Kamulaştırma Devrimi Kararları Almak Yerine Sermayenin Sahipliğini Değiştirmek Soyguna Yeni Sayfa Açmaktır Üretim, tüketim ve satın alma gücü sermayede tekel bir tehdide dönüşmüştür. A sermayesinin elinden gücü alıp B sermayesine gücü vermenin tek bir amacı var soyguncu sermaye düzeninin devam etmesidir. Oysa bu tehdidi alma sebebi özelleştirme talanı sonrası senin ekonimini yerle bir ederim tehdidi oldu. 21 Aralık 2015 tarihinde soyguncu sermaye ve siyaset Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabına suçüstü yakalandılar ve bedel ödeme sırası sermaye ve siyaset ortaklığı soyguna geldi. Hukuksuz bir ülkede yaşıyoruz isek, orman kanunlarının hakim olduğu barbar bir dünyada yaşıyor isek sebebi bu soyguncu kapitalizmin buhar olmasıdır. Bu zulmü dünyaya ve insanlığa yaşatan zalimler dijital teknoloji ile yeni soygun düzeni kurmak için bir öncekini yok ederken yenisini yerli işbirlikçi sermaye ve siyaset ile sermayenin yıpranmış yüzünü terk ederek yerine yeni soygun ile kirlenecek bir düzen dayatıyorlar. Oysa yapılması gereken özelleştirme talanı, doğal kaynak talanı ve yaşam pahalılığı soygunu ile demografik yapı değişikliği dayatması sonucu batmış ekonomi gerçeği ile yüzleşmek ve 1923-1938 yılları arasında ki devrimi bankacılık ve finans, enerji, teknoloji, iletişim, turizm, gıda vb sektörlerde üretim ve hizmet araçları sahipliğinin yeniden bedeli ödeyen Türk ulusuna kamulaştırma devrimi ekonomisi ile devrermektir. Bugün tehdide dönüştüğü için sonu gelen Sermaye yerine kimi koyarsanız koyun yarının tehdidine de onlar dönüşür. Bu soygun yapısal bir sorun olup bu tür pansuman ve art niyetli çabalar ile geçiştirilemez. Son çeyrek yüzyılda sermaye sahibi olan siyaset, 1946-2026 yılları arasında ki soygun sonucu tehdide dönüşen sermeye arasında ki kavgada Türk ulusunun bilgisi
Hayata Dair
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Zirve; "En yüksek yücelik kendi kendimi tatmin ettim Kolup 'Zur Platte' iyi eğitilmiş dünya sanat dünyası - Schneckenmüzesi kıyafeti - sağ tarağım - ben Bilge Nathan'ım baba, anne, erkek kardeşler, kız kardeşler, dünyada hiçbirine sahip değilim - yetim bir çocuk - ben Sokrates'im Lerelei Schiller'in Çan'ı ve tekel - Rab Tanrı, Tanrı'nın annesi Meryem - ana anahtar, cennetin anahtarı - ilahi kitabımızı her zaman yaldızla ve İncil'le tasdik ederim - güney bölgelerinin sahibi benim, sevimli bir kraliyet üyesiyim, çok sevimli ve tertemiz - ben tek kişiliğimde von Stuart'ım, von Muralt'ım, von Planta, von Kugler'im - ben herkesten zekiyim başka kimse üye yapılmamalı - Sokrates vekili için altı katlı ikinci bir banknot fabrikasını onaylıyorum - anne babamın eski vekili değil, Sokrates - bir hekim bunu onlara açıklayabilir - ben Almanya'yım ve son derece tatlı tereyağı İsviçre'siyim - bu bir hayat sembolü - en yüksek zirveyi ben yarattım - belediye binasının beyaz şekerle kaplı zemininin bayağı üstündeki kitabı gördüm - cennetin yüksekliği yaratılmış en yüksek zirvedir - en yüksekten daha yüksektir daha güçlü bir unvan gösterebilecek birini getiremezsiniz."
Olmayan Parayı Hakkı Olmayan Geleceği Harcamak Ülkenin Ekonomisini Tamamen Bitirmek Demektir Bir ülkenin ekonomisi böyle batar. Karşılıksız para basma ve tüketim aracı kredi kartları borcu ulusal geliri aştı. Geleceğin gelirlerini bugünden harcatan ve tefecilerin cebine karşılıksız para basma karşılığı kaynak aktararak tehdidi ve maliyeti yükselten bir soygun düzenin sürdürülebilir olma olanağı kalmamıştır. O zaman ekonomiyi ekonomist olarak çok iyi bildiğini iddia ederek kamu üretim ekonomisini üretim ve hizmet araçlarının kaybedilmesi sonucu batıran anlayışa sormak istiyorum tekel ürünleri üretimi, bankacılık, finans, teknoloji, enerji ve gıda gibi büyük sektörlerde ivedi kamulaştırma devrimi kararları almak yerine borç para peşinde koşarak doğal kaynak talanı yaşam pahalılığı soygunu sonrası neyi daha kaybetmek istiyorsunuz? Türk ulusu yararına bir temsil iseniz dünya da kredi kartı borcu sıralamasında altıncı sırada bulunan halka neden zulüm ederek küresel ve yerli işbirlikçi kodaman sermayeyi koruyorsunuz? Üretim ve hizmet araçlarının sahipliğini Türk ulusunun genelinin yararına yeniden 1923 devrimlerinde olduğu gibi devlete geçmediği müddetçe dijital soygun kargo tüketim yöntemlerini daha da büyür ve hiç kimse bu soygunun altından kalkamaz. Amaç bu mudur? Gençler yaşam sevgisini gün geçtikçe soyguncu yönetim anlayışı dolayısıyla kaybediyor, yuva kuramıyor, meslek sahibi olsalar bile elde ettikleri gelirler ile geçim sağlayamıyor hatta ülkemizi terk ederek yabancı ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerine güç vererek maliyetini bizim ödediğimiz kaynağını beyin ve emek göçü alan batılı soyguncu ülkeler yiyor. Hala bir sonra ki seçimi küresel soygun devam etsin diye nasıl kazanır bu soygunu nasıl sürdürülebilir hale getirebiliriz gibi daha yıkıcı ve büyük
Hayata Dair
Zenginlerin cimri bencilliğini frenleyin. Sömürme, tekel kurma hakkını alın ellerinden. Aylak insan bırakmayın memleketinizde.. Tarımı büyük ölçüde geliştirin. Yün işlikleri ve daha başka üretim kolları yaratın.. Yoksulluk yüzünden bugüne dek hırsızlık, serserilik ya da uşaklık eden, aşağı yukarı aynı kaderi paylaşan bir sürü insan oralara gidip yararlı bir çalışma yoluna girsin. Bütün bu anlattığım dertlere çare bulmazsanız, adaletinizle övünmeyin ; insafsızca, budalaca yalan söylemiş olursunuz.
Sayfa 16·Kitabı okuyor
Alıntı
Çağdaş Batı dünyasının "evlilik" zannettiği cinsel tekel, ortak mülkiyet ve uzun vadeli sadakat gibi unsurların hiçbiri evrensel değildir. Evrimsel psikoloji, erkeğin bir porno filmine, bir fotoğrafa veya sokaktaki seksi bir kadına verdiği ham primat ereksiyon refleksini (cinsel çekimi) hemen "Eş Seçimi Modülü" başlığı altında kuramsallaştırarak burjuva evliliğine bağlamaya çalışır. Oysa o refleksin evlilikle hiçbir alakası yoktur, sadece hiperseksüel bir maymunun haz arayışıdır. Eğer bilimin yaptığı gibi kavramların içini bu kadar boşaltır, her cinsel dürtüyü ve esnek partnerliği "evlilik/eşleşme" sayarsak; günün sonunda "herkesle yatıp partneriyle oturan" tarla farelerini bile tek eşli çekirdek aile kurucusu ilan etmek zorunda kalırız.