Deprem
8/10
·128 syf.··
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 19:41
Sarıyaz adlı öykü kitabını okuduğumda zihnimde ilk beliren duygu, böylesine güçlü bir öykü yazarını geç keşfetmiş olmanın yarattığı içsel bir hayıflanma oldu. Kitap ilk bakışta bir öykü derlemesi gibi görünse de, dikkatli bir okur bu kitabın yalnızca sekiz ayrı hikâyeden oluşan bir toplam olmadığını hemen fark eder. Eser; ortak bir atmosfer, zaman duygusu, coğrafya ve daha da önemlisi ortak bir titreşim etrafında kurulmuş, neredeyse roman bütünlüğüne yaklaşan bir anlatı evreni sunar. Bu yönüyle Sarıyaz kitabı, depremi bir olay olarak değil, bir varoluş hâli olarak ele alan son derece bilinçli ve incelikli bir yapı kurar. Ülkemizin deprem gerçeği düşünüldüğünde, kitap aynı zamanda toplumsal hafızamıza ve gerçekliğimize ayna tutan özel bir eser hâline de gelir. Kitabın adı da olan ve merkezine kitabın yerleşen “sarıyaz” kavramı, yalnızca meteorolojik ve mevsimsel bir geçişi ifade etmez; aksine sıcak ama acı bir ton taşımak için bilinçli kullanılmıştır. Okura bir yandan tanıdıklık, yakınlık ve yer yer şefkat sunarken, diğer yandan derin bir keder bırakır. Bu tatlı-acı atmosfer, dünyanın renginin değiştiği, tanıdık olanın yabancılaştığı ve gündelik hayatın üzerine ince ama boğucu bir tül gibi çöken tekinsizliğin eşiğini de temsil eder. Eserde deprem, yalnızca yer kabuğunu değil; insan ilişkilerini, aile bağlarını, bastırılmış duyguları, suçlulukları ve özlemleri de yerinden oynatır. Toprağın sarsılmasıyla birlikte insanların da hayatlarının yer değiştirmesi, kitabın temelinde yer alan metaforu güçlendirir. Bu anlamda “sarıyaz”, doğa olaylarının toplumsal ve ruhsal kırılmalarla iç içe geçtiği güçlü bir simgeye dönüşür. Deprem burada fiziksel bir yıkımdan çok, insanın iç dünyasındaki çatlakların görünür hâle gelmesimi simgeler. Öyküler ilk etapta birbirinden bağımsız
Edebiyat
SarıyazMahir Ünsal Eriş · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 00:03
Altı harfli bir tatlı neyi çağrıştırıyor sizde? Adının aksine içinde acılar barındıran ve bunu iliklerimize kadar hissettiğimiz kimsesizliği çaresizliği okumak yetmediği gibi çoğumuz payımızı alıyoruz. Kim bilir kaç altı harfli bir tatlı vardı aramızda. İki kadının birbirine hikayesini anlatması aslında bir kimlik arayışıdır. Yalnızlığa mahkum edilmiş insanlar Hayata 1-0 geç başlıyor Hatta bazıları başlayamıyor bile. Kitaptaki karakterleri okudukça birkaç karakter daha geçti gözümün önünden. Anna Karenina (Tolstoy) Sebep: Anna da toplum ve aile baskısı altında sıkışmış, yalnızlık ve yalnız başına kalma duygusuyla mücadele eden bir kadın. Selime Teyze gibi, kendi iç dünyasında yoğun bir yalnızlık ve sorgulama yaşıyor. Raskolnikov (Dostoyevski, Suç ve Ceza) Sebep: Bir erkek karakter olmasına rağmen, Selime Teyze’nin yalnızlığı ve hayata geç başlama temasıyla paralellik gösteriyor. İkisi de kendi hayatlarının kontrolü dışında, içsel sancılarla ve vicdan sorgulamalarıyla mücadele ediyor. Virginia Woolf’un Mrs. Dalloway’i Sebep: Mrs. Dalloway, çevresindeki hayatla ve geçmişle yüzleşirken içsel yalnızlık ve iç hesaplaşma temasıyla öne çıkıyor. Selime Teyze’nin sessiz köy hayatındaki yansımalarıyla benzer. Selime Teyze ve Meltem gibi karakterler, yalnızlığa mahkûm edilmiş insanlar olarak karşımıza çıkıyor. Hayatlarının büyük kısmı sessizlik, ihmal ve görünmezlik içinde geçiyor; çoğu zaman “1-0 geriden” başlıyorlar hayata. Bazıları ise o başlangıç çizgisini hiç göremiyor, hiçbir zaman tam olarak katılamıyor. İnsan sanıyor ki kıyamet bir kerede kopacak. Belki herkesin kıyameti ayrı ayrı kopuyordur. Sf119 Ama kitapta ilginç olan, küçük tesadüfler ve beklenmedik karşılaşmaların bile hayatı yeniden başlatma gücü. Selime Teyze’nin köye çekilmesi, Meltem’le tanışması gibi…
1000Kitap
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·248 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 18:48
Tam da Günümüzü anlatan bir kitap. Manevi değerlerimizin yerini maddiyat, sevgi ve saygının yerini nefret ve bencilliğin aldığını yazar bu kitapta okuyuculara aktarıyor. Eşini kaybetmiş 4 çocuklu Selime teyze ile annesi küçükken kaçmış, babası tarafından da yanında istenmemiş, babaannesi ve dedesinin yanında yetişmiş Meltem'in hikayesi. Çocukları tarafından babaları ölünce ilgi görmeyen Selime teyze tesadüfler sonucu karşılaştığı ve kimseye anlatamadığı yaşadıklarını Melteme, Meltemin de çocukluğundan beri görmediği sevgiyi ilgiyi iç dökümü olarak ilk defa birbirlerine anlatmaları akabinde içlerinde aydınlanma yaşamaları. Bazen insanlar içindeki korkularla yüzleşmek için harekete geçmesi belki de hayatlarında yeni başlangıçların olmasına katkı olabilir. Soldan sağa altı harfli bir tatlı Meltem.
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
Spoiler!
10/10
·238 syf.··
2026 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 00:22
Puslu Kıtalar Atlası, uzun zamandır birçok mecrada esenlikler ve güzelliklerle övüldüğünü gördüğüm; ancak okumaya yeni fırsat bulabildiğim, içeriği ve üslubu açısından oldukça nadide bir eser. Öncelikle, İhsan Oktay Anar’ın klasikleşmiş bu eserini geciktirdiğim için hayıflansam da, benim için özel ve unutulmaz bir metinle karşılaştığım için bir o kadar minnettarım. Tarih Obası’nı takip edenler, Ceren Hoca’nın bu kitabı ne büyük bir şevkle anlattığını ve Puslu Kıtalar Atlası’nı okuduktan sonra okur olarak dönüştürücü bir etki yaşayacağımızı söylediğini hatırlayacaktır. Şimdi, ne kadar haklı olduğunu çok daha iyi anlıyorum:) Eserle ilgili spesifik bir tür belirtmek güç olmakla birlikte, tarihsel-fantastik bir zeminde konumlandırmak mümkün. Roman, 17. yüzyıl İstanbul’unda, özellikle Galata’nın o güzel sokaklarının tasvirleri arasından ilerliyor. Uzun İhsan Efendi ve akabinde oğlu Bünyamin’in merkezde olduğu bir çizgide başlamış olsa da, anlatıyı yalnızca bununla sınırlamak doğru olmaz. Hikâye boyunca Ebrehe, Zülfiyar, Vardapet, Kubelik, Arap İhsan Efendi, Alibaz, Müşteri ve birçok karakterin yaşam serüvenlerini okudukça hayrete düşmemek elde değil. Özellikle karakterlerin başlangıç noktalarından ulaştıkları eşiklere kadar uzanan serüvenleri; farklı zamanlarda aynı mekânlarda bulunmaları; tatlı ve acı tesadüfler; birbirine görünmez bağlarla tutunan kırmızı iplikler… Tüm bunlar, insanın içindeki merakı diri tutan güçlü ve çok katmanlı bir kurgu oluşturuyor. Bu bağlamda atlas metaforu da yalnızca coğrafi bir haritaya işaret etmez; bilginin sınırlarını belirleme ve hakikati tanımlama iddiasının sembolik bir temsili gibi durur. Anlatının puslu oluşu ise, belki de insan zihninin kesinlikten çok yorumla var olduğunu hatırlatır. Anar’ın dili her ne kadar ilk etapta ağır
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,9bin okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2026 16. kitabı
Yer yer Melisa Kesmez, Çiçeklenmeler’i anımsatan acı tatlı bir yas kitabıydı. Bilge, huysuz yaşlıları seviyorum okumak da çok iyi hissettirdi. Kadın karakter de çok gerçekçi geldi bana. Kayıplar ve suçlamalar, okuru yıpratmadan çok nahif işlenmiş. Tesadüfler de yerindeydi bence, ortak yaraları olan insanların karşılaşması güzel işlenmişti, abartılı gelmedi.
Alıntı
Mariana ÇukuruJasmin Schreiber · Yan Pasaj Yayınevi · 2024682 okunma
10/10
·248 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 01:11
Şermin Yaşar'ın kaleminden okuduğum ilk eser. Okurken ne kadar doğru bir tercih yaptığımın farkına vardım. Kitabın dili, olayların anlatılış şekli o kadar sade ki okurken sanki olayların içindeymişsiniz gibi hissediyorsunuz. Tesadüfen karşılaşan Meltem ile Selime Teyze'nin hikâyesini okuyorsunuz eserde. Tesadüfen karşılaşan ve birbirlerine derman olan iki kadın. Meltem; dedesi ve babaannesiyle büyüyen, anne baba sevgisinden mahrum kalmış bir kızdır. Selime Teyze ise evlatları arasında yalnızlık çeken bir kadın. İkisinin tesadüfen karşılaşmasına ve hayat hikâyelerine şahit oluyoruz. Belki de tesadüf sandığımız şeyler hayatımızın başrolüdür. Belki de bazı tesadüfler iyileşmemiz, kendimizi bulabilmemiz için karşımıza çıkar.
1000Kitap
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma