(Ey Muhammed!) De ki: “Bundan (tebliğ görevinden) dolayı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Ben kendiliğinden yükümlülük altına girenlerden değilim.” Sâd, 38/86.
Din
Kur’anın Tevrattan farkı
Kur’an açısından Hz. Musa bütün Çıkış anlatısı boyunca Kadim Mısır mitolojisinin kurguladığı kutsal politik güç ya da firavunluk ideolojisiyle mücadele etmiştir.Allah’ın Hz. Musa’ya vadettiği yardımla (Tâhâ, 20/46) süren mücadelede firavunun Kızıldeniz’de ölümü, hedefe ulaşıldığına işaret etmektedir.Bu yüzden Horus’un bedeni olarak inanılan firavunun boğularak ölümü Çıkış sürecinin sonunu ilan etmiştir.Çıkış anlatısının Kur’an versiyonu, bütün peygamberlerin kavimleriyle olan tebliğ mücadelesinin temel olarak üç boyutta gerçekleştiği tespitiyle uyumludur: (i) Peygamberlerin ilahi çağrısı, görünürde bir kavme ya da bir kentin halkına karşı dile getirilmiş olsa da esasen bütün insanlığa yönelik evrensel bir çağrıdır; (ii) Peygamberler temel olarak “âlemlerin rabbinin elçisi” olarak tevhit ilkesini tebliğ etmişlerdir; (iii) Peygamberlerin tebliğ stratejisi, muhatap alınan kavmin gündelik yaşamında etkili olan bütün batıl inanç, düşünce ve uygulamaları hedefleyerek bunları halkın gözünde zaafa uğratmaktır. Çıkış’ın Kur’an ile Tevrat anlatıları arasındaki en temel farklılık da İslam nübüvvet geleneğinin bu üç boyutuna ilişkindir.Kur’an’a göre peygamberlerin ilahi çağrısının evrensel boyutuna rağmen Tevrat’ta Çıkış anlatısının İsrailoğulları bağlamında insanlık tarihindeki küçük bir kavme münhasır bir içerikle öykülenmiş olması, bu anlatının evrensel değerini azaltmaktadır.Nitekim anlatının Tevrat nüshasında Hz. Musa’nın çağrısının İsrailoğulları dışında bir karşılık bulduğuna işaret edilmez. Ancak Kur’an anlatısında açıkça ifade edilen sihirbazların (Tâhâ, 20/70), firavunun eşinin(Tahrim, 66/11) ve firavun ailesinden olup imanını gizlemiş başka kişilerin (Mü’min, 40/28) Hz. Musa’nın rabbine iman etmiş olmaları, onun çağrısının Mısır halkının zihninde bir karşılığı olduğunu
Din
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Turgut Özal sade bir Müslümandı. Cenab- Allah'ın peygamberleri vasıtasıyla inanoğluna tebliğ ettiği ''helal'' ve ''haram'' hudutlarına samimiyetle inanan gerçek bir liderdi. ... Türkiye ''barış'' için çözüm arıyorsa Turgut Özal'ı her yönüyle iyi anlamak borcundadır!
Sayfa 132·Kitabı okudu
TEDÂÎLER ve LÛGATÇE...
(...) Nehiy: Yasak etmek, yasaklamak. Dilbilgisinde emrin menfî şekli (Gelme! Gülme! gibi)… Menhî: Yapılması yasak olan şey… Münhî: Bildirilmiş, tebliğ edilmiş… Minhâ: Bundan, ondan… Minhâ: Hediye, bahşiş… Tedâisi: Allah’ın yasaklarının, O’nun tarafından, Mü’minlere bir hediye olarak bildirilmesi!… Nâhî: Nehyeden, yasak eden… Nâhı: Âlim… Nâhiye: Yan, taraf, kenar, civar. Küçük yer, bölge… Nâhû (Kürdçe): İşte, öyleyse, şöyle ki… Nahv: Yol, cihet, etraf, yön. Misâl. Mikdar. Kasd ve azmeylemek. Dilbilgisinde; kelimelerin birbirine rabt, izâfet ve amel eylemleriyle ilgili kaideleri içine alan ilim, sentaks… Nahvet: Kibir, gurur. Büyüklenme, azamet gösterme… Tedaisi: “Ben” diye bir üslûbla yazılmış haber!..
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 9, Nisan 1998), DANTE'NİN YOLCULUĞU -II- (İlâhî Komedyadan Tilki Günlüğüne)
Akademya Yazıları
"Ey iman edenler ! Şayet fasık biri size bir haber getirirse onu araştırın." O zaman adaletli biri haber getirdiğinde araştırmaya ihtiyaç yoktur. Bu da haber-i ahad ile gelen şeylere de iman edilmesi gerektiğine delildir .Allah Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem )İslam'ı tebliğ etmeleri için bir ya da iki memuru gönderiyordu .Bu, sahabilerin ve alimlerin üzerinde icma ettikleri bir meseledir.
Sayfa 277·Kitabı okuyor
Alıntı
Risale-i Nur'un mesleği odur ki zihinlerde bir iz bırakmamak için sair ulemaya muhalif olarak, muarızların şüphelerini zikretmeden öyle bir cevap verir ki daha vehim ve vesveseye yer kalmaz.
Sayfa 6 - RNK·Kitabı okuyor
Din