“ Yüzündeyse Dünya bundan sonra daha iyi bir yer olacak der gibi tanıdık bir gülümseme vardı”
Sayfa 149·Kitabı okudu
Güç, İnsan ve Değişmeyen Gerçekler
Puan vermedi·152 syf.·
2026 4. kitabı
Hayvan Çiftliği beni en çok, yazıldığı dönemin çok ötesine geçebilmesiyle etkiledi. Kitabı okurken sürekli ‘Bu hala aynı yaşanıyor’ diye düşündüm. Orwell insanların gücü ele geçirdiğinde nasıl değişebildiğini, çıkarların zamanla nasıl her şeyin önüne geçebildiğini çok gerçekçi anlatmış. En şaşırtıcı olan ise bunları yıllar önce yazmış olmasına rağmen bugün bile bu kadar tanıdık gelmesi. Sanki insanlar hiç değişmemiş; Orwell de bunu o yıllarda görüp anlamış. Kitabı okurken, insan doğasını ve toplumları ne kadar iyi gözlemlediğine hayran kaldım. Kitap bittiğinde sadece güzel bir hikâye okumuş gibi hissetmedim; insanları, toplumu ve bazı olayları farklı gözle değerlendirmeye başladım.
İnceleme
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024295,8bin okunma
Yazarlarla Dedikodu 7- Jack London
Selam! En sevdiğiniz serime
sisi
sisi
'nin ricası ile
Jack London
Jack London
ile devam ediyoruz. Ancak bundan sonra seriyi isteklere kapatmak istiyorum izninizle.. Jack London önce macerayı yaşayıp sonra
Edebiyat
8/10
·24 syf.··
2026 158. kitabı
Keloğlan ve Tıktık Canavarı #okudumbitti Keloğlan’ı masal dünyasından alıp bugünün çocuklarının tam kalbine bırakan bir hikâye okuduk.
Keloğlan ve Tıktık CanavarıMurat Kodaman · Mahlas Çocuk Yayınları · 20264 okunma
Vakit gece. Yarı karanlık bir yoldan kuzenimle yürüyoruz ama nasıl yağmur yağıyor. Hani bardağı bırak sürahiyle birlikte boşanıyor gökyüzünden yağmur. Karşımızdan sol tarafımızdan biri geliyor. Eskiden bozma gri bi takım elbise ve fötr şapkası var başında. Ağzında sigarasıyla bir türkü tutturuyor. Sesi çok tanıdık. Dönüp bakıyorum Aşık Veysel. Kuzenimi bölüp dur bak diyor gösteriyorum. Yürümeye devam ediyoruz. Yol açılıyor. Önümüzde papaz giysisiyle İsmail abi var. Yanında da cemaatçi bir tip. Beraber yürüyorlar sohbet ede ede. Ayrılacakları vakit arkasını dönüyor İsmail abi. Adamın elindeki siyah poşetten biraları çıkarırken beni görüyor, tanımıyor. Akrabam gibi tanıdık geliyor bana oysaki. El sallıyorum kafasıyla karşılık veriyor selamıma. O mezarlığa içmeye giderken biz devam ediyoruz yürümeye ve binanın kapısına geliyoruz. Kapıyı tam kapatamamış olacağım ki merdivenleri çıkarken kapı sesini duyuyorum, kalabalıklar. Adamlarıyla Escobar'ın bizim binada ne işi var. Maalesef uyandım.