Özlem kimseye anlatamayacağım bir genişlik ve biçimdeydi, onu neredeyse bir hırka gibi giymiştim üstüme, hücrelerime dek hissettiğim tek başınalık duygusu her neyle uğraşırsam uğraşayım bir yerden kafasını uzatıp kendisini habire hatırlatıyordu bana.
Oysa gelenekteki yalnızlık hâli ve hissi kemalle
ilgili bir durum, bir hâldir. Marifete ve hakikate ulaşmak için terk-i dünya tek başınalık değildir.
Kendini bilen nasıl yapayalnız, yani tek başına olur? Kendini bilmek bu anlamda, yaratanını ve yaratılanı bilmekle ilgilidir. Dolayısıyla kendini bilmek, kendine dönmek demektir. Ene'l Hak işte burada hissedilebilir ve anlaşılabilir. İnsan kendini, kendine ait olmayandan, yani arızi olandan soyutlamadıkça hakikate ulaşamaz.
Yalnızlık ile tek başınalık arasındaki farkı idrak edemez.