Puan vermedi·112 syf.··
2026 73. kitabı
Kitapta sekiz öykü var. Birbirlerinden farklı konular anlatsalar da çoğunda kayıp, ölüm ya da bir anda değişen hayatlar var. Kimi zaman ormanın içindeyiz, kimi zaman bir evde, kimi zaman bir ailenin yanında. Öyküler kısa ama yaşananlar kolay unutulacak türden değil. Ben en çok anne baba ve çocukların olduğu öykülerde zorlandım. Oğul bunlardan biriydi. Başsız Tavuk da öyle. Bazı yerlerde olacak şeyi önceden anlıyorsunuz ama bu durumu değiştirmiyor. İnsan yine de devam edip ne olacağını görmek istiyor. Sanırım okumaya devam etmemin nedeni de buydu. Öyküler arasında en sevdiğim hangisiydi desem tek bir tane seçemem. Ama bazılarını diğerlerinden daha fazla sevdim. Oğul, Başsız Tavuk ve Kuş Tüyü Yastık benim için biraz daha öne çıktı. Üçü de farklı şeyler anlatıyor ama en çok bu öykülerde içim sıkıldı. Farklı ve güzel bir okuma deneyimiydi.
Güneşli UygarlıklarHoracio Quiroga · Paris Yayınları · 20256 okunma
Klasik bir iyilik hikayesi
6/10
·224 syf.··
2026 41. kitabı
Kitap bir zamanlar popüler olan tavuk suyuna corba öyküleri havasında. İzin yıllardır kitapçıda insanlara kitap götüren yaşlı bir adamın kitaplarla insanlara iyi gelmesi ve değişen dünya ile birlikte artık kitapçıda istenmeyen hale gelmesi üzerine. Arada bir çocuğun eklenmesiyle hikaye zenginleşiyor. Hızlıca okunacak güzel bir hikaye. Bazı karakterlere çok sinirlendim ama genel olarak tatlı bir kitaptı.
Kitap KuryesiCarsten Henn · Pegasus Yayınları · 202560 okunma
Reklam
10/10
·210 syf.··
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:57
"Bir aile zenginleşmek istiyorsa tavuk yetiştirir. Tavuklar çoğalınca kaz alır, kazlar çoğalınca kuzu alır, kuzular çoğalınca öküz alır. Hayat böyle adım adım kurulur." Ah fugui ah sonunda öküz alabildin ama onun dışında her şeyini kaybettin...ne kadar üzgün olduğumu dile getirmek istiyorum.Böylesi bir kitap bir daha zor gelir.Her sayfasını dört gözle okudum.Her satırını gözlerim dolarak okudum.youging en çok üzüldüğüm karakter olabilir.senin kuzu aşkını hayatım boyunca unutmayacağım.tek tek ailesini aynı hastanede yitiren fuguinin bir daha hastaneye o odaya gitmek istememesi kadar acı bir şey yoktu kitapta.ömrüm boyunca başyapıt kitaplarım arasında olacak.Bir gün tekrar unutup okumam dileğiyle...
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,6bin okunma
Puan vermedi·97 syf.··
2026 5. kitabı
Cumhuriyet döneminin tanınmış yazarlarından Orhan Kemal'e ait romanımız Baba Evi ve Avare Yıllar olarak iki bölümden oluşmakta. Türk edebiyatında çocukluktan gençliğe geçişi en iyi anlatan eserlerden biri olan bu kitabımızın toplam sayfa sayısı iki yüz yirmi bir. İlk bölümü oluşturan ''Baba Evi'' ise doksan yedi sayfa. Kitap girişi Orhan Kemal'in hayatına ve eserlerine ayrılarak yazar hakkında ön bilgilendirme yapılmış. Orhan Kemal edebi hayatına şiirle başlamış ancak şiirin yanında deneme niteliğinde olan düzyazılar da yazmaktaymış. Orhan Kemal’in çalışmaları arasında bir roman denemesi bulan ve çok beğendiğini belirterek ona “Bırak şiiri miiri birader; hikaye yaz, roman yaz sen” diyen Nazım Hikmet'le olan tanışıklığının da bin dokuz yüz kırk yılında Bursa Cezaevinde olduğunu bu bilgilendirmelerden dolayı öğreniyoruz. Kitabımızın ilk bölümünde yer alan eser adı Baba Evi... Otobiyografi türündeki bu eserde kimi zaman biyografik öğelerden de faydalanılarak; toplumda saygınlığı bulunan, statü sahibi, ataerkil bir ailenin konakta yaşadığı günler anlatılır.. Önsözde yazar Adana kahvehanelerinden birinde Küçük Adamı tanıdığını sohbet sırasında onun hayatından etkilendiğini ve yazmaya karar verdiğinden bahseder. Küçük Adamın hikayesidir kitapta anlatılan ancak Orhan Kemalin hayatını az çok bilenler kurgusal karakterlerin yanında kendi hayatından derin izler taşıdığını rahatlıkla görebilirler. Baba evinin anlatımı Çanakkale savaşlarının devam ettiği dönemde küçük adamın doğumunun dedesi tarafından askeri görevde olan babaya telgraf çekilerek haber edilmesiyle başlar. İlerleyen sayfalarda Osmanlı’nın son demlerinde zaman zaman görevi dolayısıyla başka şehirlere gitmek zorunda kalan otoriter, despot bir yapıya sahip babanın çocuklarının okumasını, onların saygın bir meslek
Baba EviOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20082,760 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 15:35
Horacio Quiroga’nın kaleme aldığı Güneşli Uygarlıklar, sekiz öyküden oluşan etkileyici bir öykü kitabıdır. Kitapta Başsız Tavuk, Kuş Tüyü Yastık, Güneş Çarpması, Juan Darien, Ölü Adam, Güneşli Uygarlıklar, Sığla Çatı ve Oğul isimli öyküler var. Kitapta ölüm, doğa ile insanın mücadelesi, korku, yalnızlık ve çaresizlik gibi duygular ön planda. Yazar, insanın doğa karşısında ne kadar güçsüz kalabildiğini çok sade ama etkileyici bir şekilde ele almış. Bazı öykülerde gerilim hissi daha baskınken, bazıları insanın içine dokunan hüzünlü hikayelere yer vermiş. Benim en çok etkilendiğim öykü ilk sıradaki Başsız Tavuk. Atmosferi ve ilerleyişi gerçekten çok çarpıcıydı. Bir diğer çok etkilendiğim öykü de Juan Darien. İkisi de bittikten sonra uzun süre aklımda kaldı. Öykülerin kısa ve bu kadar akılda kalıcı olması bence ne kadar başarılı olduğunun kanıtı. Genel olarak Güneşli Uygarlıklar, hem düşündüren hem de insanın içine dokunan, doğayla mücadeleyi çok iyi anlatan bir öykü kitabı. Latin edebiyatı sevenler ya da Latin edebiyatından okuma yapmak isteyenler bu kitabı gönülden tavsiye ederim.
Güneşli UygarlıklarHoracio Quiroga · Paris Yayınları · 20256 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 134. kitabı
Bir çocuk kitabı okuyup boğazınızın düğümlendiği oldu mu? Tavuk Bacaklı Ev tam olarak bunu yaptı. İlk sayfalarda tavuk bacakları üzerinde yürüyen büyülü bir ev, ölülere rehberlik eden bir büyükanne ve arkadaş edinmek isteyen yalnız bir kız okuyorsunuz. Bir süre sonra fark ediyorsunuz ki aslında okuduğunuz şey fantastik bir macera değil. Bu kitap; ait olmakla özgür olmak arasında sıkışan bir çocuğun hikâyesi. Marinka’nın bir evi var ama ait olduğu bir hayat yok. Onu seven biri var ama seçebildiği bir gelecek yok. Gitmek istiyor ama gittiğinde kaybedeceklerinden korkuyor. Ve kitap boyunca şu soruyla baş başa kalıyorsunuz: “Birini sevmek, onu yanında tutmak mıdır; yoksa kendi yoluna gitmesine izin vermek mi?” En sevdiğim yanı ise ölüm, kayıp ve yas gibi zor konuları çocuklara korkutmadan ama hafifletmeden anlatabilmesi oldu. Bazı çocuk kitapları zor duyguların etrafından dolaşır. Bu kitap tam tersini yapıyor; o duyguların içine giriyor ve elinizden tutarak çıkıyor. Son sayfaları okurken bir çocuk kitabı okuduğumu unuttum. Çünkü Marinka’nın öğrendiği şey sadece çocuklara ait bir ders değil: Hiç kimseyi sonsuza kadar yanımızda tutamayız. Ama bu, onları sevmemek için bir sebep değildir. Ve bazen en büyük sevgi, bırakabilmektir. Ortaokul öğrencilerine gönül rahatlığıyla öneririm. Ama dürüst olayım; kitabın bazı cümleleri çocuklardan çok yetişkinlerin kalbine dokunuyor. Belki de bu yüzden kitabı kapattığımda aklımda kalan şey tavuk bacaklı ev değil, şu düşünce oldu: Olasılıklar yıldızlar kadar sonsuzdur.
Tavuk Bacaklı EvSophie Anderson · Timaş Genç Yayınları · 2024867 okunma
Reklam
Reklam