OKUMASANIZDA OLUR
2/10
·299 syf.··
2026 45. kitabı
İlk olarak kitabın konusu biraz ilgimi çektiğinden okumaya karar vermiştim ama okumasaydım da olurmuş diyebilirim. 2 puan vermemin sebebi de kitabın akıp gitmesinden kaynaklı bir puan daha verdim yoksa 1 verirdim Okursanız bir şey kaybetmezsiniz çerezlik bir kitap eğer sinirleriniz bozulsun istiyorsanız okuyabilirsiniz zira okurken sinirlerimi bozduğunu söyleyebilirim. Neyse Konusuna gelirsek eğer ana karakterimize bir mektup geliyor (kitap direkt konuya giriyor) ve bu mektupta prensin eş seçimi için aday olabileceğini öğreniyoruz şimdi burda aslında mektup göndermeleri de saçma geldi bana televizyon ve telefonlar var kitapta mektup ne alaka? Neyse çok detaya girmeden devam ediyorum. İşte sonrasında kız gitmek istemiyor. Bu kızın bir tane sevgilisi var ve o da diyor ki git gitmen daha mantıklı olur?? Burası ne alaka falan olmuştum. sonrasında başka gece geldiğinde (bu arada kız karakter 16 yaşındaydı sevgilisi kaç yaşında bilmiyorum) kız evlenelim beraber yaşayalım diyor çocukta diyor ki para sıkıntı olur ki bana mantıklı geldi sonra kız diyor ki para sıkıntı olmaz ben seni böyle de seviyorum?? Bunlar ayrılıyor sevgilisi gururlu davrandığından ve iletişim kopukluğu oldu bence birbirlerine karşı dürüst olabilirlerdi planlarından bahsedebilirlerdi ama yok illa gurur ve kız bir iki gece ağladı o kadar sonrasında sanki hiç sevgilisi yokmuş gibi davranıyordu ama sözde öyle hissediyormuş yazar yazınca anladım onu da! Neyse çok saptım sonuç olarak prensin eş seçim töreni sanırım ona katılıyor ve tabiki de seçiliyor ( her ne kadar kız karakter kendisinin seçilmesinin imkanı olmadığını söylese bile!) Ve toplamda 35 kişi seçiliyor bu arada. 35 kız prensin baştan çıkartıp prenste ona uygun olan eşi seçimine dayalı bir roman tüm olay bu ( tabi kitap içerisinde biraz tarih
Beni SeçKiera Cass · Dex Yayınevi · 20131,456 okunma
9/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 01:27
Turgut Özben'in kaybıyla yolumuza başladık... ya da kaybettik mi demeliyim? Kitap, daha ilk sayfalarda okuyucuyu bir belirsizliğin içine itiyor. Turgut Özben'in üç yıldan beri 'kayıp' olduğu bilgisi, aslında sadece fiziksel bir kayboluşu değil; bir insanın kurulu düzeninden, kimliğinden ve toplumsal rollerinden kopuşunu temsil ediyor. Bir insan neden tüm izlerini silip gitmek ister?.. Belki de 'tutunmak' o kadar ağır gelmiştir ki, kaybolmak tek kurtuluştur... Sayfa 29 (Alıntı): Havaya kaldırdığı Selim'i duvara sürüklendi. Siyah saçlarından yakalayarak başını duvara dayar: "Dökülmeyen saçlarından asacağım seni." diye bağırırdı. "Erkeğin kılları göğsündedir, oğlum Selim." Hemen gömleğini çıkarır ve boynuna kadar bütün gövdesini kaplayan kıllarını gösterirdi Selim'e. "İğrençsin Turgut. Sen onları, üniversite kantinindeki kızlara göster. Kapat şu ormanı." Bir erkeğin yanında soyunmasından sıkılırdı Selim. "Beni, aşağılara çekiyorsun Turgut. Senden kurtulmalıyım." Turgut, pantolonunu da çıkarır, kollarını açarak bağırırdı. "Ben, senin bilinçaltı karanlıklarına ittiğin ve gerçekleşmesinden korktuğun kirli arzuların; ben senin bilinçaltı ormanlarının Tarzanı! yemeye geldim seni. Benden kurtulamazsın. Ben, senin vicdan azabınım!" "Bağırma, anladık. Benim vicdan azabım bu kadar kıllı olamaz. Ruhbilimci Tarzan, lütfen giyin."[Bu sahnede sinirlenmem gerekiyordu ama kahkaha attım. Aklıma bir anda televizyon ekranında beliren Yaprak Dökümü (Orman Tarzanı) Tahsin'in duş alma sahnesi geldi.] Sayfa 33-34-35: Turgut'un Rüyası üzerine 1) Aslında Selim’i değil, kendi kibrini gömüyor. Selim’in ölümü bir mikrop gibi Turgut’un zihnine giriyor ve onun o 'mühendis titizliğiyle' kurduğu düzenli hayatını çürütmeye başlıyor. 2) Cenaze töreni, toplumun her şeyi nasıl bir 'tiyatroya' çevirdiğini
2024 Okuma Raporları
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·165 syf.·
2026 17. kitabı
Türkiye'deki mevcut ve kirli diyebileceğimiz futbol düzeni nedeniyle bir Anadolu takımının Avrupa kupalarında mücadele etmesi ve başarılı olması nadir bir olaydır. İşte Samsunspor taraftarı, takımlarının elde ettiği bu başarıyı ölümsüzleştirmek için bu kitabı çıkarmışlar. Kitap genel itibariyle üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde Samsunspor'un 90'lı yıllarda elde ettiği Balkan Kupası şampiyonluğu ve Inter Toto Kupası'nda oynadığı maçlar anlatılmış. İkinci bölümde Samsunspor'un geçen sezon elde ettiği lig 3.'lüğü ve devamında Avrupa'da oynadığı maçlar ele alınmış. Her maçın öyküsü tek tek işlenirken takım kadroları ve maçtaki önemli anlar tıpkı maç skoru sitelerindeki gibi görsel olarak aktarılmış. Son bölümde ise Samsunspor'un Konferans Ligi'nde yarı final eşiğinden dönen bu başarısı üzerine ulusal medyada meşhur olan isimlerle birlikte Samsunspor maçlarını deplasmanda izleyen taraftarların görüşlerine yer verilmiş. Televizyon ve internet ortamından tanıdığımız Erdal Hoş, Gökhan Abdik, İbrahim Kırkayak, Murat Kargı, Özgür Buzbaş, Özkan Öztürk gibi sunucu ve spor yorumcularının objektif görüşleriyle kitap biraz daha renkli hale gelmiş. Samsunspor futbol denince özel bir camia olarak biliniyor. Geçmişinde İstanbul takımlarının tahtını sallayan başarılarıyla, 20 Ocak kazasıyla, defalarca küme düşmesine rağmen bir Karadenizli inadı edasıyla tekrar geri dönmesiyle... Tüm bunlara son 10 yıl içinde 2. Lig'e düşme, kayyuma kalma, batmanın eşiğine gelme, küllerinden doğma, transfer yasaklı ve 15 oyuncudan oluşan kadrosuyla ligi 3. bitirip Avrupa'ya gitmesiyle ve tabii ki UEFA Konfreans Ligi çeyrek finali de eklendi. Tüm bunlar Samsunspor'u biraz daha özel yaptı. İşte bu kitap tüm bunlara değinen bir eser durumunda. Mehmet Yılmaz daha önce Samsunspor üzerine yazılar yazmış,
Atatürklü Arma Avrupa'daKolektif · İstanbul Samsunsporlular Derneği Kültür Yayınları · 20263 okunma
10/10
·168 syf.·
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Aşıklar Ölmez , Ömer Lütfi Mete tarafından kaleme alınmış; klasik bir roman gibi olay örgüsü olan bir eser değil, daha çok hikmetli sözler, diyaloglar ve kısa anlatılar üzerinden ilerleyen derin anlamlı bir kitaptır. Özellikle “Kuşçu” karakteri etrafında şekillenen bu eser, aşk, insanlık, ahlak ve varoluş üzerine düşündürür. Genel Yapı ve Anlatım Kitap, bir bütün hikâye yerine parça parça anlatılardan oluşur. Bu anlatıların merkezinde, bilge bir karakter olan Kuşçu vardır. Kuşçu, özellikle “Yusuf” gibi karakterlerle yaptığı konuşmalar üzerinden okuyucuya dersler verir. Eser aslında bir bakıma, televizyon dizisi Deli Yürekteki Kuşçu karakterinin sözlerinin edebi bir forma dönüştürülmesidir. Konu (Ne Anlatıyor?) Kitapta temel konu: Gerçek aşk nedir ve insan nasıl bir varlık olmalıdır? Kuşçu’nun anlattıklarıyla: Aşkın sadece bir duygu değil, insanı dönüştüren bir hal olduğu, İnsanların çoğunun gerçek anlamda âşık olmadığı, Modern insanın sevgiyi tükettiği ama gerçek aşkı yaşayamadığı anlatılır. Ana Temalar 1. Gerçek Aşk ve Sahte Aşk Kitapta en güçlü tema budur. Kuşçu’ya göre: Gerçek âşık, sevdiğini tüketmez; onunla var olur. Sahte âşık ise sevgiyi sahiplenir ve yok eder. Bu fikir şu anlayışla özetlenir: “Âşık sevdiğiyle değil, sevmenin kendisiyle yaşar.” 2. “Âşıklar Ölmez” Felsefesi Kitabın ana fikri buradan gelir: Gerçek âşıklar fiziksel olarak ölse bile, Onların sevgisi ve etkisi yaşamaya devam eder. Bu yüzden: Ölüm beden içindir, aşk için değil. 3. İnsan Olmak ve Nefs Kuşçu sık sık insanın içindeki “hayvani yön” ile “insani yön” arasındaki çatışmayı anlatır:
Edebiyat
Aşıklar ÖlmezÖmer Lütfi Mete · Yakın Plan Yayınları · 2014320 okunma
Çocuklara kötülüklerden korumak için yapılacaklar listesi
8/10
·195 syf.··
2026 4. kitabı
Suçlular sadece başka insanları hedef seçmediler. Yani yakın akrabalardan yada Koç, hoca amca gibilerden de çıkabilir. Bazı ebeveynler Belki de çocukları tedirgin etmekten korkarak hiçbir şey yapmazlar. Maalesef bu başını kuma gömme tarzı yaklaşım çocukların savunması kalmasına sebep olur. Tüm eleştirilere itaat etmelerini gerektiren katı bir tarzda yetiştirilmiş çocuklar özellikle risk altındadır.@ Hayatta hiçbirimiz her şeyi çözemeyiz, Bu yüzden başkalarının tavsiyelerine başvurur. Çocuk yetiştirme konusunda ucuz teorilere başvuranlar, kendilerini Nasrettin hoca'nın masalında yanlarında bir eşekle ve oğluyla giden hocanın durumunda bulurlar. Yani ne yapsalar çözüm bulamıyormuş gibi hissederler. Sezgi ve sağduyudan yararlanmak Sezgi bir şeyi düşünmeden anlamanı sağlayan ani bir histir. Mesela ani ve sebepsiz bir duyguyla karşıdakinin iyi biri olmadığını hissedebilirsiniz işte bu sezgidir. Mesela bazı iş adamları sahte bir işin neredeyse kokusunu alır. Birkaç yıl polislik yaptım ve Sezgin kayda değer bir şekilde gelişmeye başladı. Sezgi ve sağduyu birlikte gider. Birçok insanın başı sağduyu görmezden geldiği için belaya girer. Sağduyu, eğer bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, genellikle gerçek olmadığını öngörür. Mesela baba çocuklarıyla aşırı ilgilenen bir Koru şefini tuhaf bulduğunu ancak çocukların ve annelerinin bu ilgiden memnun olduklarını bildiğinden onların mutsuz etmek istemediğini itiraf etmiş. Yani sağduyu ve sezgisini görmezden gelmiş ve bedelini oğlu ve ailesi ödemiştir (tacizci bir Kore şefi olayından alıntı) yetişkinler sağduyu sahibidir bunu çocuklarına da geçirmek için çaba göstermelidir. Küçük çocuklara bile sezgilerine güvenmeleri öğretilebilir. Şüphelenen bir çocuk kaba davranmaktan korkmadan kaçmalıdır. Çocukların sevgilerini
Çocukları Kötülüklerden KorumakRobert Stuber · Beyaz Yayınları · 19986 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2022 17. kitabı
Bugünün kayınvalideleri dünün gelinleriydi. Bugünün gelinleri de yarının kayınvalideleri olacaklar. Ey yâr, Allah seni senin gibi gelinlerle lütuflandırsın.(Koca Duası ) ​İlk öğreteceğiniz kelime "Allah" olsun. İlk cümle ise "La ilahe illallah." Çocuğun tertemiz zihni kelime-i tevhid ile beslensin. Yıllar geçse bile tevhidin eseri görülecektir. Onu kötü sözden ve arkadaştan, ateşten korur gibi koruyun. Hayat boyu lazım olacak en önemli mutluluk azığı olan iffetini unutma. Onu da sandığına koy. Koy ki hem sana hem de senden olanlara lazım olacak. İffet ve hayâ erkeklere ve kadınlara en çok lazım olan erdemdir. Günlerden bir gündü. Günlerden o gün geldi ve sen de hayata gözlerini açarak dünya tarihine adını kazıdın. Senden önce dünyaya gelenler gibi ve senden sonra dünyaya gelecek olanlar gibi, sen de yaratılanların arasında yerini aldın. Annene, babana Allah'ın lütfuydun. İstedikleri, bekledikleri, dualarıydın. Sen eşinle geçireceğin zamanın ne kadar kıymetli olduğunu biliyor musun? Onunla muhabbet etmek, verimli zaman geçirmek ona yapabileceğin en büyük ikramdır. Dünyaları versen elde edemeyeceğin sevinci, birlikte geçirdiğin o tatlı vakitle elde edersin. Mutlu edersen mutlu olursun. Giderek sana benziyor değil mi? Aynı baban gibisin, diyerek ona bir kere daha sarılıyorum hep. Sana kızarak, bak işte senin çocuğun, demedim hiç sana. Sende olan her güzeli ona verdin hep. Sen de bana benzetirsin hep biliyorum, annen gibisin, dersin, annen gibi saf ve duru. Şımartır beni sözlerin, şımarmayı bile beceremeyen beceriksiz halimle şımarmayı denerim. Eşinin davetini geri çevirme. Onu şeytanın tuzağına düşürmüş olursun. Eşlerin birbirinin ihtiyacına cevap vermemesi onları yanlışa sürüklemektedir. Bir anlık gafletle eşini aldatmaya kadar gidebilir. Burada sebep olan da yapan
Aşkın Ev HaliAhmet Bulut · Timaş Yayınları · 2018869 okunma