Konu ilgi çekici ama anlatım çok sıkıcı :(
6/10
·400 syf.··
2026 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 10:01
Bu kadar ilgi çekici bir konuyu bu kadar kötü (sıkıcı) anlatmak büyük başarı gerçekten bravo. İkinci bir Kırmızı Piyano vakası bence. O kitapta böyleydi. Başı güzel başlayıp, ilerledikçe baymaya (sıkıcı olmaya) başlamıştı. Sanırım Josh Malerman'ın en iyi kitapları Kafes, Malorie ve Teftiş. Sırada Goblin kitabı var okunacak. Umarım o da sıkıcı değildir.
Carol GömülmedenJosh Malerman · İthaki Yayınları · 20191,118 okunma
Adalet Ağaoğlu - Ölmeye Yatmak
Puan vermedi·400 syf.··
2026 7. kitabı
Adalet Ağaoğlu Ölmeye Yatmak Post-modern bir eser olduğu için inceleme yapmak da özetlemek de oldukça zahmetlidir. Eserin en önemli özelliği cumhuriyetin ilk yıllarında milletin inkılaba karşı maddi ve manevi yaklaşımını yansıtmasıdır. Bence bu işi oldukça objektif yapmaktadır. Bazı kısımlarda açık giyinmenin, kadın erkek ilişkilerinde rahat hareket etmenin medeniyet sayılması bina örnektir. Bu arada sürekli Ulus'tan, Hergele Meydanı'ndan, Numune Hastanesi'nden bahsedilen eseri İbni Sina Hastanesi'nde sesli kitap şeklinde dinlemem de feleğin bir cilvesi gibi oldu. Eserde o dönemdeki yolsuzluk çeşitlerinden de bahsedilir. Buna göre halka o yoklukta karneyle kumaş verilmektedir. Bazı uyanıklar bunları insanlardan el altından alıp kendi dükkanlarında satarken bazı esnaflar kırk liralık kürdanı 41 liraya sattığı için ceza almaktadır. Meşhur Aşkale Kampları'na Varlık Vergisi nedeniyle gayrimüslimlerden ziyade Türklerin gönderildiği aktarılır. Yazarın solcu olduğu eserden oldukça net anlaşılıyor, aslında bence de o dönem için aşağı yukarı öyle olan ilk dönem Türkçülerini (ilk Atsızcılar, bunlar ikinci Dünya Savaşı'na girelim, İsmet Paşa basiretsizdir gibi görüşleri savunan biraz dalyarak tiplerdir) biraz daha öcüleştirerek anlattığını gördüm, sonra Vikipedi'den bakınca kendinin de Ödp'den milletvekili adayı olduğunu, "Yetmez Ama Evet" toplantılarına katılıp öğrencilerden yumurta yediğini gördüm. Tam olarak benim gözümdeki ılık solcu kategorisine girdi diyebilirim. Nedense böyle tiplere saygı duyamıyorum. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ABD'nin bize şeker, kullanılmış postal vs. verdiğini ve memlekette karneyle dağıtılıp karaborsa olan şekerin bu dönemde bollaştığını, çoğu insanın ayağının derli toplu bir ayakkabıyı ilk defa bu dönemde gördüğünü eserden öğrendim. Ayrıca
Ölmeye YatmakAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 20195,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·440 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 00:42
Bu kitaba tam puan vermemin sebebi kesinlikle bana verdiği keyif ve beni rsdan cikartmis olması. Yazarın zaten kalemini çok seviyorum fakat bu kitap cidden çok farklı bir seviyeydi benim için. Beklentisiz başladığım için de olabilir, çok üst düzey bir keyif aldım okurken. Konusu zaten inanılmazdi ve gerilim ve distopyanin çok iyi bir birleşimiydi bana göre. Karakterlerimizin o sorgulamalarini okumak çok keyifliydi, Anne ve Baba isimli karakterlerin özellikle düşüncelerini okumak beni çok farklı duygulara sürükledi agwoked psikopat katiller ya cidden çok garipti düşünceleri. Beğendim baya ilerleyişi, sadece son kısım biraz aceleye gelmiş ve çok imkansız bir şeymiş gibi hissettirdi. Fena bir vahsetti çünkü ve hani nasıl bir anda bu kadar adapte oldu bütün çocuklar anlamadım. Yine de çok takilmadim açıkçası içimin yağları eridi hatta. Bu yılın favlarina girdi
TeftişJosh Malerman · İthaki Yayınları · 20191,376 okunma
6/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 23:25
Soygun “Masalları artık değiştirmek lazım dostum, ormanların sultanı Aslan değil tilki olmalı…” ***** Eserin konusu Osmanlı dönemi padişahlarından Sultan Mahmut zamanında geçmektedir. Osmanlı sultanı sarayın güvenliğine teftiş etmek için bir hırsızlık düzenlenmesini emreder ve başlarının Şeyh Übeydullah çektiği i bir hırsız taifesinin kurulmasını sağlar. Bu hırsızlar kendi isimleriyle değil hayvan özelliklerinin isimlerine yansımasıyla isim almışlardır ve sarayın değerli hazinelerinden kaşıkçı Elması’nı çalmayı planlamışlardır bu plan dahilinde elması çaldıklarında bu Elmas’ın sahte olduğunu görmeleri üzerine yeni olaylar cereyan etmiştir. O dönemdeki Yunan sorunlarına da hafif bir değinip mini kitabı tamamlamış yazarımız. ******* Kitapta ilk başta soyguncular daha sonra soygun planı ilk yüz sayfada anlatılır. Sonraki yüz sayfada ise soygundan sonraki sonuçlar ve gün yüzüne çıkan gerçekler üzerine bir anlatım vardır. ********* Kişiler: Ubeydullah Ağa:(Aslan):Öğretmen Kızıl Saadettin(Tûtî)/ Kızıl Mücellit Elmastraj Yuvanaki(Bukalemun) Hırsız Zahid (Porsuk) Cündî Beşe(Ceylan) Zafîre Kadın(tavşan) Re’fet Kadınefendi Asiye Hatun: hırsızın ikinci annesi Rila:( Dilber)hırsızın sevdiği ********* Kitabı okurken “La casa de Papel” dizisini izliyormuş gibi hissettim. Özellikle karakter isimlerinin kendi isimleri olmamasından dolayı bu hissim kuvvetlendi. İskender Pala’nın eşsiz eserlerinden bir yenisi daha diyebiliriz ancak usta yazarın kaleminin hafiflediğini, olay örgüsünün daraldığını gördüm. Bu yüzden eski lezzeti alamadım okurken. Ama yine her zamanki gibi polisiye, tarih ve aşk üçlemesini elden bırakmamış. Ancak tarihi bilgileri çok kısıtlı tutmuş. Bu da eminim ki İskender Pala’cıları hüsrana uğratmıştır. ******** Kaşıkçı elmasının hikayesi çok hoşuma gitti buradan da
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,203 okunma
Eşkiya İninde:Amansız Bir Dağ Macerası
10/10
·320 syf.··
2026 120. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 22:03
Eşkiya İninde Hüseyin Rahmi Gürpınar ️Hüseyin Rahmi, diğer romanlarının aksine bu romanında okuyucuyu İstanbul’un hayat dolu mahallelerinden çıkarıp, daha sert ve tekinsiz bir coğrafyaya, "dağ başındaki" bir eşkıya inine götürür. Hikayemiz Nefi Bey’in kayınbiraderi ve sadık hizmetkârı Murtaza ile birlikte kayınpederinden kalan Değirmendere’deki çiftliği kontrol etmek için yola çıkmasıyla başlar. Geliri giderinden fazla olduğu için çiftliği teftiş etmek şart olur.Değirmendere’ye giderken yolda eşkiyalar tarafından kaçırılırlar. Üstelik tek kaçırılan kişiler onlar değillerdir. Türlü belalarla karşılaşırlar. Eşkiyaların ellerinde kaldıkları süre boyunca cinayetler, tecavüzler ve zulümlere şahit olurlar. Karakterlerin başlarından geçenler anlatılırken yazar sivri bir dille dönemin hükümetini eleştirir. Modern kurumları ve eşkiyaları birbirlerine benzetir. Bunların sadece eşkiyaların işi kitabına uydurmuş halleri olduğunu hatta onlardan daha zalim olduğunu vurgular. Her romanında olduğu gibi burada da kendi felsefesini karakterler aracılığıyla okuyucuyu sıkmadan aktarır. Gürpınar, karakterlerini konuştururken sokağın sesini kağıda döker. Eşkiyaların jargonundan kurbanların feryatlarına kadar her ses oldukça özgündür. Dönemin milletleri ve inançları çok başarılı bir şekilde yansıtılmış özellikle köylü kızların anadolu şivesi çok etkileyicidir.Betimlemeler oldukça gerçekçi ve panoramiktir. Benim için bu romandan çıkarılacak ders insanların millet, kültür, eğitim, sosyo ekonomik gibi alanlarda farkları olmalarına rağmen hepsi zalimin elinde aynı acıları çekiyor, aynı duyguları hissediyor, aynı şekil davranıyor olmalarıdır. Soluksuz okunacak bir eser.
Edebiyat
Eşkiya İnindeHüseyin Rahmi Gürpınar · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022138 okunma
Puan vermedi·286 syf.··
2019 193. kitabı
Hutbe-i Şamiye kitabını okurken açıkçası başta biraz tarihsel bir metin okuyacağımı düşünmüştüm. Çünkü bu eser aslında bir konuşmanın yazıya geçirilmiş hali. Yazarı olan Bediüzzaman Said Nursi bu hutbeyi Şam’da büyük bir camide insanlara hitap ederek vermiş ve daha sonra bu konuşma kitap haline getirilmiş. Kitapta genel olarak İslam toplumlarının neden geri kaldığı ve bu durumdan nasıl çıkılabileceği üzerine düşünceler anlatılıyor. Said Nursi burada özellikle Müslüman toplumlarda gördüğü bazı sorunları açıkça dile getiriyor. Mesela ümitsizlik, cehalet, birlik eksikliği ve çalışmamak gibi konuların toplumun ilerlemesini engellediğini söylüyor. Okurken benim dikkatimi çeken tarafı, yazarın sadece sorunları anlatmakla kalmayıp çözüm önerileri de sunması oldu. Mesela umutlu olmak, ilme önem vermek, birlik ve dayanışmayı güçlendirmek gibi konuların çok önemli olduğunu vurguluyor. Yani kitap sadece eleştiri yapan bir metin değil; aynı zamanda insanlara bir yol göstermeye çalışan bir konuşma gibi. Tabii metin eski bir dönemde yazıldığı için bazı kelimeler ve anlatım biçimi günümüz Türkçesine göre biraz ağır gelebiliyor. Ama buna rağmen anlatılmak istenen ana fikir oldukça net. Ve ek olarak Bediüzzamanın şu düşüncesi beni benden alıyor. Bunu kendisini ilzam etmek için teftiş eden birisine söylüyor. Şahıs Bediüzzamana şu soruyu yöneltiyor - Avrupa hakkında ne düşünüyorsun ? Ve o efsane cevap * Türkiye bir Avrupa’ya hamiledir ve doğuracak. Avrupa da bir islama hamiledir ve doğuracak. Mükemmel diyaloglar ve mükemmel bir bakış açısı bana göre
Hutbe-i ŞamiyeBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 2007456 okunma