Yeliz GÜL

Yeliz GÜL
@terapisanati
Terapi de bir sanat değil midir, sancılı bir süreci içinde barındıran, iyileştiren, yenileyen...
6/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:00
İntihar Dükkanı da son zamanlarda çok konuşulan kitaplardan biriydi. Bir insan neden intihar ederi sorgulatan depresif bir kitap sanabilirsiniz ama değil aksine tam bir kara mizah kitabı. Hayatın yüküne dayanamayanlar son alışverişini yapıyor. Düşünün ki ölmek istiyorsunuz ve gittiğiniz dükkanda nasıl ölmek istiyorsanız onunla ilgili tüm malzemeler ve yöntemler var ve kesin çözüm risksiz. Ne çok farklı intihar yöntemi varmış diyor da özendiriyor sanmayın. Zehirler, ipler, tıraş bıçakları, öldüren öpücükler ve daha birçok intihar yöntem paketleri mevcut dükkanda. Dükkanda satış yapan tüm aile depresif ve intihara meyilli ama dükkanı işletmek için edemiyorlar. Ailenin en küçüğü hiç birine benzemeyen hayat dolu bir çocuk. Ama kitabın son cümlesi beni adeta şok ediyor ve uzun süre boş boş duvara baktığımı hatırlıyorum.
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 00:00
Hakan Günday ne yazsa okuyun. Ama yazarı bu kitabıyla tanışmaya başlamayın. Çünkü diğer yeraltı edebiyatı romanlarından çok farklı. Farklı yerlerde yayımladığı kısa öykülerinden oluştuğu için diğer romanlarındaki tadı bulamayabilirsiniz. Ankara seyir defteri, Ot dergisi gibi farklı yerlerde yayımlanan 34 kısa öykülerinin bir derlemesi #DERZ
DerzHakan Günday · Doğan Kitap · 02,233 okunma
9/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2025 44. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2025 11:21
Proust ilk kitabi olan "Hazlar ve Günler"i yazarken, beğenmediği için bu kısa öyküyü kitabindan çıkarmıştır. Ancak sonradan bir dergide yayınlanmasına izin vermiştir. Yazar yıllar sonra bile geriye dönüp bu yazdıklarına budalaca bir öykü olarak bahsetmektedir. Öykünün konusu, seçkin bir hanımefendinin aşkının billurlaşması üzerine bir incelemedir. Madeleine, o zamana kadar neredeyse hiç dikkat etmediği bir adama, geçici bir hevesle kendini kaptırıverir. Bu olayın tetikleyicisi ise, adamın yakın bir zamanda uzun bir yolculuğa çıkacağını öğrenmesidir. O zaman aşkının farkına varır. Ancak aşkına karşılık bulamaz. Kendisine takındığı kayıtsız tavrı anlamaya çalışır, kendisi gibi kimsenin asla hayır demeyeceği değerli birine yapılan bu kayıtsızlığı anlamaya çalışır. Araştırmaları sonucunda da adamım kendisi gibi soyluları değil, değersiz atfedilen insanlara ilgi duyduğunu öğrenir.. Ve beklenmedik bir şekilde kitap bir anda biter. Bana kalırsa ne kadının ki gerçek bir aşk ne de erkeğinki kayıtsızlıktı.. Sırf kendisi ona bakmadığı için ilgiye alışkın bir kadının bir anda ona kapılması sonucu olaylar gelişmeye başlamış gibi göründü. Ama o kadar güzel betimlemeleri var ki, 45 sayfalık bu kısa kitabi sadece bunun için okuyun derim. Alıntılarımda da görebilirsiniz. Proust severlerin araştırmaları sonucunda bulunan yazısı hemen kitaba dönüştürülmüştür. Ocak 2024 de ilk baskısı Yapı Kredi Yayınları tarafından yapılmıştır. Proust ne yazarsa okurum diyenler buyrun okuyun. Hiç okumadıysa da bu kısacık kitabıyla onunla tanışabilirsiniz. 《Tek bir mücevher takmamıştı, sarı tülden bluzu cattleyalarla kaplıydı, karanlık bir kuleden sarkan cansız ışık süslemeleri misali siyah saçlarına da birkaç cattleya (katleya: parlak renkli, gösterişli çiçekleri olan bir orkide cinsi)
Kayıtsız AdamMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 2024452 okunma
8/10
·824 syf.··
Beğendi
·
2025 42. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2025 11:08
Ferit Edgü'nün yarım yüzyıl boyunca yazdığı 9 öykü kitabını içeren, hemen hemen yazarın bir yaşamını yansıtan 181 öykünün yer aldığı 824 sayfalık devasa bir başyapıt. Bir anda 9 kitabini birden okumak bana ağır gelse de, yazarın kalemini sevdiğim için artık doydum diyebilirim. Ciltli kitapları seviyor olsam da ayrı ayrı alınıp kitapları okunsa daha pratik olabilir okuması, ama maalesef hala bazi kitaplarının baskısı tükenmiş. Bu ciltte yer alan kitaplar: DO SESİ İŞTE DENİZ, MARİA DOĞU ÖYKÜLERİ ÇIĞLIK BIR GEMİDE AV DEVAM BOZGUN KAÇKINLAR. Kitabi ilk elime aldığımda, neden ismi LEŞ diye merak etmiştim. Onu da giriş bölümünde yazar şöyle belirtmiş: 1958 yılındaki en eski öykülerinden birinin adı olan "Leş" ismini vermiş. Yıllar önce "Bir Gemide" adlı kitabı ile Sait Faik Ödülünü aldığı sıralarda telefonu çalmış bir akşam: "Beni tanımazsınız, önemi de yok, bir zamanlar leş adlı bir öykünüzü okumuştum, merak ediyorum hala arada bir de olsa, teknenize gelip yapıştığı oluyor mu?" diye sorunca yazar donup kalmış; sonra "hayır, kurtuldum ondan" diye cevap verince; "işte buna memnun oldum" demiş karşıdaki ses ve mutluluklar dileyerek kapamış telefonu. İşte bu nedenle, Baudelaire' in bir şiirinden ödünç aldığı başlığı seçmiş bu kitaba.. Yazar bu kitabına "kitaplarımın kitabı", benim yazma serüvenlerimin bir ürünü diye de ekliyor. Gerçekten muazzam bir kitaptı. Minimalist bir anlatım dilini benimseyen yazarın, az kelimeyle çok derin şeyler anlatabilmesi beni etkilediğinden beri birçok kitabını okudum. Bu kitapla da babasının kör olduğunu öğrendim, babasını anlatan birçok öyküsü de vardı. Aralarında öylesine bir yaşantısını yazıp bunu neden yazmış, ne demek istemiş dediğim de oldu. Ama hiç sıkmadı. En çok da; Do Sesi, İste Deniz Maria, Bir Gemide ve Devam kitaplarını sevdim
LeşFerit Edgü · Everest Yayınları · 2021312 okunma
Puan vermedi·198 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2025 00:00
Bu kitabi okumak istemedeki en büyük motivasyonum, bu şarkı oldu: Teoman- GÖNÜLÇELEN. Kitap ilk basıldığında bu ismi almıştı ve Teoman bu kitabı çok severek kendi gençlik yıllarına benzettiği için de onun için bu şarkıyı bestelediğini duyduğumda çok şaşırmıştım. Yıllardır da hep konserlerinde kitaptan bir paragraf sahnede okuyarak hayranlarına kitabı fırlatırmış.. Daha genç yaşlarda okusam daha çok sevebilirdim aslında.. Tam bir ergen ağzıyla yazıldığı için edebi bir anlatım beklemeyin. Dümdüz bir dille basit, yalın ve yarı otobiyografik tarzda olan eser, bir çırpıda okunabilir. Bir dünya klasiklerinden olduğu için ben gerçekten hem yazarı hem de teomanı tanımak için okudum diyebilirim. Ergenlerin dünyasını anlayabilmek, onlarla iletişim kurmak isterseniz size iyi de gelebilir. Edebiyat dünyası bu kitabı sevenler ve sevmeyenler olarak ikiye ayrılıyor diyebilirim. Ben biraz arada kaldım. Kitabın son sayfasında da bir anda açığa çıkan psikiyatri kliniği durumundan sonra biraz daha devamı olsa da okusam dedim. Aslındaki kitapta psikiyatri kliniğinden taburcu olmayı beklediği sırada anlattığı- oraya nasıl ve neden geldiğini- bir hikayeymiş... 16 yaşındaki Holden Caulfield, liseden atıldıktan (daha önce de birçok okuldan atılmış) sonraki birkaç günü nasıl geçirdiğini ve iç dünyasına tanıklık ediyorsunuz. Oldukça agresif halleri ve argo diliyle konuşan birinin ailesinden sevgi göremediğini ve yalnızlaştığını, hayat karşısındaki karamsarlığını ve umutsuzluğunu görmek içinizi acıtıyor. 1951'de ilk basılan kitap çok yankı uyandırmış. Çok varlıklı bir aileden gelen Holden'in New York sokaklarında geçen hikayesi.. Yalnız, dışlanmış, anlaşılmamış ve iç dünyasında kaybolmuş.. Çok bayılmadım ama bazı kitaplar okunmalı dediklerimden oldu. Tavsiye edemeyebilirim
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,2bin okunma