“Demokrasilerde totaliter bir resmi ideoloji yoktur, ama meselâ eğitimde bir tür totaliter ideolojik endoktrinasyon uygulanması istisna değildir. Bunun sebebi, devlet kontrolünde, zorunlu, “bedava” eğitimdir. Her ülkede eğitim şu veya bu ölçüde tek-tip vatandaş yaratmaya yönelmektedir. Ülkelerin abartılı ilgi ve hürmet gösterilen marşları, efsaneleri ve mitleri de totaliter tınılar yansıtmaktadır. Tüm demokrasilerde devletler ekonominin kesin patronudur. Özellikle iç finans sektörleri devletin uzantısıdır. Para basma tekelini ve emisyonu Merkez Bankası aracılığıyla belirleme gücünü elinde tutan devlet, devlete yönelik yoğun toplumsal taleplerin de katkısıyla, ekonomideki yerini her gün genişletmekte ve ağırlığını pekiştirmektedir.”
Sayfa 56 - Siyasî Yönetim Biçimleri·Kitabı okuyor
LEILA'.NIN BİR KABADAYININ eski karısı olduğunu benden sak­laması biraz midemi bulandırmıştı. Enayi yerine koyulduğumu hissediyordum; seçim yaptığımı düşünürken seçilen kişi olmuş­tum. Olaylarla ilgili fikrimi ona söylemek istiyordum ama görüş­ tüğümüzde, telefonda değil. Marsilya' da yeni bir kurs gününü bekledim. O günün gelmesi çok gecikmedi. Vardığımda Lella beni ana girişte beklemiyordu. Normal. Onay belgemi aldığımdan beri tek başıma içeri girebiliyordum. O çok­ tan mahkumların yanına çıkmıştı. Ben de onlara katıldım. Yine geçen seferki grup vardı, elebaşı yine geçen sefer kahve seremo­nisini yürüten Amid'di. Onun etrafında da ekibi vardı: Jimmy, minik bakir; Farid, güney mahallelerinden bir genç; yakışıklı Fred, Lorraine ve Lyon karışımı bir tip ve adını hatırlamadığım birkaç kişi daha ... Le"ila çoktan gelmiş, adamlarla birlikte ışıkları ayarlamıştı. Müzik, daha doğrusu akustik eğitimi almıştı ve ses kaydı konusunda ekiple birlikte çalışıyordu. Görsel konularda da yardım ediyordu.
Sayfa 126 - Kollektif kitap 2017
Edebiyat & Roman
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Genç bir hekimin tecrübesizliğin verdiği tedirginlikle, hayat ve ölüm arasındaki o ince çizgide tek başına kalması, aslında her insanın kendi hayat yolculuğunda yaşadığı bir büyüme sancısıdır; karşılaşılan her vaka, dış dünyadaki bir hastalık değil, insanın kendi zayıflıkları ve vicdanıyla yüzleştiği içsel bir ameliyattır.
​"İdeolojimiz başka kitapları okumamıza izin vermedi. Verseydi bizi tek tip insan yapamayacaktı. Sağ ya da İslamcı diye kendilerini dini bütün ilan eden kesim bizi peşinen kâfir, cehennemlik saydığı için de ötekileştirildik. İslam’ın kendi malları olduğunu sanan kesim yüzünden kutsal kitapları okumadık. ​Peygamberler tarihini zaten okuyamazdık çünkü din bir solcu için uyuşturucuydu. Beyni uyuşturuyordu. Oysa farkında değildik ama sol ideoloji de başka bir şekil ve yöntemle beynimizi uyuşturuyordu. ​Lenin’in her sözünü bir ayet gibi tekrarlardık. Lenin derdi ki... Dini bir yere bıraktık ama başka bir din bulduğumuzu fark edemedik. (Kitap baş kahramanı Çağla'nın babasının nasihatlerinden)
Oyun çağına geldiğimizde, üzerimizde tek tip bir elbise ile çaresiz okul yollarına dizildik. Eli sopalı öğretmenlerden ve mahalle çocuklarından dayak yiyerek hayatın hep gerili tetik bir "savunma"yı korumak olduğunu öğrendiğimizde daha yedi sekiz yaşlarındaydık. Neye elimizi atsak günah, ne konuşsak ayıp, ne istesek yasaktı...
Tıp öğrencisi, küçük yaştan beri "derece adayı" olduğu için derslerden kafasını kaldıramaz ve doğadan uzak büyür. Mahlûka-tı müşahede etmek, bitkiler ve ağaçlardan uzak kalmak, tabiatın mükemmelliklerini doyasıya izlemekten mahrum kalır. Ne balı tanır, ne ada çayını ne de kantaron çiçeğini... Binlerce yıldır in-sanlara Allah'ın şifa verdiği vesileler olan binlerce bitkinin ismini dahi duymazken sentetik, kimyasal deterjanlara benzeyen koku-larıyla ilaç tabletleri dokur ilmek ilmek hayatını... Neden acaba?Çünkü tek görevin vardır. Kurulmuş çarkı döndürmek... İf-sad sisteminin devamını sağlamak... Eğer bunu becerebiliyor-san, iyi veya kötü hekim olmanın çok da bir önemi yok. Elinde olan tek bir şey var: Ruhsat almış ilaçları yazma yetkisi... Amacın ilaç bağımlısı insanları memnun etmek ve tabii ki bu ilaçlarla köşeleri tekrar tekrar dönen "küresel efendilere" hizmet etmek.
Sayfa 201
Alıntı