber hocanın ilk tarihi biyografi romanı... 15 Mayıs'ta Yunanlıların, İngiltere desteğiyle İzmir'e çıkışı üzerine, Dokuzuncu Ordu Müfettişi Mustafa Kemal de Bandırma Vapuru'yla iki gün içinde Samsun'a hareket etti. 19 Mayıs Pazartesi günü sabah saatlerinde Samsun'a geldi. Sandallarla Reji İskelesi'ne çıktılar. Resmi görevli olması sebebiyle bir heyet tarafından karşılandı. Samsun, kurtuluş mücadelesinin fitilinin ateşlendiği şehir oldu. Nitekim seneler sonra o günü anlatırken, "Ben Samsun'u ve Samsun halkını gördüğüm zaman memlekete ve millete ait bütün tasavvurlarımın, kararlarımın yerine getirilebilir olduğuna bir defa daha kuvvetle inanmıştım. Samsunluların hal ve durumlarında gördüğüm, gözlerinden okuduğum vatanseverlik, fedakârlık, ümit ve tasavvurlarımı müspet bir inanca götürmeye yeterli olmuştu" diyecektir. “Tarihin akışını değiştiren, ona mührünü vuran veya büyük tehlikelere mâni olan liderlere her memlekette rastlamak mümkün değildir. Atatürk dünya tarihinin nadiren gördüğü bir dehadır. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, hiçbir mağlup milletin direniş göstermediği zamanda siviller ve askerlerle dünyaya meydan okumuştur.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk nasıl ele alınabilir? İlber ortaylı kaleminden kıymetli bir tarihçi kaleminden desek daha doğru olur bu soruya cevaplar bulacağız satır aralarında. Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabı, 1. bölümde 1880'liler kuşağı, Balkan coğrafyasının durumu ve Mustafa Kemal'in doğum tarihi soyağacı en son aile kökeni ile başlıyoruz kitaba. 2. bölümde Atatürk’ün askeri eğitimi ve
Gazi Mustafa Kemal Atatürkİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 201813,5bin okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2026 27. kitabı
Zaman her şeyi eskitir derler ama insanın değişmeyen yanlarıyla yüzleşmek, insana zamanın aslında hiç geçmediğini hissettiriyor. Gülistan bende tam olarak bu hissi bıraktı. Bazı kitaplar vardır, okurken sadece anlatılanlara değil, "Neden hâlâ unutulmadı?" sorusuna takılıp kalırsın. Kitap boyunca kendime şunu sordum: Çok uzun zaman önce yaşamış bir insan, bugünün insanını nasıl bu kadar iyi tanıyabilir? Hırsımız, kibrimiz, olduğumuzdan farklı görünme çabamız veya o bitmek bilmeyen kırgınlıklarımız... Takvimler değişmiş ama insanın iç dünyası hep aynı kalmış gibi. ​İnsan bazen okuduğu bir cümleden rahatsız olur; çünkü tam o sakladığı yere dokunur. Gülistan’ı okurken bunu sıkça hissediyorsun. Sayfalarda sürekli kibirle, çıkarla ve gösterişle karşılaşıyorsun. Ama Sa‘dî bunları anlatırken kimseyi incitmiyor. Sanki karşısına oturmuşsun da sana sakin sakin hayata dair bildiklerini anlatıyor gibi. Belki de bu yüzden, o sade ve derinden gelen üslubu insanı çok daha fazla etkiliyor. ​Aslında kitaptaki olaylarla bugün yaşadıklarımız arasında düşündüğümüz kadar büyük bir uçurum yok. İnsan ilişkileri, beklentiler, samimiyetini kaybeden paylaşımlar… Bazı bölümlerde ister istemez çevrendeki örnekleri düşünüyorsun; hatta bazen doğrudan kendini. ​Kitapta beni en çok etkileyen şey, kimsenin kusursuz gösterilmemesi oldu. Bir yerde çok güçlü birinin yaptığı bir hata, brassica yerde ise çok mütevazı görünen birinin içindeki o küçük gurur karşımıza çıkabiliyor. İnsanların sadece tek bir yönüyle değil, hatalarıyla ve sevaplarıyla anlatılması kitabı çok gerçek kılmış. Bu yüzden okurken yabancı bir metin değil de, hayatın içinden bir parça okuyor gibi hissediyorsun. ​Sadi-i Şirazi’nin dili de bir o kadar etkileyici. Uzun uzadıya anlatmıyor; bazen kısacık bir hikâyeyle seni öyle bir durduruyor
1000Kitap
GülistanŞeyh Sadi Şirazi · Antik Kitap · 20166,7bin okunma