Allah sizlere irade vermiş ve hidayetini sizin iradenize bağlamıştır. Siz yola gelmeyi isteyeceksiniz ki Allah da sizi getirsin. Allah doğru yolu gösterdiği halde siz yola gelmezseniz, Allah sizi zorla yola getirmez. Sizi kendi iradenizin akibetine bırakır.
Peygamberler; Nebî, Resül, Ulü'l-azm ve Hâtemü'l-enbiyâ olmak üzere dört kısımdır.
Nebî: Kendisine kitap ve yeni bir şeriat (dînî hükümler) verilmeyip, önceki peygamberin kitap ve şeriatine tâbi olup onları tebliğ etmekle görevli olanlara "nebî" denir; çoğulu enbiya'dır.
Resül: Önceki peygamberlere tâbi olmayıp kendisine kitap ya da yeni bir şeriat verilenlere "resül" denir; çoğulu rüsül'dür.
Ulü'l-azm: Resüllerin içinden en seçkin altı peygambere; hz. Adem, hz. Nuh, hz. İbrahim, hz. Mûsa, hz. İsa ve hz. Muhammed sallallahü aleyhim ve selleme "ulü'l-azm" denir.
Hâtemü'l-enbiya: Peygamberlerin son halkası ve en üstünü olan hz. Muhammed sallallahü aleyhi ve selleme "hâtemü'l-enbiya" denir.
Değil yalnız hayat-ı uhreviyenin, belki dünyadaki hayatın dahi saadet ve lezzetini isteyenler, -hadsiz tecrübeler ile- Risale-i Nur'un imanî ve Kur'anî derslerinde bulabilir ve buluyorlar.
"Büyük kurtarıcının emniyetle gelebilmesi için dünyada kargaşa, şiddet, talan, kan ve kötülüğün çoğalması lazımdır. Dünyanın güzelleşmesi, imanımızın dünyaya hâkim olması için hepimiz bunu sağlamaktan mesulüz. Bunun için gücümüzü yılanların ruhundan alıyoruz. Ben Maguş Azdahak; tebliğ ettim mi?"
"Tebliğ ettin Kaf Maguş!"
Sen daveti, çağrıyı herkese karşı yaparsın. Bazılarının yürüyecek ayakları yoktur, kiminin de ayaktan haberleri yoktur. Ayakları uyuşmuştur, ama hepsi birden kımıldanınca, ondan bir pay alırlar. Elbette ona uygun hareket edenler faydalanırlar.