Narsist pazarı…
8/10
·72 syf.··
2026 591. kitabı
Narsisizm Üzerine, Sigmund Freud’un insanın kendine yönelttiği sevgi ve ilgiyi anlamaya çalıştığı önemli metinlerden biridir. Freud, narsisizmi yalnızca kibir ya da kendini beğenmişlik olarak ele almaz; insan ruhsallığının gelişiminde yer alan temel bir süreç olarak inceler. Ona göre belirli ölçüde narsisizm, her insanda bulunan doğal bir durumdur. Sorun, bu yapının kişinin ilişkilerini ve gerçeklikle bağını bozacak düzeye ulaşmasıyla ortaya çıkar. Kitap kısa olmasına rağmen yoğun bir içerik sunuyor. Freud’un kullandığı dil yer yer akademik ve ağır gelebilir. Ancak psikanalizin temel kavramlarının nasıl şekillendiğini görmek isteyenler için değerli bir kaynak. Özellikle günümüzde sıkça kullanılan “narsist” kavramının aslında ne kadar karmaşık bir psikolojik yapıyı ifade ettiğini göstermesi bakımından dikkat çekici. Kitabı okurken aklıma sürekli günümüz geldi. Çünkü artık “narsist” kelimesi neredeyse günlük hayatta bir hakaret ya da susturma aracına dönüşmüş durumda. Bir insan hayır dediğinde, sınır koyduğunda, kendi değerinin farkında olduğunda veya herkesi memnun etmeye çalışmadığında hemen “narsist” etiketi yapıştırılabiliyor. Oysa bunların hiçbiri tek başına narsisizm göstergesi değildir. Sağlıklı benlik saygısı ile patolojik narsisizm aynı şey değildir. Daha da ilginç olan, bazı gençlerin narsist olmayı güçlü, karizmatik ya da havalı bir özellik gibi sunmalarıdır. Empati eksikliğini, sorumsuz davranışları, bencilliği veya insanları kırmayı “Ben narsistim, yapacak bir şey yok” diyerek meşrulaştırmaya çalıştıklarını görmek mümkün. Halbuki narsisizm bir övünç kaynağı değil, psikolojik bir kavramdır. Kişilik özellikleri sosyal medya etiketlerine indirgenecek kadar basit değildir. Bu nedenle bir başka önemli noktayı da hatırlatmak gerekiyor: Bir kişiye “narsist”
Narsisizm ÜzerineSigmund Freud · Olimpos Yayınları · 20201,732 okunma
8/10
·440 syf.··
2026 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:50
Daha dün bitirdiğim yine akıcı bir Ayfer Tunç romanı. Kitapta büyük bir gizem ya da yapay bir merak yok; her şey en başından belli bir akışla ilerliyor. Buna rağmen dili o kadar sade ve akıcı ki, insanı hiç yormadan su gibi okunuyor. Asıl çekim noktası olaylar değil, karakterlerin derinliği ve hikâyenin taşıdığı duygusal yük. Romanda Şehnaz, annesi Ayhan Hanım ve anneanne Hatice üzerinden bir ailenin kadınlar ekseninde taşınan travmalarına tanık oluyoruz. Merkezde ise Şehnaz’ın hayatını 30 yıl boyunca etkileyen Bay E. var. Şehnaz, üniversiteden hocası olan Bay E.’ye âşık oluyor ve bu ilişki yıllar içinde sağlıksız bir bağımlılığa dönüşüyor. Kendisi de bunu açıkça kabul ediyor.Eğitimli entelektüel bir metres olduğunu. Bay E. ise aristokrat kökenli, dışarıdan saygın ve güçlü görünen ama ilişkilerinde oldukça yıkıcı etkiler bırakan bir karakter. Kitapta kendisine herhangi bir psikolojik tanı konulmuyor ancak tavırları, kendini beğenmişliği ve çevresindeki insanları manipüle etme biçimi güçlü narsistik özellikler hissettiriyor. Bir diğer önemli karakter olan Eyşan ise Bay E.’nin eşi. Kendisi de güçlü ve aristokrat bir aileden geliyor; her şeyi bilmesine rağmen evliliğini sürdürmesi, roman boyunca en çok düşündüren noktalardan biri oldu.Aile geçmişine baktığımızda ise kuşaktan kuşağa aktarılan sırlar, terk edilme duygusu ve travmalar ortaya çıkıyor.Dışarıdan ne kadar güçlü görünseler de, bu ailedeki kadınların ortak noktası geçmişlerinden taşıdıkları derin yaralar. Akıcı diliyle de uzun süre akılda kalıyor.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·336 syf.··
2026 40. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 20:46
Klinik psikiyatri dünyasından gerçek vakalara dayanan anlatılarıyla dikkat çeken bir eser. Gary Small kitabında, psikiyatri pratiğinde karşılaşılan sıra dışı hasta hikâyelerini hem tıbbi hem de insani yönleriyle ele alıyor. Kitabın en güçlü yanı, akademik psikiyatri bilgisini günlük yaşamdan örneklerle somutlaştırması. Okur, yalnızca tanı ve tedavi süreçlerini değil, aynı zamanda zihinsel bozuklukların insan hayatına nasıl dokunduğunu da görme fırsatı buluyor. Vaka anlatımları çoğu zaman merak uyandırıcı ve yer yer çarpıcı; bu da kitabı akıcı kılıyor. B7/10 puanını açıklayan bazı sınırlılıklar da var. Bazı vakalar yüzeysel ele alınmış hissi veriyor ve klinik derinlik zaman zaman daha çok “hikâye anlatımı” düzeyinde kalıyor. Ayrıca, bilimsel arka planın daha sistematik açıklanması bekleyen okurlar için metin yer yer basitleştirilmiş olabilir. Genel olarak psikiyatriye ilgi duyan okurlar için hem öğretici hem de merak uyandırıcı bir giriş niteliğinde. Ancak daha derin akademik analiz bekleyenler için sınırlı bir tatmin sunuyor.
Psikoloji
Bir Psikiyatristin Gizli DefteriGary Small · Doğan Kitap · 202136,6bin okunma
Ruhun mekanikleşmesine, her şeye bir tanı konulması.
Puan vermedi·78 syf.··
2026 1096. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 07:31
Kemal Sayar’ın "Antipsikiyatri" perspektifli yazılarını ve bu felsefe üzerine kurduğu argümanları okuyup bitirdiğimde, uzun süredir içimde taşıdığım ama adını koyamadığım o huzursuzluğun bir aynaya yansıdığını hissettim. Kitap benim için sadece bir tıp eleştirisi değil, modern dünyanın ruhumuzu nasıl birer "arıza koduna" dönüştürdüğünün itirafnamesi gibiydi. ​Özellikle kitabın 150. sayfasından sonra yazar, vitesi iyice artırıyor ve doğrudan modern yaşamın kalbine dokunuyor. Bir okuyucu olarak beni en çok sarsan şey, "acı çekmenin bir hastalık değil, insanın hâlâ canlı olduğunun kanıtı" olduğu fikriydi. Bugün en ufak bir kederde hemen bir ilaca sarılmamızı, yas tutmayı bile bir "disfonksiyon" (işlev bozukluğu) olarak görmemizi ne kadar güzel deşifre etmiş. Sayar’ı okurken, psikiyatri kliniklerinin bazen acıyı şifalandıran yerler olmaktan çıkıp, bizi çarkları döndüren uysal robotlar haline getiren birer "hizalama merkezine" dönüştüğünü fark ediyorsunuz. ​Kitap boyunca yazarın o şefkatli ama bir o kadar da dik duran sesini duyabiliyorsunuz. Klasik antipsikiyatrinin o hırçın, her şeyi yıkan üslubundan farklı olarak Kemal Sayar, insanı insan yapan bağları anlam arayışını, yalnızlığı, inancı ve biricik hikayelerimizi savnyr. Bize reçetelenen hapların ruhun derinindeki o varoluşsal boşluğu asla dolduramayacağını, şifanın kimyada değil, insani yakınlıkta olduğunu hatırlatıyor. ​Son sayfyı kapattığımda anladım ki; "hasta" veya "normal dışı" ilan edilip toplumun dışına itilen o hassas ruhlar, aslında bu dünyanın çürümüşlüğünü ilk hisseden ve buna bünyesi isyan eden erken uyarım sistemleriymiş. Ruhun mekanikleşmesine, her şeye bir tanı konulmasına karşı ses çıkaran, insanı reçetelerden çok daha byük gören herkesin kesinlikle altını çizerk okuması gereken bir başucu eseri.
AntipsikiyatriM. Kemal Sayar · Mavi Yayıncılık · 199729 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Prof. Dr. Oğuz Tan’ın Takıntılar kitabını pek çok kişinin okuması gerektiğini düşünüyorum. Kitabın en değerli yanı, psikiyatrik rahatsızlıkların kökeninde beynin kimyevi yapısının ve nörobiyolojik süreçlerin yattığını çok açık bir dille anlatması. Bu, toplumda büyük ölçüde yok sayılan bir gerçek Bugün depresyonu ruh hali, DEHB’yi -ayrıcalık- zanneden çok insan var. Tanı almış kişiye “bende de aynısı var” diyebilmek, bu rahatsızlıkların ne anlama geldiğini bilmemekten kaynaklanıyor. Asıl mesele şu: bu bilgisizliğin faturasını, zaten ciddi bir hastalıkla mücadele eden insanlar ödüyor. Onlar için hayat zaten yeterince ağır bir sınavken, çevreden gelen “spor yap, kitap oku, müzik dinle iyi olursun” gibi yorumlar, bu sınava bir yük daha ekliyor. Bu tür söylemler, menisküsü tamamen yırtılmış birine maraton koşmasını önermekten farksız. Bu ve bunun gibi kitaplar okunursa, yargılayıcı ve bilgisiz yorumlar azalır diye umut ediyorum.
TakıntılarOğuz Tan · Timaş Yayınları · 2025314 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 73. kitabı
Dedemin bakkalı kitabını okuduktan sonra bu kitabı okumak hikayenin devamını görebilmek için güzel bir şey. Şermin Yaşar’ın bu kitabı etkileşimli bir kitap. Çocukları birçok konuda yazmaya teşvik ediyor, birçok çalışma da var. Tadına doyamayacağınız bir kitap. Özellikle Atanı iyi tanı bölümünde gülmekten okumakta çok zorlandım.
Dedemin Bakkalı: ÇırakŞermin Yaşar · Taze Kitap · 20174,137 okunma