Tanpınar üzerine bir incelem
Puan vermedi·656 syf.·
2026 45. kitabı
Eser harikulade bir altyapıya sahip. Anlatacağı döneme giriş mahiyetinde vermiş olduğu bilgiler özet olmasıyla beraber harikulade ehemmiyet taşımaktadır. Bu da yazarın ilgili dönemlere ve konulara vukufiyetini göstermesi açısından ehemmiyet arz etmektedir. Ayrıca eser ilgili dönemin siyasi şartlarını anlamak ve elitist tabakanın siyasi yaklaşımlarını öğrenmek ve incelemek içinde ayrı bir kıymeti harbiyesi vardır. Eser hakkında değinilmesi gereken bir başka konu ise edebiyat tarihi olmasıyla beraber bilim tarihi niteliği taşımasıdır. Bu yönüyle eser bilim tarihçilerinin izleyeceği metodoloji açıdan öneri sunar. Bu noktada Tanpınar her zamanki takdiri şayan eleştirilerine yer vermiştir. Bu bağlamda Tanpınar, tam bir metodoloji müessisi de denilebilir. Bu açıklamalarla beraber merak ettiğim konu: Tanpınar İslam dünyasında roman vb edebi türlerin gelişmemesini İslam dünyasındaki tenkit istidadının olmamasına bağlamaktadır. Acaba gerçekten bu sebepten mi bu şekilde olmuştur. Yoksa bu kabiliyetten başka altında yatan temel saik var mıdır? Varsa bu nedir? On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi Ahmet Hamdi Tanpınar
Edebiyat
On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı TarihiAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 2012901 okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2017 55. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2017 00:00
Geçenlerde 1999 yılında Furkan Yayınlarından çıkan Prof. Dr. Ahmet Yüksel ÖZEMRE’ye ait olan bir kitabı tetkik etme imkânı buldum. Kitabın ismi, “Kur’an-ı Kerim ve Tabiat İlimleri Tenkidi Bir Yaklaşım” idi. Özemre, birçok çarpıcı başlıkla kısa ve öz Kur’an-ı Kerim ile tabiat ilimlerinin ilişkisini ele alırken bu hususta yapılan yaygın yanlışları bilim adamı hüviyetini dini ilimler konusundaki derin müktesebatını birleştirerek ortaya koyuyor. 2008 yılında Rahmet-i Rahman’a kavuşmuş bulunan Ahmet Yüksel Bey, Türkiye’nin ilk atom mühendisi olması hasebiyle pozitif ilimler konusunda Türkiye’de muteber bir mevkie sahip. Dini ilimler sahasında yazdıklarıyla da ne denli bir derinliğe sahip olduğunu ortaya koymuştur. Kitabın ilk bölümünde tabiat ilimleri üzerine yazdığı makalelerle “ilim”, “pozitif ilimler”, “bilimcilik ideolojisi”, “model” ve “senaryo” kavramlarını açıklar. Bir ihya hareketi olarak başlayıp daha sonra “aklın” “sünnetin” de Kur’an ayetlerinin de üstünde ve onları sorgulayabilen bir konumda tutulduğu düpedüz Dinde Reform Hareketi’ne dönüşen “modernist akım”ın yaklaşımlarını tenkit eder Özemre. Bilhassa Kur’an’ın Çağdaş İlmi Tefsiri projesinin zahiri bütün füsununa ve cazibesine rağmen “anlamsız ve tehlikeli bir ütopya” olduğunu iz’an ve fehamet sahiplerine gösterir. Modern müfessirlerin kendi hevâ ve heveslerine göre tevil etmeye çalıştığı müteşâbih ayetlerin teviline ilişkin edepten söz eder. Kur’an’da beyan edilen mucizelerin rasyonel görünümlü zorlama açıklamalarının anlamsızlığını açıkça ortaya koyar. Kitapta modern müfessirlerin fazlaca itibar ettikleri “Big Bang Senaryosundan” da bahsetmektedir. Öncelikle “senaryo” kelimesinin; hakkında kesin bilgi sahibi olamadığımız olayların, olabildiğince bir sebep-sonuç ilişkisi gözeterek,
Kuran-ı Kerim ve Tabiat İlimleriAhmed Yüksel Özemre · Furkan Yayınları · 19994 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi··
Beğendi
Tenkit için okuyan, istifade edemez. Başkası için okuyan, istifade edemez. Kendi nefsi için okuyan, istifade eder. #k:134286Sabır, insana önce zehir gibi olur, fakat fıtrata yerleşince bal olur. Kendi iç yolculuğunuzda rehber bir okuma olması dileğiyle.
SözlerBediüzzaman Said Nursî · Envar Neşriyat · 19966,9bin okunma
6/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 22:55
"Papalagi" (veya orijinal adıyla Der Papalagi), Alman yazar Erich Scheurmann tarafından 1920 yılında yayımlanmış oldukça sıra dışı ve düşündürücü bir kitap. Papalagi denince beyazlar ya da yabancılar anlaşılır. Ama sözcüğü sözcüğüne çevrilirse göğü delen anlamına gelir. Samoa'ya ilk misyoner bir yelkenliyle gelmişti. Yerliler bu beyaz yelkenliyi ufukta bir delik olarak gördüler, beyaz adamın içinden çıkıp kendilerine geldiği bir delik. O, göğü delip geçmişti. Kapitalizmin yaşatıldığı sekuler toplumu daha yakından tanımak için, modernliğin medeniyet diye pazarlandığı sistemi görmek istediğimizde tüm açıklığı gerçekliği ile "Papalagi" karşımızda. Kitap ismi ile iddialı ve dikkat çekici olduğu kadar, kısa olmasına rağmen yine de anlamlı, bakış açısı sunması, düşündürücü olmasıyla beni kendine çekti ve okurken içimden tebrikler sunduğum bir kitap oldu adeta. Özellikle Afrika Dramını okuyup bu konuda bir ders aldıktan sonra, kapitalizm ve demokrasi gibi, "Kur'an'ın da ifadesiyle; yaldızlı sözler" ile insanların nasıl kandırıldığını, insanların peşinden koştukları dünya ve içindeki nimetlerin aslında aracı iken nasıl yegane amaca dönüştüğünü anlatan ve yeniden anladığım çok güzel bir kitap. İnsanoğlu tabiatı gereği unutan, dalan, günaha meyilli bir varlık olması nedeniyle kendine hakikati anlatacak, yaşamının içindeki yaratılanların amacını hatırlatacak türden kitaplar okumaya muhtaç. Özellikle de mana ile maddenin yer değiştirdiği, anlam kargaşası yaşandığı, duyguların renginin kaybolduğu bir çağda, bir zaman diliminde Batıyı ve batının bize sunduğu ya da dikte ettiği kültürü, bugün özenilen o Avrupai yaşamın aslında arka planını çok güzel anlatan bir kitap ve her insanın okumasını istediğim, dili hafif bir kitap oldu benim için. Papalagi yani beyaz adam, sömürünün
1000Kitap
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,2bin okunma
1/10
·448 syf.··
2026 30. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:06
Prof. Dr. Ali Osman Ateş’in Hadislerle Kalıp Yargılarda Kadın kitabı hakkında şahsî kanaatimi paylaşmak istiyorum. Bana göre bu eser, Ehl-i sünnet ve’l-cemaat çizgisinde okumaya alışkın olan herkes için çok dikkatli yaklaşılması gereken bir kitaptır. Çünkü yazar, kadınla ilgili sahih kabul edilen birçok hadisi merkeze almakla birlikte, çoğu zaman senedde yer alan önemli râvileri tenkit ederek ve rivayetleri yoğun biçimde eleştirerek ilerliyor. Kanaatimce, İslam’daki kadın kimliğini yüceltmenin yolu hadisleri reddetmek veya sürekli problemli görmek değildir. Asıl mesele, hadisleri doğru yöntemle anlamaya çalışmaktır. Eğer bir hadisin senedi sahihse, bizim ilk vazifemiz onu hemen reddetmek değil; bağlamını, şerhini, diğer rivayetlerle ilişkisini ve âlimlerin nasıl anladığını araştırmaktır. Anlayamadığımız noktada ise, inkâra gitmeden ilmî bir tevakkuf ve teslimiyet göstermemiz gerekir. Bu noktada, daha önce okuduğumuz Yusuf el-Karadâvî’nin Sünneti Anlamada Yöntem kitabının ne kadar kıymetli olduğunu yeniden fark ettim. Çünkü o eser, hadisleri parçacı değil; bütüncül bir usulle, Kur’an, diğer hadisler, tarihî bağlam ve şerh geleneği içerisinde değerlendirmeyi öğretiyor. Bu kitap ise bana göre bazı yerlerde hadisi anlamaya çalışmaktan çok, “Bu bugüne uyar mı, uygun mu?” merkezli bir eleştiri çizgisine kayıyor. Bu yüzden özellikle halk arasında veya hadis usulüne yeterince hâkim olmayan kişiler tarafından okunmasının kafa karışıklığına sebep olabileceğini düşünüyorum. Zira benim zihnimdeki kadın, hadis ve ayet eksenli sorulara çözüm üretmekten ziyade, bazı noktalarda yeni soru işaretleri doğurduğunu hissettim. Elbette bu benim şahsî değerlendirmemdir; farklı düşünenler olabilir.
Hadis Temelli Kalıp Yargılarda KadınAli Osman Ateş · Beyan Yayıncılık · 200642 okunma
İlahi Komedya Cehennem/Araf/Cennet
7/10
·304 syf.··
2026 5. kitabı
Sonunda üç kitabı birden (Cehennem/ Araf/ Cennet) okumuş bulunuyorum. Bir ölümlünün tamamen hayal gücü ile ahirete yolculuk yapması fikrine daha en başından hayran olduğumu belirtmiştim. Cehennemi, azapları ve günahkarları betimlemesi en çok sevdiğim kısım oldu. Kitabın bir de romantik bir boyutu var ki bu da Dante' nin Beatrice' e olan aşkı. Kadına olan tutkusu nasıl bir boyut kazanmış ki ona reva gördüğü konum Cennet'in en yüksek mertebelerinden biri. Bununla da kalmayıp kendini yoldan sapmış biri gibi nitelerken yol göstericisi olarak yine Beatrice' i seçmiştir. Kitabın hayran olduğum bir diğer kısmı ise Papalık ve Kilise'nin yanlışlarının eleştirilmesi, yoldan çıkmışları tenkit etmesi için Dante'nin Azizler tarafından görevlendirilmesi. Öte yandan zorlandığım kısımlar ise; mitolojik kavramların sıklıkla geçmesi, İtalya' nın 1200-1300 lü yıllardaki karışık siyasi durumu ve özel isimlerin çokluğuydu. Hatta uzun zaman sonra okuduğum en ağır kitaplardan biriydi diyebilirim.
1000Kitap
İlahi Komedya - CennetDante Alighieri · Nilüfer Yayınları · 20141,897 okunma