Sustuğum Yerden
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 16:37
“Acı duymayacağım. Eminim. Tanrı uyuşmuş.” İnsan, yitirilenin bıraktığı boşluğu doldurabilir mi? Şimdi yok olanın, bir zamanlar var olduğunu ispat edenler önünde dururken hepsini yıkıp geçebilir mi? 2023 yılının Yunus Nadi Öykü Ödülü sahibi Yine de Bir Şansımız Olmalı’yla edebiyat dünyasına ilk adımını atan Gamze Efe, özgün anlatım dilini devam ettirdiği ikinci öykü kitabıyla okur karşısında. Kayıpların, yasın, içimizdeki tanrıların, buyrukların, oyunların, unutulma ve aslında hep orada olma ihtimalinin öyküleri bir araya geliyor Sustuğum Yerden’de. İyileşmesi en zor hastalığa yakalanan kahramanlar yönünü ararken, tanıdık sokaklar bir bir yıkılıyor. Belki de sonunda herkes yoluna devam edecek ama sis mutlaka uzun sürecek. Buralara ne zaman yeni evler dikecekler acaba? Çirkin, ruhsuz, akıllı binaları dip dibe koyacaklar, aylık kirası iki asgari ücretlinin maaşından fazla olacak, yorgun şehir siluetine yakışacak, konfor ve görkem bağımlısı sünepe insanlar saracak evimizi. Evimiz. Evimiz var bizim. Boğuluyorum. Jandarmadan gelen tekmil seslerini duyuyorum. Dikkat! Bağırıyor komutan. Dikkat... Kış yalancısı bir güneş ışığı giriyor gözüme, tüm gölgeleri yiyor, tepecikleri aşıp gözlerimi kavuruyor. Kavruk. Her şey ne kadar kavruk. Beton yalnızlığını deliyor komutanın sesi. Dikkat, diyor, sesi sakin değil, sesi donuk değil, sesi boğuk değil. Tanrı konuşuyor. Dikkat! Ölüm böylesine dolmuşken evimize.(Tanıtım bülteninden ) Gamze Efe, ilk öykü kitabında da yer verdiği babaya duyulan özlemi bu kitabına da taşımış. Sustuğum Yerden'de, yazar kendisini sarsan baba kaybını ve babasıyla olan ilişkisini kitaptaki öykülere ustaca yansıtarak kurgu ve gerçek hayat arasındaki ince çizgiyi ustaca çizmiş.Kitapta, baba kız ilişkisini ve bir genç kızın kaybettiği babasına duyduğu özlemi
Edebiyat
Sustuğum YerdenGamze Efe · Everest Yayınları · 202519 okunma
10/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 11:05
Selahattin Ozpalabiyiklar'in çevirmekle yetinmeyip bir örücü edasıyla ince ince notlandirdigi Scorpion ve Felix, özellikle Nietzsche ve Sterne üzerine çalışmalarıyla tanınan Duncan Large'in beklenmedik sunuşuyla, nihayet tam tekmil Türkçede.
Edebiyat
Scorpion ve FelixKarl Marx · Tetes Kitap · 202521 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
ÂDÂB-I MUÂŞERETE DÂİR...
8/10
·424 syf.·
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Elimdeki eser, Mecmâ'ûl Âdâb'ın 1958 de Yeni matbaa tarafından basılan ilk baskısı, Müellifi Çarşamba kazası müftüsü Seyyid Sûfi-Zâde Seyyid Hulusi eserini takdiminde, hangi gaye ile eseri kaleme aldığını şu güzel ifadelerle izâh etmiş: (...) Türkçe bir risâle tahriri İslâmiyet âdâbını tefehhüm ve teallüme rağbet buyuracak, din kardaşlarımıza ve hususiyle etfâli Mü'minine, bir hizmet olacağından, bu fakir her ne kadar, bu düreri mensure ve fevaidi mesureyi, efradını câmî ve ağyarını mânî olacak sûrette, toplayıb tanzim etmeğe, bîiktidar ise de, "Mâ lâ yüdrakü küllühü, lâ yütrakü küllühü" (ما لا يدرك كله، لا يترك كله), "Tamamına erilemeyen şeyin, tamamı terk olunmaz. kâidesine intibâen ve setri kusur ile muttasıf olan, maârif ve kemâlât erbabının, bu babta icrâyı afv-ı cemîl ve görülecek noksanları ıslâh ve tekmil buyuracaklarına istinâd ile, işbu mütercem risaleyi terkime cür'et ve azimet edip, ismini Mecmâ'ûl Âdâb tesmiye, seksen dokuz bab ve birde "mesâili şettâya" (çeşitli meseleler) inkisam, işlenilmesi ve kullanılması, mahzurlu olan, bâzı şeyler dahi, derc ve ilâve olundu. İşbu risalede, ameliyyat ve sair hususlara müteâllik olan, mesâil ve âdâb beyân olunduğu sırada münasib düştükçe, bazı fevâid dahi derc ve ilâve olundu... Mehazlarımız: Buhârii Şerif ve Camiüssağir ve meşârıkı şerif ve mesâhibi şerif ve mefâtihulcinân ve avâriful maârif ve Ruhulbeyân tefsiri ve İhyâi Ulûm ve Bistânulârifin ve hâlisatul hakayık ve Şerhülminye ve Dürrü Muhtar ve Mülteka ve Cunyetulfetâvâ ve Şerhulmecma' namındaki kitaplardır. İsmet ve tevfik, Allah'tandır Eseri Muzaffer Ozak tertib etmiş ve hemen başlığın altına eserin muhteviyatı hakkında şu bilgiyi vermiş: "Mü'min olan kulların dünyevî ve uhrevî ibâdât, tâât, muâmelât ve duâlarına dâir mesâil hakkındaki ÂDÂBI muhtevidir Adı üstünde
Âdâb-ı Muâşeret
Mecmâ'ûl ÂdâbSûfi-Zâde Seyyid Hulusi · Salah Bilici Kitabevi · 201025 okunma
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 11:25
"Karınca ülkelerinde durum gittikçe ağırlaşıyordu. Her fil kendine bir saray yaptırmıştı. Her fil o saraya sultanın tahtına benzer bir taht yontturmuştu. Bir de gene sultanın has bahçesinin tıpkısı has bahçeler donatmışlardı, dünyanın tekmil ağaçlarından çiçeklerinden... Karıncalar verdikçe onlar istiyorlardı. Akıllarına ne gelirse, canları neyi ister, neyi istemezse karıncalara buyuruyorlardı. Sultan kendisine yedi saray, renk renk on altı taht daha yaptırmıştı. Tüm dağların dorukları, ulu denizin kıyıları sultanın sarayları, köşkleri, bahçeleriyle dolmuştu. Hüdhüd kuşlarının her birisine öyle yuvalar yapmışlardı ki karıncalar, kuşlar kuş oldu olalı böyle yuvalar görmemişlerdi. Yuvalar en ulu çınarların üstündeydi. Karıncalar onların yiyeceklerini çınar ağaçlarının tepelerine, yuvalarına kadar taşıyorlardı. Sultana yaşam suyunu da bir bulup getirseler, kırk gün kırk gece bir toy düğünden sonra sultan yaşam suyunu içecek, ölmezliğe kavuşacaktı. Ondan sonra öteki filler de, hüdhüdler de isteyeceklerdi yaşam suyundan ve karıncalar sersefil, aç çıplak yollara düşeceklerdi gene... " Gel de bunun bir hikaye olduğunu anlat anlatabilirsen!.. Usta işi, eli öpülesi bir usta işi. Kitabı okudum ama her paragrafı, her sayfayı bir kere, bir kere daha okuyarak bitirdim. Yok böyle birşey. Bir hikaye ancak bu kadar güzel anlatılabilir!..
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,6bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 20. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 18:37
Bilge Kızlar okuduğum en eğlenceli feminist metinlerden biri. Dora ve Nora kardeşlerin sahne gösterileri gibi, hareketli, coşkulu, her türlü olumsuzluğu dönüştüren bir roman. Karmaşık aile geçmişini ve olaylar silsilesinin anlatıcısı ikizlerden Dora. Bunu da 75 yaşında, kendi doğum günlerinde ve babalarının da yüzüncü yaş gününde yapmaya başlıyor. İlk sayfalardan, ataerkil düzene meydan okuyor Carter; yaşlı, gayrimeşru, bir revü dansçısı olan kadın anlatıcımızı merkeze koyarak döneminin en iyi Shakespeare oyuncusu yüksek kültürden babasını geri plana atıyor. Dora’nın yanında da hayatı boyunca hep yan yana durduğu, hiç kıskançlık, haset gibi duygular beslemediği ikisi Nora var. Aslında çok acıklı olabilecek hayatlarını toplumun çok önem verdiği aile kurumu, soy bağları, para gibi unsurları ciddiye almadan kadınlıklarıyla barışık, neşeli bir anlatıya çeviriyor Dora. Hiç eksik etmedikleri makyajları, ojeleri onların savaş boyaları. Babalarının yüzüncü doğum gününe bile tam tekmil hazırlanırlar. Ama Dora’nın da dediği gibi “çıtır kızlar gibi giyinip kuşandıkları halde yaşları ve cinsiyetleri yine de onları görünmez kılar”. Böyle bir günde bunu tabii ki sineye çeker kızlar ve yüz yaşında babaları nihayet bir baba olarak sarılır. Kitap boyunca “meşruluk” kavramı sorgulanıyor. Gayrimeşru ikizleri babaları kabul etmezken dünyaya kendi ikizini, kızların amcasını babaları olarak tanıtıyor. Soy bağları o kadar karmaşık bir hâl alıyor ki nihayetinde, kim kimin annesi-babası her şey belirsiz bir hâl alıyor, anlamsızlaşıyor. Meşru ailenin soyadı Hazard ile gayrimeşru kızların soyadı Chance bile aradaki farka ironik bir şekilde dikkat çekiyor. Soy bağı karmaşasının yanında kültür, sınıf ve cinsiyet çatışmaları da sürüp gidiyor. Anlatım yer yer büyükü gerçekçi bir hâl alıyor.
Bilge KızlarAngela Carter · Sel Yayıncılık · 20250 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 4. kitabı
"De ki: Göklerde ve yerde neler var, bakın (da ibret alın!)' Yūnus suresi, 101." "İnsanı bu kadar şerefli ve değerli kılan akıldır." "Mahlûkatı incelemek demek, onların harikulâde hâllerini tefekkür etmek, çeşit çeşit mahlükatın yaratılma hikmetlerini düşünmek, mârifetullah yolunda Allah'a tazim göstermek demektir. Böyle davranmak kişideki yakîni kökleştirir. Bu hususta müttakîlerin dereceleri de farklı farklıdır. Ben bu kitabı akıl ve basiret sahipleri için Kur'an ayetlerinin birçoğunun işaret etmiş olduğu nimet ve hikmetlerin çeşitlerini tarif ederek telif ettim. Allah (celle celâlüh) aklı yarattı ve o akla ahdi göstererek onu tekmil etti, akıl sahip-lerine de mahlükata bakmalarını, o mahlûkatta bulunan harikulade hâlleri tefekkür ederek onlardan ibret almalarını emretmiştir. Kıymetli İmam-i Gâzalî, Yeryüzünün Yaratılmasındaki Hikmetler Denizlerin Yaratılmasındaki Hikmetler Suyun Yaratılmasındaki Hikmetler Havanın Yaratılışındaki Hikmetler Ateşin Yaratılmasındaki Hikmetler İnsanın Yaratılışındaki Hikmetler Sonuç İnsanın Değeri Kuşların Yaratılışındaki Hikmetler
1000k
Yaratılıştaki Sırlarİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 20201,544 okunma