Öncelikle merhaba sevgili okur ! Bu incelememi okumaya niyet ettiysen, küçük bir ricam var.
Yüreğini yanına al ,aklınıda katıver yanına. Sadece gözlerinle "miş " gibi yapacaksan burada vakit kaybetme.
Anlaştık mı ?
Harikasın :) hadi başlayalım o halde...
Kitabımız bir imkansız aşkın imkansızlığının sebepleri üzerine kurulmuş bir temada.
Başladığınızda ilk birkaç sayfa yaz dizisi tadında. Ana karakter Ercana kızıyor, masum kıza sanki kendinizden bir parça gibi sahip çıkıyorsunuz :)
Genel olarak durum bu..
Ama ben başından beri Ercana hiç kızamadım, onu anladım.
Zaten bütün olayda onu anlamaktan geçiyordu.
Asıl düğüm orasıydı..
Öyle hayatlar var ki, kırmayayım derken kendiniz paramparça oluyorsunuz...
Öyle hayatlar var ki, gereğinden fazla evet dediğinizde kendinize kalan kocaman bir HAYIR oluyor.
Öyle hayatlar var ki,bedenen size ait,kimlikte bir şahıssınız ama ruhunuz başkalarının elinde köle.
Öyle hayatlar var ki ,adam olacağım ,doğru ,dürüst olacağım derken, adam olmanın kıyısından geçemeyene meze olan..
Öyle hayatlar var ki, sevmeyi sahip olmak zannederek bencillikle harmanlanmış