OSMAN/ AYFER TUNÇ
8/10
·504 syf.··
2026 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 02:09
Pardon Osman… Sen kimsin? Mağdur musun, yoksa zalim olmayı seçmiş bir mazeret mi? Katil misin, maktul mü; yoksa her ikisini de aynı bedende taşıyan biri mi? Ölümün kaza mıydı, yoksa uzun zamandır sürdüğün sessiz bir intiharın son perdesi mi? Acı veren misin, yoksa acının içinde büyüyüp onu başkalarına sızdıran biri mi? Korkak mısın, yoksa korkusunu erdem gibi taşıyan bir kahraman taklidi mi? İyi de Osman… niye? Neydi elini kolunu bağlayan? “Çocukluk travmaları” deme bana. Baban Necmi Bey’in yaptıklarını sıralama sakın. Bunların hiçbiri, “çok seviyorum” dediğin kadının adım adım içine sürüklendiği çukuru görmeni engelleyecek kadar büyük değildi. Olmamalıydı. Sen neden hep birileri tarafından sarılıp sarmalanmak istedin Osman? Seni sarsınlar, annen gibi kollasınlar diye miydi çevrene giydiğin o mütevazı haller? Yoksa sevgi dediğin şey, sorumluluktan kaçmanın en zarif kılıfı mıydı? Bence sen, o sevmediğini söylediğin iğrenç kardeşin Teoman’dan
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,4bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 42. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2025 00:00
Ne okudum ben? Ali Teoman bu sefer de okurlarla oynamış. Muğlak , belirsiz bir zeminde ilerliyoruz. Kafkaesk arka kapakta bile yazıyor ama ben katılmıyorum çok önemeliyse Kafkaesk atmosfer tamam biraz karanlık ve kasvet için kullanılıyor ama bürokrasi çarkları arıyorum illa ki, yok! Daha duygular üzerine bir metin. İkili ilişkiler ancak birçok çeşitleme mevcut. Sonunda anlaşılıyor biraz bu çeşitlemenin nedeni ama kim kimdir pek netleşmiyor. Biraz spoilera yakın bir şeyler: Benim gençliğimde yaşlılara bakar(şimdi o yaştayım jshsh) hayatlarıyla ilgili hikayeler uydururduk. Eşikte böyle bir oyunun izleğinde ilerliyor. Ancak uydurmalarda kendilerinden de izler var. Bu sonlarda anlaşılıyor, o zamana kadar belirsizlik hakim. Anlaşılınca da her şey tam yerine oturuyor mu, hayır :) Tabii Ali Teoman’nın dil kullanımı lezzetli, farklı anlatıcılar da denemiş. Sadece ilk bu kitabıyla başlamayın bence, eleştirmenlere oyun oynadığı kitabı daha iyi bir başlangıç, Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı. başkasına oyun oynarken daha çok seviyorum:) Eşikte, ilk romanıymış sonra tamamlamış da arka kapak bilgisi.
EşikteAli Teoman · Yapı Kredi Yayınları · 2014107 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·176 syf.·
2025 120. kitabı
Hermann’dan okuduğum dördüncü kitap bu ve her seferinde aynı şeyi yapıyor: Sakinliğin içindeki gerginliği öyle ince bir yerden yakalıyor ki, ben okurken hem huzursuzlanıyorum hem de bu huzursuzluğu bırakmak istemiyorum. Stella’nın sıradan görünen hayatına sızan yabancılık hissi, Hermann’ın cümlelerinde o kadar doğal ki insan kendi gündelik ayrıntılarına bile şüpheyle bakmaya başlıyor. Bir kapının önünde durma hâlini bile hem merakla hem tedirginlikle dolduruyor. Yani aslında hiçbir şey olmuyormuş gibi görünen anlarda aslında her şey oluyor. Hermann’ın soğukkanlı, keskin ama bir o kadar da özenli dili okurun içini çepeçevre sarıyor. Bağıran sahneler yok; yüksek sesli dramlar yok. Gerçek hayat gibi ilerliyor her şey: Fısıltılardan yükselen bir gerilim, küçük işaretlerden büyüyen bir yabancılaşma. Ve belki de kitabın en vurucu tarafı bu: Aşkın başlangıcı sandığımız şeylerin çoğu zaman bir “izleme”, bir “bekleme”, bir “yanlış okuma” hâline dönüşebileceğini incelikle hatırlatması. Bütün Aşkların Başlangıcı, okuru sarsmak için çırpınmayan ama sarsmayı asla unutmayan bir kitap. Bittiğinde düşündüğüm şey şuydu: Günlük hayatın sessiz yerlerinde ne kadar çok hikâye saklı duruyor. Ve bazen bize en yakın sandıklarımız bile aslında yabancılığın başlangıcı olabiliyor. Tavsiyemdir.
1000Kitap
Bütün Aşkların BaşlangıcıJudith Hermann · Sia Kitap · 2025664 okunma
10/10
·406 syf.··
Beğendi
·
2024 289. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2024 00:00
"SEVGİLİ BELLA" "Bir gece karanlığından anlayacaksın beni. Soğuk rüzgarları teninde ve hücrelerinin derinliklerinde hissettiğinde anlayacaksın. Gerçek yalnızlığı bilip tanıdığından anlayacaksın. İnsanların yüzlerine bakıp görmek istediğini göremediğinden anlayacaksın. Ve duymak istediğini duyamadığında... Uzun sessizlikler kulaklarına gerçekleri fısıldamaya başladığında anlayacaksın. Duymak istemeyeceksin, kulaklarını kapatacaksın. Fakat seslerin geldiği o yere hiçbir vakit ulaşamayacaksın. O kadar derinden hissettiğin şeylere dokunmak isteyip de dokunamadığında anlayacaksın." Eğer eşinizden geriye, sürekli kafanızın içinde sizinle konuşan, size arkadaşlık eden bir iç ses kalsa, ne yapardınız? Sevgili Bella okurken, Teoman’dan Sevi’ye miras kalan tek iyi şeyin bu ses olduğunu fark ediyorsunuz. Sevi ve Teoman, Güzel Sanatlar Fakültesi’nde tanışıp önce arkadaş, sonra aşık, en sonunda evli bir çift oluyorlar. Sevi eşine derin bir sevgi beslerken, Teoman’ın içinde sevgi eksikliği vardır; bu eksikliğin kaynağı ise onun çocukluk yıllarına dayanır. Ne yazık ki, mutlu görünen bu evlilik, Teoman’ın ani intiharıyla trajik bir sona ulaşır. Sevi, hem sevdiğini kaybetmenin acısıyla hem de cevapsız sorularla baş başa kalır. Teoman’ın ölümünden sonra Sevi, annesinin yanına taşınır ve geçimini sağlamak için evdeki antika eşyalarını satmaya başlar. İşte tam bu dönemde, üniversitedeki hocası Cüneyit’in aramasıyla hayatına yeni bir kapı açıldı. Hocası, Teoman’la ilgili bilmediği bazı gerçekleri Sevi’ye anlattı ve ona bir günlük verdi. Bu günlük, Teoman’a aitti. Sevi günlüğü okumaya başladığında, bir yandan hayal kırıklığına uğradı, bir yandan da uzun süredir cevap bulamadığı soruların yanıtlarını keşfetti. Günlüğü okumaya başladıkça Sevi, Teoman’ın gerçek dünyasıyla ve yaşadığı
Edebiyat
Sevgili BellaFatih Kot · İkinci Adam Yayınları · 202333 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2025 10. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2025 15:05
Kitap kapağından satırların arasına sızdığım öyküler. Norveç’e Kuzey Işıkları’nın altında bir kasabaya, Venedik kanallarına, Çek kaplıcalarına, Nevada çöllerine.. Judith Hermann, insanın farklı hallerini kendi tarzınca gözler önüne seriyor. Onun öykülerinde sandalyem elimde geziyorum ve her ana oradaymışçasına eşlik ediyorum. O puslu hava dağılmasın diye ses etmiyorum. Hayal kırıklıkları, nihayete ermeyen aşklar, yarım kalmışlık ve tekinsizlik dostlukların, ilişkilerin, aile bağlarının, yolculukların zeminini oluşturuyor. Hepsi, o puslu havayla bir bütün oluşturuyorlar. Hermann’dan okuduğum üçüncü kitap. Tarzını sevsem de bu kitabın benim için diğer ikisinin gerisinde kaldığını söylemeliyim. Hala “Yaz Evi Daha Sonra” favorim derim.
Sadece Hayaletler, Ötesi YokJudith Hermann · Sia Kitap · 202374 okunma
9/10
·448 syf.··
2025 2. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2025 12:43
“Bir kitabın son sayfası zannettiğiniz, ola ki ilk sayfasıdır başka bir kitabın.” Merhaba, ben geldim. Hem 2025 yılının hem de canım Serkan Hocamın “Ne Yazsa Okurum” maraton grubunun ilk romanı; Ali Teoman’dan Uykuda Çocuk Ölümleri ile… Ali Teoman ile tanışma metnim, yalan yok sadece tanışma değil yazarın adını ilk kez duyduğum roman ve bu da benim ayıbım, ama hakikaten ciddi bir ayıp. Çok üzgünüm. Ali Teoman; beyin tümöründen 2011 yılında 49 yaşında aramızdan ayrılmış. Bakın romanı okuduktan sonra onu kaybetmek çok daha üzdü beni. Yaşasa bu edebiyat dehasından daha neler neler okuyabileceğini düşünmek ve yazarla birlikte okuyacağım metinleri de kaybetmiş olmak ayrıca bir üzüntü nedenim oldu. Artık hali hazırda basımı olanlarla yola devam edeceğim maalesef… Uykuda Çocuk Ölümleri yazarın ve Konstantiniyye Üçlemesi’nin ilk romanı. Çalıştığı “Şirket” adlı kapalı (her anlamda kapalı- ne yaptığı roman sonuna kadar belli olmayan) bir kurumda 7. Dereceden 7. Kademeden ve 7 yıldır bu şirkette çalışan ve en az toplamda 12 yıl çalışması gereken Xeno’nun masasına bir zarf gelmesi ile başlıyor kurgu. Ama ne kurgu, YKY basımı ile 447 sayfa yani en az 600 sayfa okuduğunuz, şirketin labirent gibi katlarında dolaştığınız, sürekli aradığınız ama neyi aradığınızı tam olarak da bilemediğiniz, bildiklerinizin bazen fazla bazen de ne denli eksik olduğunu fark ettiğiniz, Antik Yunan’dan 2000’lere uzanan fantastik ve Kafkaesk bir kurgu. Klostrofobisi olanların muhtemelen boğulma hissini derinden hissedeceği Türk Edebiyatının en iyi postmodern romanlarından biri. “Kendi yazgısını kendi çizer kişi, doğru ya da yanlış seçimleriyle.” Romanın başında Ali Teoman için Kafka, Oğuz Atay, İhsan Oktay Anar, Orhan Pamuk ve postmodern başka yazarlarla benzerlik kurduğunu düşünebilirsiniz ama bu
Uykuda Çocuk ÖlümleriAli Teoman · Yapı Kredi Yayınları · 2018292 okunma