8/10
·187 syf.··
Beğendi
·
2026 94. kitabı
#morsandıktakiyazılar Kitap adı: Kryon, Bitiş Zamanı Yazar Adı: Lee Caroll Çeviri: Semra Ayanbaşı Sayfa sayısı: 187 /PDF formatı Kitap türü: Parapsikoloji, Gizem Bir önceki Kryon Yuvaya Yolculuk kitabından sonra Kryon serisinin tüm kitaplarını okumaya karar verdim. İlk okuma kitabı olarak bunu seçtim. Kitaba gelecek olursak, Yazar insanların bitiş, yokoluş, kaybetme dürtülerine de değinmiş, çağımızın insanı ve sevgiden uzak kalışına da. Her bir bitiş yeni bir başlangıç demektir felsefesi de bu kitapta var. Kitabı okuyanlar, kitapta farklı deneyimler yaşayan insanların örneklemeleri ve onların Tanrı ya da Allah tarafından boşuna seçilmediklerini okuyoruz. Yazar kitabın sonuna doğru yine sorular sormuş ve cevaplarını da yazmış İnsana daha samimi gelen bir durum, pek az yazar tarafından yapılıyor, keşke daha çok yazar bunu örnek alsa, deyip. Kitaptan bazı alıntılar, diyelim: - Her bir insan, bilinçli düşüncenin birçok sınırlaması ve kısıtlanmasıyla aşılanmıştır, her bir şeyin bir başı ve sonu olduğu aşısı - SEVGİ, sadece bir sözcük değildir, bir güç kaynağıdır - Karma ile birlikte, sağlık sorunları, izah edilmeyen korkular ve dertler, parasal sorunlar, insan ilişkileri sınavı ve meslek becerileri gelir. - Kişisel olarak, size ait olan bu yeni gücü kullanmaya başladığınızda geleceğiniz sevinç ve huzur olacak Bu tarz kitapları sevenlere tüm Kryon serisini tavsiye ediyorum. Bu da benden olsun: Bitişlerin ardında mutlaka yeni başlangıçlar ve öğretiler vardır... Aylin Özgür
1000Kitap
Kryon: 1. Kitap Bitiş ZamanıLee Carroll · Akaşa Yayınları · 2019239 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 15. kitabı
YOKUŞTAKİ EV Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere @potkalkitap yayınlarından @sibel.dulger kaleminden #yokuştakiev kitabıyla geldim. Kendimi bir pencerenin önünde durup da farklı evlerin ışıklarına bakıyormuş gibi hissettim okurken. Her öyküde başka bir hayat vardı çünkü kimi zaman hüzünlü, kimi zaman umut dolu, kimi zaman da insanın içini sızlatıyordu. Dokuz farklı öyküye konuk oldum. Bazen üzüldüm bazen de hayran kaldım. Kimi zaman onların sessizliğinde durup düşünürken kimi zaman da verdikleri kararları sorgularken buldum kendimi. Sayfalar arasında kimi zaman bir kaybın ardından yeniden hayata tutunmaya çalışanlarla, kimi zaman da hayatında yeni bir yol çizmeye çalışan kadınlarla karşılaştım. Öyküler kısa olsa da bıraktıkları his uzun sürdü. Özellikle hayatın zorlukları karşısında yeniden ayağa kalkmaya çalışan kadınların hikayelerini okumak çok etkileyiciydi. Ben kitabı severek okudum. Her öykü bana farklı bir duygu bıraktı. Size de kesinlikle tavsiye ediyorum. Peki siz öykü okumayı sever misiniz? Her Ay Okuyanlar Kulübü Sibel Dülger @sibel.dulger @1kitap.1kahveee @potkalkitap Merve #ahlasileannesiokuyor
Yokuştaki EvSibel Dülger · Portal Kitap Yayınları · 202643 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Umut ve Kendini Bulma Hikâyesi: Uyanan Güzel
Puan vermedi·192 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 13:19
Jale Sancak'ın Uyanan Güzel romanı, bireysel mutluluk arayışını toplumsal sorunlarla birleştiren, umut duygusunu merkezine alan etkileyici bir eserdir. Romanın başkahramanı Vahide, hayatını terzilik yaparak sürdüren, geçmişin yükleriyle yaşayan bir kadındır. Uzun yıllar boyunca kendi isteklerini geri plana atan Vahide'nin yaşamı, sokak müzisyeni Adrian ile tanışmasıyla farklı bir yöne evrilir. Eser yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmaz; aynı zamanda kentleşme, çevre tahribatı, toplumsal baskılar ve kadınların bireyleşme mücadelesi gibi konulara da değinir. Yazar, özellikle kadınların ataerkil toplum içinde yaşadığı görünmez baskıları ve kendilerini gerçekleştirme çabalarını başarılı bir şekilde işler. Vahide'nin yaşadığı dönüşüm, romanın temel eksenini oluşturur. Jale Sancak'ın dili sade ve akıcıdır. Karakterler günlük yaşamdan izler taşıdığı için okurun onlarla bağ kurması kolaylaşır. Roman boyunca umutsuzluk ve karamsarlık yerine sevgi, dayanışma ve değişim inancı öne çıkar. Bu yönüyle eser, okura hem düşündüren hem de moral veren bir okuma deneyimi sunar. Romanın en güçlü yanı, toplumsal eleştiriyi didaktikleşmeden verebilmesidir. Kadınların kendilerini keşfetme ve özgürleşme süreçleri doğal bir kurgu içinde aktarılır. Ancak bazı okurlar için toplumsal mesajların zaman zaman hikâyenin önüne geçtiği düşünülebilir. Sonuç olarak Uyanan Güzel, kadınların kendilik arayışını, sevginin dönüştürücü gücünü ve daha yaşanabilir bir dünya özlemini anlatan başarılı bir romandır. Toplumsal duyarlılığı yüksek, karakter odaklı ve umut veren romanlardan hoşlanan okurlar için tavsiye edilebilecek bir eserdir. Uyanan Güzel Jale Sancak
Uyanan GüzelJale Sancak · Sia Kitap · 2026152 okunma
10/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 05:02
Spiderwick Günceleri’nin son kitabını da sonunda bitirdim ve artık bir inceleme yazma vaktim geldi. ​Seri gerçekten çok güzeldi. Klasik bir çocuk kitabı tadında, elbette yine iyilerin kazandığı bir son oldu. Aslında söylenecek çok fazla şey yok; seri nasıl başladıysa aynı heyecan ve tempoyla devam edip bitti. Finalini ise ayrıca çok beğendim; yıllar sonra bir baba ve kızın birbirine kavuşması hikayeye oldukça duygusal bir hava katmış. Kısacası tam da beklediğim gibi, yerinde bir final oldu. Puanım 10/10, bu seriyi küçük büyük herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Birkaç güne kitapların içindeki şahane resimleri de paylaşacağım.
1000Kitap
Yutanhoyrat'ın GazabıTony DiTerlizzi · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 2012191 okunma
Bir de Bayıl İstersen Victor
8/10
·251 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
102 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 14:20
Eveeeeet, sonunda o gün geldi, bitmesin diye çok çabaladım (yatarak) ama bitti... Kitapta size spoi vermek hiç istemiyorum, hepinizin okumasını çok istiyorum çünkü, o yüzden spoi vermeden (bu beni ağlatacak) yapmayı arzuladığımız (arzulamak mıı hayırdır ula) kitap vızırdamamıza geçiyoruz. Kitap, bilim kurgu kitabı, ilk baskı 1818 yılına ait (19.yy.da bilim kurgu yazmak nasıl aklına gelebilir kral ya), çevirmen sunuşu+yazar sunuşu+önsöz dahil toplam 251 sayfa (bu söylediklerimi de kesinlikle okumalısınız, ben spoi yememek ve daha iyi değerlendirmek için bunları mutlaka kitaba başlarken değil kitabı bitirince okurum). Bahsedeceğim çok fazla şey var ama nasıl toparlayacağım konusunda zorlanıyorum şu an (her duygunu yaz ama Elif tamam mı canımın içi), öncelikle 19.yy.da bir insanın gerçekten de oturup bilim-kurgu yazabilmesi bana inanılmaz geliyor şu anki yaşantılarımızda yok uzay, yok yapay zeka, yok robotlar derken bir sürü gelişmeye şahit olabilmişken bilim-kurgu yazabilmek bana olağan geliyor çünkü yaşadıklarımızın büyüklüğünden, yaşayacaklarımızın potansiyelini ufacık görmemizle bile bilim-kurguya ulaşabiliyoruz. Ama 1800'lerde böyle bir şeyin hayale gelmesi ve oturup buna bir tasvir biçilebilmesi, üzerine bir olay yazılabilmesi bana inanılmaz geliyor. Hele ki dönem şartlarında kadınların kitap yazma konusunda bırakın teşvik edilmeyi sosyal olarak engellenmiş olmasına rağmen bir kadının kalkıp da bu eseri yazabilmiş olması da bence çok büyük bir şey. Okuduğunuzda anlayacaksınız, o kadar kaliteli bir kitap ki benim aslında kitabı bu kadar geciktirme sebeplerimden biri de bu denli kaliteli olmasıydı, kitabın ilk 80 sayfasında gerçekten çok etkilendim, bu etkiyle hem kitabı çabucak okumak hem de bitirmemek istedim, çok sevdiğim şeylerin bitme ihtimali işin içine
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,8bin okunma
9/10
·88 syf.··
2026 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 01:39
Düşüncelerinde ​hem kendisiyle hem de çevresiyle sürekli bir çatışma halinde olan, iç dünyasının karanlığında kaybolmuş bir "genç kadın"ın hikayesine ortak oluyoruz. Yaşadığı her olumsuzluğun faturasını kendisine kesen, bu ağır suçluluk duygusuyla bedenini ve ruhunu cezalandırmaktan çekinmeyen bir karakter bu... ​Kitabın dili son derece sade, akıcı ve sürükleyici. Yazar, karakterin karmaşık ve karanlık iç dünyasını o kadar başarılı bir hicivle harmanlamış ki, o kasvetli atmosfer bir anda yerini enfes bir karakomik anlatıya bırakıyor. Okurken içimden, " Tuğba Saydam ' da Nikolay Gogol ’un Palto’sundan çıkmış," demekten kendimi alamadım. ​Benim için son derece keyifli ve etkileyici bir okuma deneyimi oldu. Benim gibi "Tanınamayan" Yazarın güçlü kalemini takdir ediyor; Derinlikli ve absürt edebiyat severlerin, özellikle de kadın okurların bu kitaptan büyük keyif alacağını düşünerek gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Son olarak; Dingin gri kedi Hector'u da sevgi ile anıyorum
Hiçlik ya da Her ŞeyTuğba Saydam · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 2024349 okunma