İkisi birden;
Öyleyse biz, ikimizi kapsayan ve ikimizden oluşan bir bütünün zorunlu parçaları olarak ayrılmaz şekilde bağlıyız birbirimize. Ancak bir yanlış anlama ikimizi düşmancasına karşı karşıya getirebilir ve buradan hareketle de taraflardan birinin varlığının diğerininki ile çatıştığı sonucuna götürür; ki taraflar birlikte durmakta ve düşmektedirler.
1000Kitap
Mutluluğun bedeli
Eğer bir evlilikte taraflar birbirlerinin kusurlarını önceden bilmezlerse, sonradan öğrenecekleri şeyler mutluluklarını tamamen gölgeleyebilir.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yükün Ağır İse Bırak ve Hafifle
§ Yaşam bize zamanı gelen her ağır yükü hafiflemek için bırakmamızı yeğler. Varlık bilinç seviyesi çoğunluğun karanlığı üreten yükleri bırakmak yerine destek vererek genel yarar dengesini kollamadan şahsi çıkara satılarak kötülük üreteni sahiplenmeyi tercih etmeye yönelik mecburiyetlerin dayatmaları sonucu zehri çoğalan yaşam zulmünü ivmeli bir şekilde artırır. Bu duruma karşı çıkan her ahlak geç anlaşılır ise hasar tüm taraflar için büyür. §
Hayata Dair
Bazan kendimi bir müddet için unuttuğum, bir insanda kendime yakın taraflar bulduğum oluyordu. Fakat kafama, çıkmaz bir şekilde yerleşmiş olan o korkunç hüküm, derhal kendini gösteriyor; "Unutma, unutma, unutma ki, o sana daha yakındı... Buna rağmen böyle yaptı..." diye beni hakikate davet ediyordu.
Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Bir müddet, kısa bir müddet, o kadın beni her zamanki âciz, miskin halimden kurtarmış, bana erkek, daha doğrusu insan olduğumu, benim de içimde, yaşamaya müstait(yetenekli) taraflar bulunduğunu, dünyanın zannedildiği kadar manasız olmayabileceğini öğretmişti.Fakat ben, onunla aramdaki rabıtayı kaybeder etmez, onun tesirinden kurtulur kurtulmaz, tekrar eski halime dönmüştüm.
Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Gerçi insanın güzel olana hep bir acımasızlığı vardı zaten. Bir ormana dışarıdan bakıldığında birbirlerinden bağımsız, gelişigüzel dağılmış çeşitli ağaçlar görülse de aslında çok daha fazlası vardı. Hem toprak üstünde hem de toprak altında ağaçlar arasında muazzam bir iletişim söz konusuydu. Birbirleriyle sürekli haberleşiyor, birbirlerine yardım ediyor hatta bazen savaşıyolardı. Yani orman denilen alan aslında devasa bir iletişim ağıydı ve ağaçlar arasında internet gibi bir iletişim bulunmaktaydı. Tesla bununla ilgili okuduğu makaleyi hala hatırlıyordu çünkü çevrebilimci Suzanne Simard'ın bu konuda ilginç tespitleri vardı. Ağaçların toprak altında yayılmış mantar ağı ile birbirlerine ihtiyaçlarını bildirip, iletişim kurduklarını göstermişti. Ağaçların çoğu, yeraltında yaşayan mantarlarla simbiyotik ilişki içerisindeydi. Simbiyotik ilişkide, tüm taraflar bir şekilde bu ilişkiden fayda görüyordu. Mantarlar yeraltına gönderdiği miselyum ve liflerle topraktan fosfor, nitrojen gibi maddeleri ağaca taşıyor ağda bu maddeleri kendisi için kullanıyordu. Ağaçların fotosentez sonucu ürettiği birtakım ürünler de mantarlar açısından oldukça işe yarıyordu. Bu karşılıklı ilişki uzun zamandır biliniyor olsa da Suzanne Smard, ağaçların bu mantarlar aracılığıyla kurmuş olduğu muazzam iletişimi ortaya çıkarmıştı. Ağaçlar bu mantar ağı sayesinde kaynaklarını paylaşabiliyordu. Mesela ağdaki yaşlı ana ağaçlar bu sistem yoluyla küçük fidanlara bir miktar destek gönderip hayatta kalma şanslarını artırıyorlardı. Hasta ya da ölmek üzere olan ağaçlar yine aynı sistem aracılığıyla kaynaklarını daha sağlıklı komşularına aktarabiliyorlardı. Bu mantar ağı diğer bitkilerce de kullanılabiliniyordu. Yani bitki saldırıya uğradığında çeşitli kimyasal maddeler salgılayarak komşularına haber
Sayfa 63