offf babam bana sürekli şu stoğu al yok altın yok gümüş yok palladium yok şu şu kadar yükselmiş... yav adam öyle olmuyor işte işler, sen alıyorsun aldığın günün akşamı yüzde 50 zararın oluyor. listen up: etherium -50%, solana -50%, xrp -50%, acn -40%, rose -80%, pld -20%... öyle işte babacım kızın ne kadar zararda bilsen. İtalyan damat adayını finansci seçeceğim de şu portfolyome bi el atsın. gerçi onluk da cok bi durum yok kahretmesin gündemde ne varsa ona göre dansöz gibi kıvırtıyor borsa
tespit: Ben İtalyanca Yazıyorum Bakma Şapşik
1. Ortak Alanın Özgüleme Amacı (Mimari Proje) Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca, apartman veya sitelerdeki ortak alanların her birinin mimari projede ve yönetim planında belirlenmiş bir özgüleme amacı (kullanım amacı) vardır. Bir alan projede "yeşil alan", "çocuk oyun parkı", "sığınak" veya "otopark" olarak belirlenmişse, o alan sadece o amaç için kullanılabilir. Otoparkın özgüleme amacı, kat maliklerinin motorlu taşıtlarını güvenli bir şekilde park etmeleridir; çocukların oyun oynaması veya futbol sahası olarak kullanılması değildir. Dolayısıyla, ortak alanın amacı dışında kullanımı hukuka aykırıdır. 2. Can ve Mal Güvenliği Riski (Hukuki Sorumluluk) Otoparklar, doğası gereği araç hareketliliğinin olduğu, kör noktaların bulunduğu ve manevra yapılan alanlardır. Bu sebeple: Can Güvenliği: Hareket halindeki araçların çocuklara çarpma riski çok yüksektir. Hukuk, çocukların yüksek yararını ve can güvenliğini korumak adına bu riski barındıran alanlarda oyun oynanmasını meşru görmez. Mal Güvenliği: Atılan topların veya dikkatsiz oyunların otoparktaki araçlara zarar vermesi (çizilme, dikiz aynası kırılması, cam çatlaması vb.) mülkiyet hakkının ihlâlidir. Türk Medeni Kanunu uyarınca, bu alanlarda çocukların araçlara vereceği her türlü maddi zarardan, yukarıda da bahsettiğimiz gibi "ev başkanı" sıfatıyla anne ve babalar doğrudan ve tamamen sorumludur. Bu Durumda Ne Yapılabilir? Eğer sitenizde veya apartmanınızda çocuklar otoparkı oyun alanı haline getirdiyse, giriş ve birinci kat malikleri olarak şu adımları atabilirsiniz: Yönetim Kurulu Kararı Alınması: Apartman veya site yönetimi, kat malikleri kurulunda ya da kendi yönetim kurulu yetkisiyle, "Can ve mal güvenliği gerekçesiyle otopark alanında çocukların oynaması, top oynatılması ve bisiklete binilmesi yasaktır" şeklinde
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ortak Yaşam Alanlarında Huzur ve Sükûn Hakkı: Komşuluk Hukuku, Mülkiyet ve Sosyal Sorumluluk Ekseninde Bir İnceleme ​Modern kent hayatının en büyük açmazlarından biri, bireysel özgürlüklerin sınırları ile ortak yaşamın getirdiği zorunlulukların nerede kesişip nerede ayrılacağı problemidir. Özellikle apartman ve site gibi toplu yaşam alanlarında bu durum, hukukun, sosyolojinin ve felsefenin doğrudan konusu haline gelen yapısal bir çatışmaya dönüşmektedir. Bu çatışmanın en somut tezahür ettiği yerler ise hiç şüphesiz yapıların giriş ve birinci katlarıdır. Mimari konumları gereği ortak bahçe, otopark veya avlu gibi alanlara en yakın mesafede bulunan bu katların malikleri, dış dünyanın keşmekeşine karşı en savunmasız kesimi oluşturur. Gün boyu zihinsel veya fiziksel bir emeğin ardından evine dönen, dinlenme hakkını kullanmak isteyen çalışanların ya da yaşları gereği sükûnete muhtaç yaşlı bireylerin yaşam alanları, kolektif alanlardaki kontrolsüz eylemlerle sıklıkla ihlâl edilmektedir. Ortak alanlarda çocukların top oynarken sınırları aşması, gürültünün boyutu ile birlikte genel ahlâk ve toplumsal saygı kurallarını zedeleyen küfürleşmelere dönüşmesi, konuyu basit bir çocuk oyunundan çıkarıp mülkiyet hakkının özüne ve kişilerin ruh sağlığına yönelik bir müdahale zeminine taşımaktadır. Bu makalede, söz konusu sorun Türk hukuku, Yargıtay emsalleri, disiplinler arası mantıksal zemin ve toplumsal sorumluluk ekseninde analiz edilecektir. ​Mülkiyet Hakkının Sınırı ve Huzur Hakkının Felsefi-Hukuki Temeli ​Hukuk sistemlerinin temelini oluşturan mülkiyet kavramı, bireye sadece bir taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisi vermez; aynı zamanda o taşınmazın sınırları içinde dış müdahalelerden uzak, insani vakara yakışır bir yaşam sürme hakkını da tanır. Türk Medeni Kanunu kapsamında
Sosyoloji
Rasyonel ve Kaliteli İnsan Bulma Rehberi (Kendi tecrübelerimden)
Anlaşamama İhtimali Algoritması (Azalandan Artana) Bir profil tarandığında, o bireyle "Rasyonel bir düzlemde anlaşamama (Bilişsel tıkanma) riski" en düşük olandan en yüksek olana doğru kesin sıralama şöyledir: %10 - %15 Risk (Kusursuz Rasyonel Bölge): Profilinde kendi resmi yerine sadece nesne, mimari veya kitap sayfası olan; biyografisinde ise yalnızca isim ve meslek gibi düz kimlik kartı bilgileri barındıran profiller. İnterneti ego tatmin alanı olarak görmezler; odak noktası nesneler ve olgulardır. Zaman ve enerji yatırımı yapılabilir tek bölgedir. %20 - %25 Risk (Verimli Entelektüel Bölge): Profilinde somut üretimlerini, projelerini, mühendislik süreçlerini veya okuduğu kitapların altı çizili rasyonel pasajlarını paylaşanlar. Zihinsel dünyaları aktiftir, nedensellik bağları güçlüdür ve ham veri odaklıdırlar. Genel Sonuç Kitap siteleri, sosyal medya ve entelektüel görünümlü dijital platformlar da dahil olmak üzere her alanda primat genetiği ve kabile refleksleri ağır basıyor. Esther Vilar, Norah Vincent ve Ayn Rand gibi düşünürlerin kadınlarda daha fazla olarak (çünkü ihtiyaçları yok) insan doğası ve kitle dinamikleri hakkındaki gerçekçi tespitleri, gözlemlerle bir kez daha doğrulanıyor. Bu alanlardaki aktörlerin büyük çoğunluğu, gerçek bir bilgi arayışı veya entelektüel üretim yerine; "bakın ne kadar bilgiliyim" vitrini oluşturma, statü kazanma ve ilgi toplama amacı güdüyor. Kitap topluluklarındaki yoğunluk, okunduğu iddia edilen metinlerin sindirildiği gerçeğini yansıtmıyor; aksine kolektif bir simülasyondan ibaret kalıyor. Güzellik gibi hazır evrimsel avantajlara sahip olan profiller ise bilişsel kapasitelerini zorlama ihtiyacı dahi hissetmiyor. Deney, tecrübe ve laboratuvar niteliğindeki gözlemler sonucunda; dijital dünyada rasyonel, derin ve tutarlı bir
Biyoloji
Lakırdı
Ubi sunt: Latince retorik soru. Neredeler? Ubi sunt qui ante nos fuerunt: Nerede selef? (Bizden evvelkiler şimdi neredeler?) Edebiyat tarihinde edindiği yer, Ortaçağ Avrupası'ndan kalan Anglo-Sakson (Eski İngilizce) ve Eski Fransızca lisanlarıyla kaleme alınmış, çoğunlukla müellifleri meçhul şiirler. Karşılaştırmalı edebiyat çalışanlar, temayı Baruk Kitabı'nda da tespit etmişler ve Britanya ve kıta Avrupası'nda yayılmasındaki bir başka etkenin, bu dini metnin tesiri olduğunu öne sürmüşler. Yaşamın geçiciliği ve insan soyunun ölümlülüğü üzerine düşünmek, metin kaleme almak ya da sanat eseri yaratmak haddizatında din ile ilgili olmayabilir. Zira dinler, sona işaret etmekten ziyade sonsuzluğu müjdelerler. Dolayısıyla başkaca dini metinler gibi Baruk Kitabı'nın da tesiri, ubi sunt sorusunu beslerken, öteye, meçhul sonsuzluğa dair bir umudu da beslemesidir. Tolkien, Legendarium için aşağıdaki şiiri kaleme alırken, edebiyat tarihinde "The Wanderer" namıyla yer eden bir şiirden esinlenmiş. Gerçi esinlenmekten de öte bir iki dizesini neredeyse olduğu gibi aparmış. Erken 10. yüzyıla tarihlenebilen 115 dizeli, aliterasyonu bol Anglo-Saksonca şiir, hem bir ubi sunt sorusu, hem de aynı soruya verilen bir yanıt denilebilir. Mazinin bilge kralları, yiğit savaşçıları, güzel prensesleri, efsanevi toyları anılır, şimdi nerede oldukları sorulur ve yaşamın muvakkatliği tefekkür edilir. Böylelikle, Hristiyanlık değerlerinin de tesiriyle şair, hakikat perdesinin inceldiğini -asgari düzeyde de olsa saydamlaştığını- görür, zaman ve uzam sınırından öteye belli belirsiz nazar eder. poetryfoundation.org/poems/159113/th... poetryfoundation.org/poems/159112/th...

Mehmet Emin Alperen Kılıç

@toprakvegokyuzu
·
Hani nerede şimdi at ve binici? Üflenen boru nerede? Nerede miğfer, örme zırh ve uçuşan parlak saçlar? Korlaşan kızıl alev, arp teli üstündeki el, neredeler? Hani nerede bahar ve hasat, uzayıp giden başaklar? Dağdaki yağmur, çayırdaki yel gibi geçtiler. Batıda, tepeler ardında, gölge içine düşüp yitti günler Kim cem eder yanan kuru dalın dumanını? Ya da görür denizden döne gelen, akan yılları ? Tolkien, Lament for the Rohirrim Çeviren: Biri
Şiir
4. katman : “`gerçekliğin tuhaf sınırları`” (`kuantum`, `simülasyon`, `zaman`). - `kozmoloji` / `evrenin yapısı` (`fermi`, `entropi`, `büyük filtre`) - `zihin` / `algı` / `biliş` (mandela etkisi, dunning-kruger) - `mantık` / matematik sınırları (`gödel`, `zeno`) 1- `antropik ilke` – evreni “`neden böyle?`” diye değil, “`neden gözlemleyebiliyoruz?`” diye okumak gerekir. belki de evren, gözlemciyi zorunlu kıldığı için böyle görünüyor. 2- `schrödinger'in kedisi` – bir sistem gözlemlenene kadar hem ölü hem canlı olabilir. gerçeklik, bakışla “çöker”. 3- `heisenberg belirsizlik ilkesi` – bir şeyi ne kadar net ölçersen, başka bir özelliğini o kadar kaybedersin. evren “tam bilgi”ye izin vermez. 4-. “`bootstrap paradoksu`” – bir bilginin, nesnenin ya da olayın kaynağı kendi kendine döner. sebep yoktur, sadece döngü vardır. 5. “`dark forest` (`karanlık orman`) hipotezi” – evrende herkes sessizdir çünkü görünmek = yok edilmek olabilir. medeniyetler birbirini avlayan avcılardır. 6. “`kuantum ölümsüzlüğü`” – bilinç, her zaman hayatta kaldığı dalları deneyimleyerek “ölümü atlıyor” olabilir. (çok tartışmalı çoklu-evren yorumu) 7. `termodinamiğin ikinci yasası` – her sistem düzensizliğe gider. evrenin nihai kaderi: ısı ölümü ve bilgi çöküşü. 8. “`zaman oku` (`arrow of time`)” – geçmişi geçmiş yapan şey fiziksel yasalar değil, entropinin yönüdür. zamanın akışı aslında bir “asimetridir”. 9. “`gözlemci etkisi`” – gerçeklik, gözlemlendiği anda değişir. bu sadece fizik değil, bilgi felsefesidir. 10. “`bilişsel körlük paradoksu`” – zihin, kendi sınırlarını çoğu zaman kendi araçlarıyla göremez. görmediğini bile göremezsin. 11. “`bilgi evreni hipotezi`” – madde değil, bilgi temel olabilir. evren bir “hesaplama süreci” gibi çalışıyor olabilir. 12. “`holografik ilke`” – üç boyutlu