"Yoksulsunuz, yayın evi sahibinden basılacak bir romana karşılık biraz para alıp borçlarınızı ödüyor, geri kalanıyla da altı ay ekmek yiyerek geçinmeye çalışıyor, tavan arasında titreyerek romanınızın dergide basılmasını bekliyorsunuz.Öyle değil mi?" "Çalıp çırpmaktan, el ayak öpmekten, rüşvet almaktan, önüne geleni dolandırmaktan vb. daha saygıdeğer bir şeydir."
Sayfa 306
İçeri giren ışığı gören tek kişi ben olduktan sonra tavan penceresinin ne anlamı var?
Sayfa 115·Kitabı okudu
Reklam
Yeryüzü bir büyük divan, gökyüzü bir yüksek tavan... Yıldızlar yürür, sular durur... Gelen kalmaz, giden gelmez.
Sayfa 124
Özgüvenimle kibrimin tavan olduğu zamanlarda beni aşağıya çekmeye çalışanlara, moralimi bozup keyfimi kaçırmak çabası içine düşenlere baktığımda bunların sadece onlarla ilgili olduğunu düşündüm ve hiç etkilenmemeye başladım. Gerçekten mutluysam bunu kimsenin elimden alamayacağını zaten bilendim. Mutsuzken de kimselerin acımı üstlenip yaramı saracağını ya da hafifleteceğini düşünmüyordum. O zaman dış dünyanın bana tesiri ne zaman ne şekilde etkili oluyor anlamakta zorlanıyordum. Her şey aslında bende oluyordu, benim iç dünyamla alakalı ve ruh halimle ilintiliydi. Ben herkesten bağımsızdım. Yaşadıklarım ve kendime yaşattıklarım sadece bana bağlıydı. Bunu bazen unuttuğumu fark ediyordum ve insanların etkisine inanıyordum. Ancak etkin değillerdi, sadece zihnimin bir oyunuydu, dışarıda suçlu arayıp bulmanın kolay bir yoluydu. Hepsi buydu...
Sayfa 179·Kitabı okudu
Nefret gayrisafi yurtiçi hasıla olsaydı bazı ülkelerde refah seviyesi yakında tavan yapardı.
Sayfa 119·Kitabı okudu
Yanımda kalmasını isterdim. Bir ömür boyu o tavan arasında saklanmasını... Ama biliyordum, onun için en doğrusu gitmekti. Çünkü bazı insanlar "gitmek" fiili ile yan yana yaşardı bu dünyada. Aşkmış, vefaymış, zamanmış, ömürmüş... Hepsi boş bir hikayeydi.
Reklam
Reklam