Gelin inceleme
7/10
·408 syf.··
2026 21. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 18:03
Kadın karakterimiz Misery oldukça iyi bir karaktere sahipti. Zaten onun için okudum. Adam karakterimiz Lowe o kadar kararsızdı ki beni oldukça kitaptan soğuttu. Misery yaklaşmaya çalıyor ama Lowe her seferinde; "Olmaz yapamayız, uyumlu değiliz, ayrılmalıyız, uzak durmalıyız." Resmen bu sözlerini kitabın sonlarına kadar devam ettirdi. Yeter artık dedim ya, bir kerede uzaklaştırma dedim! Kadınla cinsel temasa gelince sanki gerçekten karısıymış gibi sevişiyor. Sonra yok hataydı, yok özür dilerim, yok bir daha olmamalı, yok yapamayız. Misery' i gerçekten tebrik ediyorum çünkü ben onun yerinde olsam Lowe' a tekmeyi basardım. Zaten Misery' inin çabası ve gayreti olmasaydı bu ilişki ilk başta biter ve Lowe ise pes ederdi.
Aşk
GelinAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 20241,066 okunma
Puan vermedi·72 syf.·
2026 297. kitabı
Tanzimat döneminin önemli yazarlarından biri olan Ahmet Mithat Efendi'ye ait bu eser hem trajıkomik yanıyla hem de gerilim oluşturmasıyla şahsım adına beğendiğim bir eser oldu. Özellikle o günün İstanbul'unun günlük yaşantısı, eğlenceleri, giyimi, kuşamı gibi konularda bizleri bilgilendirmeyi de başarıyla sağlıyor. Ana karakterimiz Behram Ağa'nın elinde olmadan mecburiyetten bir dolapta mahsur kalması, o dolabın içindeyken dışarıda olan olaylara gizlice şahit olmasını ve başına gelen olayları konu edinen bu eseri bir çırpıda keyifli okuyacağınıza inanıyorum. Şimdiden iyi okumalar...
İnceleme
Dolaptan TemaşaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,624 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi
Merhaba kitap dostlarım bugün size fantastik, macera ve gizem türünde @mstf_dilsiz kaleminden #düzen kitabı ile geldim. Kitap Türkan adlı bir genç kızın ekseninde ilerlemektedir. Türkan küçük yaştan itibaren bir eğitime dahil edilir. Burada kendisini beklenmedik gizemli olaylar, macera, ve sırların olduğu bir dünyanın içinde bulur. Zaman ilerledikçe Türkan Türklerin kurduğu yüzyıllardır varlığını gizlice sürdüren bir teşkilatta “Saka” olarak yetiştirilmeye başlanır. Kitap boyunca bu teşkilatın nasıl kurulduğu , üyelerin nasıl seçildiği ve hangi amaçlar doğrultusunda eğitildi anlatılmaktadır. Kitabın ana temasa Türk tarihi , kadim bilgiler, gizli yapılanmalar, Kimlik arayışı ,kurulan teşkilatların sırlarla örülü yapısı anlatılmaktadır. Akıcı ve hızlı ilerleyen bir kurguya sahip . Tarih, mitoloji, fantastik, gizli teşkilatlar ve kadim sırlar temalarını seviyorsanız macera ve temposu yüksek bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. “ Uyanma vakti geldi. Çiçekler ancak zamanı gelince açarlar.” “ Vatan bazen dünyaya sığmaz bazen de küçük bir yüreğin içinde atar. “ Çocuklarım, canlarım unutmayın bizim yapmak istediğimiz de verdiğimiz savaşta, beyaz, iyi, kötü ya da taraf yoktur.” Bu kitabımı Kübra Kabakcı öncülüğünde#birkelimelikitapokuyoruz etkinliği için okudum. @oceangirlbook @perseusyayinevi #keşfetteyim #okudumbi̇tti̇
DüzenMustafa Dilsiz · Perseus Yayınevi · 202412 okunma
10/10
·288 syf.··
2026 13. kitabı
" Güzel güzelliğini bir noktada toplarken, güzellik her noktadan temaşa etmekti" demiş yazar. Nakkaş'ın fırçasından çıkan renklerin seyrine durduk. Güzelden yola çıkarak güzelliğin sırrına ermek dileğiyle. Kendimi mavinin tüm izlerinden arındırarak oturdum bir sohbetin halkasına. Okudukça renklerin duraklarında kimi zaman nefes aldık kimi zaman pişmanlık rüzgarıyla savrulduk. "Ben" ve "ama" larla dolu kendi masivamızın girdabında renkten renge halden halde bulandık. Kâh idrak ettik kâh idrak denizinde boğulup bir gönül erinin yardımıyla sekinet kıyısına vardık. Enelerimizin elinde birer oyuncak olmanın hezimetiyle yorgun düşerken gönüllerimiz bir Allah dostunun aynasında güç buldu. Nakkaşı okudukça kendi hikayemizin satırları dizildi karşımıza. Öylesine bizden öylesine biz. İnsan nisyandı. Önce nimeti vereni unuttu sonra nimeti ve sonunda kendi hakikatine olan sadakatinin nisyanliğiyla kulluğun hakikatinden oldu. Gönlüme renk renk nakış olup işlendi, belki de satırlara sahiplik edenin hürmetine böylesine sirayet etti. Şah nakşibendi hazretlerinin hayretleri artıran gönüllere nakşedilen hayatından nasiptar olmak dinleyenlere tavsiyemizdir.
NakkaşSadiye Erol Aykaç · Nesil Yayınları · 2022458 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 75. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 06:57
GÜNLÜK YAŞAM FELSEFESİ . Düşüncenin hayata temas ettiği, hayatın da bu temasa kendi diliyle karşılık verdiği canlı bir alan bu kitap. Biz okuyanları yalnızca düşünmeye değil; hissetmeye, yaşamaya davet eden, sabah kahvelerimize, yürüyüşlerimize, sessizliklerimize eşlik eden deneyimler silsilesi . Arkadaşlığa, düşmanlığa, ölüme, sanata, birlikteliklere, sosyal hayata, ucundan siyasete, kendi korkularımızın yarattığı özgürlükten daha pek çok konuya ilişkin bir sohbet bu. Gündüz Vassaf ile Duru Uslu' nun düşündüren, kurcalayan, bizleri de yanlarında hissettiren samimi sohbeti. Sıradan görünen hayatlarımızın aslında ne kadar derin felsefi sorularla örülü olduğunu hatırlatan, bizleri gündelik yaşamın içindeki görünmez kalıpları sorgulamaya davet eden çok özel bir eser. Gündüz Vassaf,insanların geçmişin yükleriyle ya da geleceğin kaygılarıyla yaşadığını, bundan sebep de içinde bulunduğu anı kaçırdığını savunuyor. " Hayat, ertelenen mutlulukların değil, yaşanan anların toplamıdır" belirterek bizi an'a döndürüyor ve bunu yaparken kendi yaşamından sunduğu kesitlerle son derece sade ve anlaşılabilir bir dil ile silkeliyor aslında bizi. Ön söz de diyor ya bize, " Alarmsız güne başlamaya, her günün sonunda bugün ne öğrendiğinizi, bugün sizi neyin mutlu ettiğini düşünmeye, cümleleri farklı kurmaya bir davet... " Birkaç kısacık çıkardığım mottolar ile gönülden tavsiyemdir sizlere . Keyifle; √ Kaybetmeyi göze al, riski göze alarak yaşa! √ Derdin her neyse, bir gün, bir ay, bilemedin bir yıl sonra, tamamen unutulacak olmasa da belleğimizin uzak köşelerine depolanacakken, bencil olma, anını abartma! √ Yaşadığınız günün hakkını verin. √ Kuşkuyla yaklaş, seziyle anlamaya çalış. √ Hakkını ver yaşadığının. Zamanını güzel kullan, sevgiyi paylaş. √ Durun ve bir şey istemeden bakın.
Günlük Yaşam FelsefesiGündüz Vassaf · Tuhaf Yayınları · 202643 okunma
Dulluk ve zorlukları
8/10
·80 syf.··
2026 9. kitabı
Bu romanı çok beğendim. Sizlerin de beğeneceğini düşünüyorum.Tanzimattan beri kötü kadın tiplemesi edebiyatımızda var. Genelde gayri-müslüm kadınlardan oluşturulur zaten kötü kadın karakterler. Namık Kemal’in “İntibah”ı mesela. Nefret etmiştim. Amaç toplumu eğitmek olduğundan, iyiyi/kötüyü yazar, kendi bakışından kendi ahlakından yerleştirir, bariz taraf tutar. Ben de bunu hiç sevmem. Bana göre bu kötü bir edebiyattır. Ahmet Mithat’ın “Dolaptan Temaşa”sını da epey eleştirmiştim. Yine bir tanzimat eseri olan “Dolaptan Temaşa” incelememde bu topraklardaki namusun psikolojik yansıması adında bir bölüm paylaştım. Orada neden sadece kadınların bu psikolojik ve toplumsal baskıyı yaşadıklarını anlatmıştım. İşte o roman kötü bir roman örneğiydi. Bu romansa, “Siyah Gözler” ise aynı toplumsal baskıdan çıkmış iyi bir roman. Romandan önce “Cemil Süleyman’ı” kısa bir tanıyalım. 1886 İstanbul doğumlu. Babası Kaymakam. Dönem karışık bir dönem olduğundan babası bir sürgün, bir görev derken Beyrut - Halep - Sidon dolaşıyorlar ailecek. Ta ki Cemil Süleyman’ın Beyrut’ta TIP okumaya başladığı zamana kadar. O sene annesi kollarında vefat edip, babası da 2 ay bile olmadan akrabadan biriyle evlenince Cemil Süleyman’a Beyrut dar geliyo ve Tıp eğitimini İstanbul’a Mekteb-i Tıbbiye’ye aldırıyor. Edebiyatla ilgili olduğundan İstanbul’da Servet-i Fünun ile yolları kesişiyor. Edebiyat hayatı böyle başlıyor. Ama Cemil Süleyman için hekimlik ve vatani görevler her şeyden önemli hele ki veba salgını varken. Cidde, Karaman, Hicaz, 1.Dünya Savaşı, Yanya, Arabistan, Batum, Kurtuluş Savaşı Antalya, Cumhuriyetten sonra Çanakkale, Samsun. Buralarda hem hekimlik hem askerlik yapmış, Harp Madalyası, Demir Salip Nişanı kazanmış… velhasıl görmüş geçirmiş bir adam. Zaten işte bu doktor olmasından ve Servet-i
Siyah GözlerCemil Süleyman · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20264,048 okunma