Puan vermedi·65 syf.·
2026 11. kitabı
"ecza tutmayan yerlerime karanfil süren de kim" (s. 41) ___________________ Evvelâ söylemem gerekir ki bu kitap benden çok çekti. İş yerine götürüp getirdim sürekli ama baştan sona oturup okuyayım diye değil; masada dursun diye. Çünkü bazı şiir kitapları vardır, kapağı bile odanın havasını değiştirir. İnsan bazen bir dosyanın arasında yorulurken, çayın demi kaçarken, öğle molasında herkes telefonuna gömülmüşken dönüp kitabın adına bakar sadece.Yetiyor sanırsın. Yetmez. Bir süre sonra el gidiyor zaten. Çünkü şiirin okunma saati yoktur. İnsan şiiri “şimdi okuyacağım” diye açmaz çoğu zaman. Şiir emrivaki yapar. İçindeki sessizliğin uygun bir yerine oturur ve seni gönüllü bir mecburiyetle kendine çeker. Cengizhan Konuş’un Unutmanın Sabahı tam olarak böyle bir kitap. Okunmaktan çok insanın hayatının kenarında bekliyor önce. Sonra bir gece , eve dönüş yolunda, market poşetlerini mutfağa bırakıp sessizce oturduğun bir anda ya da iş yerinde herkes gittikten sonra masada kalan bardak izlerine bakarken içine sızıyor. Çünkü bu kitap estetik bir şiir gösterisinden çok , uzun süredir kimseye anlatılamamış bir iç yorgunluğun dili gibi duruyor. Daha ilk sayfalarda geçen “sizi temin ederim, dünya geçen bir ağrı” (s.14) sözüyle insanı hazırlıksız yakalıyor zaten. Bu yalnızca güzel bir dize değil ; çağın ruhuna dair ağır bir cümle. Çünkü bugünün insanı gerçekten de hayatı yaşamaktan çok, onu atlatmaya çalışıyor artık. Sabah aceleyle evden çıkıp akşam aynı yorgunlukla dönen insanların yüzünde biraz bu duygu var. Dünya uzun süredir geçmeyen değil, geçip dururken insanı aşındıran bir ağrı gibi. Belki bu yüzden kitap boyunca sürekli bir gecikmişlik hissi dolaşıyor. Sanki şair bir yere yetişememiş gibi değil de , hayat ona geç kalmış gibi konuşuyor. Kitap ilerledikçe insan şunu daha
Şiir
Unutmanın SabahıCengizhan Konuş · Profil Kitap Yayınları · 2020155 okunma
Diyamandi Kitabına Referansla Yaman Bir Gezinti
Puan vermedi·280 syf.·
2025 9. kitabı
Sevgili okuyucu, Sana, Yaman Dede’yi anlatan Diyamandi romanından bahsetmek isterdim. 2022 yılında Profil Kitap’tan çıkan baskısının ne kadar sevimli olduğundan başlayıp, 275 sayfa boyunca neler anlattığına varana kadar birçok şeyden konuşmak isterdim. Hatta Yaman Dede’nin Rum asıllı olup, sonradan Mevlânâ hazretleri ile manevi bir diriliş yaşadığından, Diyamandi adını geride bırakıp Mehmet Abdülkadir Keçeoğlu adını aldığından… Yaman Dede künyesini göğsünde nasıl taşıdığından, Efendimiz’in (a.s.) adı her anıldığında gözyaşlarına boğulduğuna telmihle, Yanan Dede diye anıldığından… İslam’ı tercih ettiği için, Kilise’nin eşine yaptığı baskı yüzünden çok sevdiği hanımından ve biricik kızından ayrılmak zorunda kalışından… Daha gayrimüslimken Esrar Dede ile ilgili yaptığı muhteşem radyo yayınıyla tüm gönüllere Mevlânâ ve Mevlevî demeti sunmasından… Yine İslam ile müşerref olmadığı dönemlerde bile Yamandi Molla olarak anılmasından… Başka bir dille konuşacağız seninle. Bu kitaptan değil bu kitabın bize sunduklarından konuşacağız. -Bir Şair Olarak Yaman Dede- “Yaşlar akarak belki uçar zerresi aşkın Ateşle yaşar, yaşla değil yaresi aşkın Yanmaktır efendim biricik çaresi aşkın Ağlatma da yak, hal-i perişanıma bakma” Şair, pirincin taşını ayıklar gibi ayıkladıkça sözün darasını, hikmet dediğimiz o mistik anlayışın kucağında buluruz kendimizi. Hikmeti anlamak da bir hikmet. Bundandır ki şiir, nicedir bir irtifaya havale etti kendisini. Yalın söyleyişin cazibesi; köylü güzelinin çektiği sürmeye gölge düşüren nasırlı elleri gibi kursağına oturdu estetik avcılarının. Hâsılı; tatlı, okunaklı ve köşesiz sözlerin hiçbir kıymeti kalmadı onların gözünde. En karmaşık yazan, hikmeti en iyi sırlayandır yarışı başladı edebiyat hipodromunda. Cemiyeti karantinaya alamadığımızdan mıdır
Tasavvuf
DiyamandiSadık Yalsızuçanlar · Profil Kitap · 2019230 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·248 syf.··
2024 51. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2024 21:57
Tefeül yaparak okuduğum bir kitap oldu. Her namaz sonrası bir reçete oldu bana okursanız sizde uzun süreye yayarak okuyun derim. İlki de çok güzeldi bu kitabı da çok güzel yazarın. Sonda ki röportajları da çok hoşuma gitti; kitaplar nasıl ortaya çıktı, neden koleksiyon, ne için yazıldı…
Dervişin Teselli Koleksiyonu 2Mecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 20221,930 okunma
Anadolu Beylikleri ve Devleti Aliyye
Puan vermedi·639 syf.·
2024 62. kitabı
Türk Tarih Kurumu'nun klasikleşmiş bu eseri, Osmanlı'nın kuruluşundan İstanbul'un fethine kadar olan dönemi ele alıyor. İlk olarak şunu belirtmeliyim: Bu eser, popüler tarih kitaplarından çok farklı. Uzunçarşılı Hoca'nın titiz akademik yaklaşımı, her sayfada kendini gösteriyor. Dipnotlar, arşiv belgeleri ve kroniklere yapılan atıflar, eserin bilimsel değerini ortaya koyuyor. Sahip olduğum eser, 1988 yılı basılmış olan 1.Cilt-5.Baskıdır. "Osmanlı Beyliği'nin kuruluşu meselesi, tarihin en çetin problemlerinden biridir." Bu cümleyle başlayan kuruluş bahsi, aslında kitabın metodolojisini de özetliyor. Yazar, her meseleyi şüpheci bir akademisyen gözüyle ele alıyor, efsaneleri bir kenara bırakıp belgelerin peşine düşüyor. Kitabın en etkileyici yanlarından biri, Uzunçarşılı'nın olayları anlatırken kullandığı dengeli üslup. Ne övgüde aşırıya kaçıyor ne de yergiyi elden bırakıyor. Örneğin, Yıldırım Bayezid dönemini anlatırken: "Bayezid'in süratli hareketleri ve ani kararları, devletin genişlemesinde faydalı olduğu kadar, bazı meselelerde de aceleciliği yüzünden zararlı neticeler vermiştir." Bu tür dengeli değerlendirmeler, kitabı propaganda eserlerinden ayırıyor ve bilimsel değerini artırıyor. Özellikle dikkatimi çeken bölümler: Osmanlı Beyliği'nin kuruluş teorileri, Gaza ve uç beyliği kavramlarının detaylı analizi, Erken dönem Osmanlı kurumlarının oluşumu, Balkanlardaki fetih siyaseti, Ankara Savaşı ve sonrasındaki fetret devri analizi. # Notlarım arasında da şu detaylar var: Birinci el kaynaklara dayanması, Objektif ve akademik yaklaşımı, Detaylı dipnot ve referans sistemi, Kronolojik akışın mükemmel kurgulanması, Akademik dil, genel okuyucu için zor olabilir. Ana dalı, benim gibi, tarih olmayanlar için özellikle lügatla okunmalı. Sonuç olarak, "Osmanlı Tarihi I.
Tarih
Osmanlı Tarihi - I. Ciltİsmail Hakkı Uzunçarşılı · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 2011146 okunma
En sevdiğim kitaplardan
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2024 13:54
Öncelikle kitabın bir seri haline gelmesinin beni çok mutlu ettiğini söylemeliyim. İlk kitabını okuduğumda ruhuma şifa olmuştu, hayran kalmıştım. Ara ara açıp da okumuşluğum çok oldu. İkinci kitabı da en az birincisi kadar güzeldi. Bu kitap aslında tasavvufi bir bakış açısıyla başımıza gelen musibetlere, zorluklara, imtihanlar olan bakış açımızı değiştirmeye çabalıyor. Çoğu kitapta sabır tavsiye edilse de bu kitap sabırdan çok bu musibetlerin hayr yanlarını görmeyi, zorlukları kendi faydamıza çevirmeyi, birer basamak olarak nasıl kullanabileceğimizi gösteriyor. Bunu da Doğu'dan bizden olan yazarlarımız ve Batı'nın yazarlarının sözleriyle, Kur'an ayetleri ile süslemiş. Bazı yerleri okurken gerçekten bakış açım değişti. İçim huzur buldu. Sevdiğim bütün insanlara tavsiye ettiğim, hatta ödünç verdiğim halde kitabı bana geri verip satın alıp okuyacağım diyenler oldu.. Kitabı okuyup bitirseniz bile başka bir zaman tekrar okuyup çok farklı bakış açılarını yeniden elde edebileceğiniz bir kitap. Ara ara içiniz daraldığında tefeül yapıp ruhunuza şifa da bulabilirsiniz.. Dervişin Teselli Koleksiyonu 2 Mecit Ömür Öztürk
2024 Okuma Raporları
Dervişin Teselli Koleksiyonu 2Mecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 20221,930 okunma
10/10
·324 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
Bir serüvenin daha sonuna geldiğimi üzüntüyle, fakat aldığım derslerle güzelliklerin başlangıcına geldiğimi sevinçle belirtmek isterim. Yazarın yazı dilini, meseleleri ele alış biçimini ve yemeğin tadının güzelleşmesi için atılan tuz ve baharatlar gibi önemli isimlerle tatlandırılmasını diğer iki kitabında da hayretle takip ettim. Meselelerin yanı sıra kültür ve bilgi zenginliği açlık hissini gideriyor. Bu bir okudum bitti rafta yerini alsın kitabı değildir. Daraldıkça, besmeleyle tefeul yapılabilecek bir kitaptır. Öyle ki, yazara kitabı imzalatırken heybeme düşen tesellinin nokta atışı olması, aydınlatıcı bir etken oldu: “Nimetin şükrü de bir nimettir. Allah’tan bu ikinci nimeti istemeli. O olmazsa saadetin imkanı yok. “ (Mektuplar, Mehmet Akif Ersoy) Mecit Ömür Öztürk
Dervişin Teselli Koleksiyonu 3Mecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 2023938 okunma