Ayfer Tunç’a sevgiler
Puan vermedi·
Biliyor musun bizim sokakta bi bina intihara teşebbüs etti . Ayfer Tunç ve yine keyifle okuduğum bir eser… Yargılamaya kıyamadığımız kişilerin içinden çıkan sakin katiller mi desek, Acizliğini bedava pazarlayan Leyla mı desek, Ölüyle ölen ama çürümeyen eş mi desek, Ne dersek diyelim Üretmeye yazmaya ve bize keyifle okumaya itmeye devam etmek dileğiyle …
Mağara ArkadaşlarıAyfer Tunç · Can Yayınları · 20221,306 okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 10:37
KÜRK MANTOLU MADONNA (Roman) SABAHATTİN ALİ Toplumcu gerçekçi sanat anlayışını yazdığı roman ve hikâyelere yansıtan, bundan önce de yaşadığı hayata bu perspektifle bakan ve bunun bedelini ödeyen istisna sanatçılardan biri olan Sabahattin Ali’yi okumaya, onun en çok bilinen üç romanından biri olan Kürk Mantolu Madonna ile devam ediyoruz. Romanın merkezinde bulunan kahraman Raif’tir. Raif, anlatıcının bir şirketin muhasebesinde çalışmaya başladığında karşılaştığı sıra dışı bir mesai arkadaşıdır. Dış dünyaya karşı pasif bir tepkisizlik içinde olan Raif’i tanımaya çalışan anlatıcı, bir süre sonra onun hastalanıp öleceğine şahit olacaktır. Ölmeden önceki son akşam kendisine bir günlüğüne emanet edilen defter okununca, Raif’in dış dünyaya taşmayan iç dünyasının merkezinde, romanda sürekli “Kürk Mantolu Madonna” olarak anılacak olan Maria’nın bulunduğu anlaşılır. Tabiatı gereği çekingen olan Raif, babası tarafından Almanya’ya, ailece uğraştıkları sabun işinde kendisini geliştirmesi için gönderilir. Raif bir pansiyona yerleşerek yeni hayatına uyum sağlamaya çalışır. Biraz da resme meraklıdır. Bir resim sergisinde bir kadın portresini görüp duygusal olarak adeta kilitlenir. Resim onu o kadar çok etkiler ki etraftakiler bunun dedikodusunu yapmaya başlarlar. Resmi yapan ressam yanına gelerek onunla tanışır. Ancak Raif nazarını resimden ayıramaz. O günün akşamında pansiyondaki dul kadınlarla dışarı çıkar. Bu sırada resimdeki kadını kendilerine bakarken görür ve kolundaki dul kadını bırakarak onun peşine düşer. Bir barda keman çaldığını öğrenir. Onu takip ederek tanışır. Kadın da onu tanımıştır zaten ve bir önceki gün yanına gelip onunla tanıştığını hatırlatır. Raif şoktadır. Kadınla zaman geçirirler. Sıra dışı bir kadın olduğu bellidir. Hayata kendi başına tutunan, kendi
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·144 syf.··
2026 75. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 18:57
Bazı notlarım aşağıdaki gibidir: İntihar ürünleri temin ve tedarik eden dükkan sahipleri de intiharı düşünür ancak aileden birinin intiharı halinde hizmet akamete uğrayacaktır dolayısıyla intihar bu aile için düşünülemez ve tatbik edilemez bir eylemdir. "Ölümünüzü başaracaksınız..." Başarılabilecek son şey ölümdür insan için...ancak İngilizce'de örneğin ölmek de doğmak gibi "passive", yani edilgen bir eylemdir. İngilizce yazılan incelemelere baktığımda kaosa sürüklenmiş dünyada insanların intiharı bir çıkış yolu olarak benimsemeleri ne atıf yapıldığını gördüm. İntihar kelimesinin özellikle tercih edildiğini çünkü ölüm ile intihar arkasındaki sınırın insan iradesine bağlandığını, hayatında hiçbir şeyi başaramamış insana bir başarı alanı tanındığını görmemek kabil değildi. deliberate killing of oneself," from Modern Latin suicidium "suicide," from Latin sui "of oneself" (genitive of se "self"), from PIE *s(u)w-o- "one's own," from root *s(w)e- (see idiom) + -cidium "a killing," from caedere "to slay" (from PIE root *kae-id- "to strike"). Etimolojik sözlükte karışma çıkan ilk açıklama bu. İnsanın belirli bir kasıt ile kendini öldürmesi. (Bir mesaj bırakmak, güçlü olduğunu ispatlamak vb) Kelime kökünde saklı bir 'kendilik' var. İntihar kişinin kendisine yönelik bir eylemi ve bunu kazaen değil kasten yapması gerekiyor. Yani irade şart. Satırları aşağı kaydırdıkça 'sane" kelimesi ile karşılaşıyorum. Akıl...insane ise delilik...demek ki aklın yerinde olması gerekiyor bu eylemin gerçekleştiği sırada. Diğer yandan 'commit suicide' şeklinde kullanılıyor kelime, yani uygulanıyor, gerçekleştiriliyor... (Bir paragraf 'çünkü' ile başlamaz ama...) Çünkü terminolojide intihar ve intihara teşebbüs ayrı ayrı ele alınıyor. İngilizce inceleme yazısında da başarıya ulaşamayan
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,6bin okunma
Yaşamak?
9/10
·296 syf.·
2026 4. kitabı
Uzun bir aradan sonra ilk defa inceleme yazıyor olmanın gerginliği var üstümde, o yüzden kalemimi mazur gör. İnceleme yazmak için neden bu kadar beklediğimi ben de bilmiyordum, ta ki Gece Yarısı Kütüphanesi'ni okuyana kadar. Anladım ki ben, kalbime dokunan kitaplar üzerine konuşmayı daha çok seviyorum. Lise yıllarımda hep bu tarz kitaplar okumuş ve inceleme yazmışım. Üniversiteye geçtikten sonra roman okumadım desem yeridir. Alana dair yahut daha bilimsel bazlı eserlere öncelik verdim ve anladım ki bu beni doyurmamış. İçimde bir boşluk kalmış... Kitabı abartmayacağım ama bendeki tesirini olduğu gibi aktaracağım: Romanda Nora adında bir kız var. Hayatta pişmanlıkları olan, heybesinde iyikilerden çok keşkeleri biriktiren bir kız. Koskoca gezegende sıkışıp kalan, kendisine asla tahammülü olmayan biri... Ölümle yaşam arasında kalıp ölmeyi seçiyor. Peki sonra? Ölmek midir kurtuluş yolu, ya farklı bir karar verseydi. Daha yaşanmamış günlerin yaşanmaya değer olmadığı kanısına nasıl varılabilir ki? İntihara teşebbüs edip gözlerini usulca kapadığı anda kendisini bir gece yarısı kütüphanesinde buluyor ve bu hayatın sonsuz olasılıkları içinde bir sergüzeşte atıyor ilk adımını. Mesele de bu değil mi zaten; tahta kuru mu yaş mı bilmeden de olsa o adımı atabilmek, yaşadım diyebilmek. Kitabı okurken ilk başta oldukça ütopik gelebilir ama bilhassa son kısımlarda sayfaların gözlerimden, kalbime doğru hızla aktığını hissettim. Okurken ben Nora olmuştum. Pişmanlıklarım yüzüme tokat gibi çarptı. Kaybolmuşluğum karşıladı beni satırlarda. Hayatımın aldığım kararlardan etkileneceğini ama daha alınabilecek bir sürü karar, yaşayabileceğim bir sürü gün olduğu beni unuttuğum bir gerçekle yan yana koydu: Umut etmek. Öyle bir zamanda tanıştım ki bu eserle; engebeme düzlük oldu sanki. Lafı bu
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 09:53
İntihar Dükkanı* ~ Jean Teule . Alıntılar; . Yaşamak Öldürür. . Birçok insan acemilik ediyor... Biliyor musunuz, yüz elli bin insan intihara teşebbüs ediyor ve yüz otuz sekiz bini başarılı olamıyor. Ve bu insanların çoğu daha sonra tekerlekli sandalyeye mahkûm olarak yaşıyor, yaşam boyu sakat kalıyorlar, halbuki bizde... Bizim intiharlarımız garantilidir. Sonu ölümdür, öyle olmadığında para geri verilir! Haydi, haydi, pişman olmayacaksınız bu alışverişten, sizin gibi bir atlet!.. Derin bir nefes alıyorsunuz ve hop, iş bitiyor! Ayrıca her zaman şunu söylerim, insan bir kez ölür ve bunun unutulmaz bir an olması gerekir. . Mesele şu ki yarın gene yaşamak gerekecek. . Kitap Yorumu; Karanlık’ta bir tabela düşünün ve o tabela’nın da ışıkları ara ara kesintili şekilde hafif de ses çıkaran elektrik kaçağı şeklinde ürktücü bir dükkan. Bu dükkan Aile dükkanı Olup yarım asırdan fazla bir süredir hizmet vermektedir. Bu hizmet hayatın vermiş olduğu sıkıntı ve üzüntülere dayanamayanların son kez alış veriş yapacakları bir yerdir. Bu yer de ölümü kolaylaştırmak adına kendi iç bünyesinde ki aile bireylerinin kimyagerlik seviyesinde envai çeşit zehirler üretmektedirler ve bu üretilen ürünleri hayatın son durağına gelmiş bireylere sunmaktadırlar, kimisine kolay, kimisine de zor ölüm seçenekleri sunup hayatlarını idame ettirmektedirler. Müşterilere görüşürü değil de elveda demeyi tembihleyen ebeveynlerin olduğu bir dükkan gerisini de siz okuyun hikaye içinde kim ne yapacak nasıl olacak diye. Akıcı bir dili var bu tarz sevenlere tavsiye edilir. “Ama sakın dükkana yolunuz düşmesin ;)” Kitapla kalın!
Edebiyat
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,6bin okunma
Anne Tanrı'ya inanıyordu baba inanmıyordu...
10/10
·600 syf.··
2026 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 14:44
yazar hakkında HANS FALLADA 21 Temmuz 1893'te Almanya'nın Greifswald şehrinde doğdu. Asıl adı Rudolf Wilhelm Friedrich Ditzen olan yazar, l 920'de çıkan Der ]unge Goedeschal adlı ilk romanından başlayarak Hans Fallada takma adını kullandı. Altı yaşındayken ailesi Berlinıe taşındı. l 909ıda bir kaza geçiren ve ertesi yıl tifo olan Falladaının aldığı ağrı kesicilerle hayatı boyunca sürecek olan uyuşturucu sorunu başlamış oldu. Okula uyum sağlayamayan ve kendini yaşıtlarından soyutlayan Fallada birçok kez intihara teşebbüs etti. Yattığı sanatoryumda edebiyatla ilgilenmeye başladı. l 929ıda Suse Isselıle evlendi ve çeşitli gazeteler ile kitaplarının yayıncısı Rowohltıda çalışmaya başladı. Adını l 93lıde yayımlanan Bauem, Bonzen und Bombenı1e duyurdu. l 932ıde çıkan Kleiner Mann - Was Nun? büyük bir başa­ rı yakaladı ve Yahudi yapımcılar tarafından filme çekildi. Bu, yazarın l 935ıte Nazi Partisi tarafından tehlikeli yazarlar listesine alınmasına neden oldu. Maddi sıkıntılar çeken yazarın l 940ılara gelindiğinde uyuşturucu ile alkol bağımlılığı iyice artmıştı. Suse Ditzen'le boşandıktan sonra l 944ıte Fallada eski eşine bir el ateş etti. Silahı ele geçiren Suse Ditzen yazarın kafasına vurarak onu bayılttı ve polisi çağırdı. Fallada, Nazilerin akıl hastanesine kapatıldı ve burada şifreli bir şekilde, otobiyografik sayılabilecek romanı Der Trinkenı yazdı. Nazi Partisiınin dağılmaya başladığı 1944 kışında serbest bırakıldı. Morfin bağımlılığı yüzünden hastaneye kaldırılan Hans Fallada bugün en popüler kitabı olan Herkes Tek Başı­ na Ölür'ü bitirdikten hemen sonra, 1947'de hayata veda etti. *** Herkes Tek Başına Ölür 2.Dünya Savaşı yılları faşizmin, Hitler'in ,gestaponun doruk noktasında olduğu yıllar ...yahudilerden çok Alman halkının üzerindeki baskıları anlatan bir roman. Herkesin
Herkes Tek Başına ÖlürHans Fallada · Ketebe Yayınevi · 2024596 okunma
Reklam
Reklam