Geçmişte yaşanan geçmişte kalır.
Sayfa 17 - 1.cilt·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Beden ölünce ruh da ölür mü?
Başlamak için, bir Müslüman yediğinizi farz ediyorum; dolayısıyla onu kendi özünüze katmış oluyorsunuz! Hazmedildikten sonra bu Müslüman'ın, kısmen et, kısmen kan, kısmen de sperm haline dönüştüğü doğru değil midir? Karınızla seviştiğiniz zaman, Müslüman'ın bedeninden aldığınız dölle, kalıba sevimli bir küçük Hıristiyan dökmüş oluyorsunuz. Şimdi soruyorum: Müslüman vücuduna sahip olacak mı? Eğer Yaradan ona vücut iade ederse, küçük Hıristiyancık, Müslüman'ın sadece küçük bir parçacığı olduğundan kendi bedeni bulunmayacaktır. Bana eğer, küçük Hıristiyan'ın kendi vücudu bulunduğunu söylerseniz, demek ki Tanrı Müslüman'dan, küçük Hıristiyan'ın ondan edindiğini geri almış olacaktır. Böylelikle, kaçınılmaz olarak ikisinden birinin vücudunun olmaması gerekir! Bana belki, Tanrı'nın, yeterli maddesi olmayana bu eksikliği telafi edeceğini söyleyeceksiniz! Evet ama başka bir zorluk bizi engelliyor, o da şu ki, cehenneme mahkûm Müslüman dirildiğinde ve Tanrı da ona Hıristiyan'ın çaldığının yerine yepyeni bir vücut verdiğinde, vücut tek başına, ruh tek başına bir insan meydana getiremediklerine, fakat biri ve diğeri aynı kişide birleşmiş halde, ve vücut ve ruh, her ikisi de insanın aynı derecede tamamlayıcı unsurları olduklarına göre, eğer Tanrı bu Müslüman'a kendininkinden farklı bir vücut sağlarsa, o artık aynı adam olamaz. Böylece Tanrı, cehennemi hak eden yerine bir başka adamı lanetler. Böylece, Tanrı, şehvet düşkünü bu bedeni, bütün duyularını suç işleyerek abartılı kullanmış bu bedeni cezalandırmak yerine bir başkasını, bakir olanı, saf olanı ve organlarını asla en küçük bir suç için bile hiç kullanmayanı ateşe atmış olur. Daha da çok gülüncü, bu bedenin cennet ve cehennemi aynı anda birlikte hak etmesidir; zira Müslüman olarak lanetlenmeliydi, Hıristiyan olarak da
Kadının sahiplenme içgüdüsü tehlikeli bir şeydir ve erkeğin, evlenmeden önceki kadınlardan deneyim edinemediği için pişman olmasına ve sonrasında bunu telafi etmek zorunda kalmasına neden olur.
Sayfa 97
Birtakım şeyler kırılır, bazen kırılanlar onarılır, fakat çoğu durumda fark edersin ki kırılan ne olursa olsun hayat o kaybı telafi etmek için yeniden şekillenir, bazen de muhteşem olur bu şekilleniş.
Sayfa 161·Kitabı okuyor
Telafisi Olmayan Şeyler Vardır
“Kaç özür kırılan bir kalbi telafi ederdi? Bunun gerçekten bir telafisi var mıydı veya olabilir miydi?”
Alıntı