"60'LAR HİKÂYE 70'LER TERANE 80'LER ŞAHANE"
"Ahhh o siyah önlükler ve kar beyazı yakalıklar! O dönem nasıl da nefret ederdik ama gelin bir de şimdi sorun bize! Yeniden giymek için can atarız, can!
...
Sonraları siyah önlükler kalktı ve önce mavi, daha sonra da diğer renklerde önlükler giyilmeye başlandı. Fakat biz siyah önlük giyip beyaz yaka takan nesil, her zaman şimdiki nesilden daha şanslı olacağız! Evet, birçoğumuz siyah önlük giymek ve yakalığımız yana kaymış vaziyette, tebeşir tozlarına bulunmak istiyoruz! Keşke, keşke..."
Zaman makinesi icat edilemedi belki ama bazı anılar var ki bizi saniyeler içinde geçmişe ışınlayabilir. O anılar, bir defterin kapağında, bir reklamın melodisinde, ya da vatkalı bir omuzun kıvrımında saklıdır.
Sayfaları çevirdikçe hafızamızın en renkli arşivleri yeniden açılıyor. Kimi zaman bir kahkaha, kimi zaman içten bir hüzün, ama en çok da "ah o eski günler" dedirten anılar...
Eser, anı, gözlem, mizah ve nostaljinin iç içe geçtiği, kuşaklar arası bir zaman köprüsü niteliğinde. Bireysel hafızayla kolektif belleğin kesiştiği bir noktada duruyor ve okura hem içsel bir yolculuk hem de toplumsal bir hatırlama seansı sunuyor.
Kitap âdeta bir zaman tüneli.
60’lar: “Hikâye”
Dönemin siyah-beyaz dünyasına dair sade, samimi ve içe dönük bir bakış. Anlatımda nostalji kadar tarihî detaylar da hissediliyor. Radyodan dinlenen haberler, mahalle komşuluğu, ilk kez televizyonda görülen filmler… Yazar bu dönemi “hikâye” olarak adlandırıyor çünkü o yıllar daha masum, daha az iddialı ama çok daha sıcak bir zaman olarak bellekte yer ediyor.
70’ler: “Terane”
Politik kargaşaların, idealist hayallerin, toplumsal çalkantıların dönemi. Ancak tüm bunlar arasında bireysel romantizmin, müzikle yoğrulmuş bir gençliğin, meydanlarda değil ama sokak aralarında yaşayan