Puan vermedi·
henüz kitabı tamamlamamış olsam da okumayı düşünen arkadaşlara kesinlikle tavsiye ederim. özellikle kitabın ilk bölümünde 1908 devrimi'nin türk tarihi içindeki ehemmiyeti çok iyi açıklanmış. türk aydınlarının ekseriyası 1908 devrimi'ni basit bir anayasa ilanı olarak görse de bu topraklardaki esas burjuva devriminin -kapitalizmin kurumsallaşmasının- tarihin bu noktasında gerçekleştiğini yazar çok iyi göstermiş. bu türk tarihçiliğini bir ters ediştir ve bu değişimi tespit etmek 20. yüzyıl türk tarihini baştan yazmayı gerektirir. ayrıca değinmeyi gerekli gördüğüm bir diğer noktaysa 1908 devriminin bir halk hareketi olduğudur. final/noktalandırıcı kuvvet osmanlı'nın genç subaylarıdır burası doğru ancak 1904'te başlayan kitlesel vergi ayaklanmaları olmasaydı, merkez vilayetlerdeki osmanlı halkları müşterek halde hareket etmeselerdi askerlere bu son darbeyi indirecek meşruluk ve kuvvet sağlanamazdı.
1908 DevrimiAykut Kansu · İletişim Yayıncılık · 201552 okunma
Big-bang
Puan vermedi·167 syf.··
2026 23. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
Kitap içeriği ve adının uyumlu olduğu ender kitaplardan biri. Beatrice, bir böcek bilimci profesörün kızıdır. Profesör, Mısır'a bir seminer için gitmiştir. Orada ilgi alanı olan bok böceklerini anlatmak için bir seminer verecektir. Seminerden önce başka bir anlatıcının bok böceği baklalarından bahsetmesi onun dikkatini çeker. Bok böceği baklaları, Mısır'da kullanılan, cinsel gücü artırmak ve erkek dölüt oluşmasını sağlamak için kullanılan uyarıcı bir maddedir. Seminerden sonra Kahire sokaklarında dolaşırken birinin ona yaklaşıp "Bok böceği baklası ister misin?" diye sorması üzerine bu baklalardan alıp oteline geri döner. Otel odasına onunla konuşmak için gelen genç gazeteci Clarence ile tanışır. Clarence ile sohbet tadında bir röportaj yaparlar. Clarence ile sohbeti ilerletirler ve sonunda beraber yaşamaya karar verirler. Clarence da bir haber için gittiği Mısır'da bok böceği baklalarını keşfeder. Doğudaki soyun erkek çocuktan ilerleme anlayışından dolayı bok böceği baklalarının çılgın bir şekilde kullanıldığını görür. Yapılan son nüfus sayımında, yeni doğan erkek sayısının yeni doğan kız sayısına oranının ciddi bir şekilde fazla olduğunu tespit etmesi üzerine konu hakkında derin bir araştırmaya girişir. Daha fazla spoiler vermeden burada bitireyim... ​Bir çocuğun doğumu, özellikle de ilk çocuğun doğumu bir aile için milattır. Bütün düzen yıkılır, yerine yeni bir düzen kurulur. Düzeni yıkan ise 3-5 kiloluk, ağlamaktan başka bir şey bilmeyen bir et yığınıdır. Evin ortasına düşer ve atom bombası etkisi yapar. Büyük bir yıkım gerçekleşir. Her taraf toz duman olur. Tam bir Bing Bang ve yaratılış hikayesi. Herkes onun etrafında döner. O ise çığlıklarıyla etrafındaki toz yığınlarını bir hava bükücü misali dağıtmaya başlar. Salgıladığı kokuyla herkesi kendisine bağımlı bir
Edebiyat
Beatrice'ten Sonra Birinci YüzyılAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20192,059 okunma
Reklam
Mithat Cemal Kuntay - Üç İstanbul
Puan vermedi·648 syf.··
2026 16. kitabı
Edebî açıdan özellikle başları öyle zayıf geldi ki eserden ne anlayacağımı şaşırdığım anlar oldu ancak devamında anladım ki eserin amacı edebî keyif vermekten ziyade dönemin menfaat peşinde siyasî fikri değişen namussuzlarını okura tanıtmakmış. Abdülhamit'in Selanik civarını kurşun atmadan verdiğini daha önce de duymuştum, eserde verilen bilgilerden biri de budur. Eserde Divanı Lügatit Türk'ü bulan Ali Emiri Efendi hakkında bilgili ve namuslu bir memur olup kitap topladığından bahsedilir. Eser aslında günümüzde de devam eden çarpık ilişkiler, yapmacık saygı ve kendine işleyen bürokrasinin bir eleştirisidir. İttihat ve Terakkiyi ince ince eleştirirken aynısını Hürriyet ve İtilaf'a da yapar. Eser içerisinde bir partili "Manda istemek vatansızlıktır." der ve parti bu sözleri üzerine adamı partiden atar çünkü böyle namuslu insanlarla parti "simasını" kaybedecektir. Anadolu'nun doğusu ve güneydoğusundan "Kürdistan" diye söz edilir. Denilene göre meme hizasını geçmeyen sakalla orada devlet adamlığı yapmak imkânsızdır. Hikâye boyunca (bence bilinçli bir şekilde de abartılmıştır) o cenahtan bu cenaha savrulan, siyaseti şahsi menfaat için kullananların karıları da kocaları gibi güç dengesi kimdeyse onunla yatıp kalkarlar. Eser, annesi hasta olan genç Adnan'ın 93 harbindeki acıyla ilgili yazmaya başladığı romanın girişiyle başlar. Savaşta bizimkiler ezkaza Sohum Kalesi diye ironik isimli bir kale alır ve bunun üzerine Abdülhamit kendini gazi ilan ettirir ama Ruslar Ardahan'ı bu sırada alıp Tuna'yı geçer. Adnan'ın babası şehit bir Miralay (Albay)dır ve ailesiyle İstanbul'da bir yalıya sığınmışlardır. Annesi veremdir. Adnan hem parasız hem de çalışmakta hiç gözü olmayan, eli kalem tutan ancak çok da ileri olmayan özenti bir tiptir. Annesi sefil ve aç bir halde yaşarken bu karı
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,372 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2018 108. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2018 00:00
Taze taze dumanı üstünde yeni bitirdiğim kitabımla geldim. Aynı yayınevine ait, benzer olayların işlendiğini düşündüğüm başka bir kitap daha okuduğum için ve aynı yönde yapılan yorumlardan ötürü çok ama çok uzun zamandır bekletiyorum bu kitabı. (Sadece konu benziyormuş oysa, kurguları bambaşka.) Okuyan kadinlar kulubu nün #heraybiryayinevi etkinliğinde karşıma Yabancı Yayınları çıkınca artık daha fazla beklemesin dedim. Kendisi aynı zamanda @okumacemberiolusturalim etkinliğimin biten dördüncü kitabı olur. Kafa kurcalayıcı, kurgusu güzel, sürükleyici, oradan oraya savrulacağınız, kısacası dedektifçilik oynayacağınız bir kitap. Kısaca bahsedersem : bir sebepten laboratuvarda cezaya kalan 5 lise öğrencimiz var. Öğretmen dışarı çıktığında öğrencilerden biri enteresan bir şekilde ölüyor, biz de hangisinin bu işte parmağı var onu ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Belki hepsinin ortak planı, belki hepsi birbirine rol yapıyor, belki hepsi masum. Kimin suçlu olduğunu bulamadım şahsen, ama suçsuz olanları anında tespit ettim, buda bir şeydir değil mi :) Keyifli okumalarınız daim olsun...
Birimiz Yalan SöylüyorKaren M. McManus · Yabancı Yayınları · 20173,511 okunma
Trajediye ne kadar tahammül edebilirsin? (Spoiler yok)
Puan vermedi·128 syf.··
2026 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 16:49
Hüzün ve elem beklentisiyle kapısını çaldığınız Modern Japon Edebiyatı, sizi ilk Dazai ile karşıladığı gibi bu beklentiye de doyuruyor. Zengin bir ailede doğmasına rağmen ilerleyen yıllarda çeşitli bağımlılıklarla savaşan ve defalarca intihara kalkışan Osamu Dazai kaleminden de acı ve umutsuzluk dökülüyor. Bir ara kendime "Adeta Dostoyevski'nin karamsarlığını okuyorum." demiştim, ki örnek aldığı yazarlardan birisinin F.M. Dostoyevski olduğunu öğrendim:) Kitabın içeriğine gelirsek, kitaba yeni başladığımda 1K'da neden bu kadar düşük puanlandığını anlamamıştım. Çünkü yazar kesinlikle kendini okutmasını biliyor. O kadar zekice gözlemler tespit ediyordum ki, başta hayran kaldım. Korkunç bir dünyada var olma çabası, depresyonun insanda yarattığı Oblomov'suluğu çok güzel aktarmıştı. Üstüne toplumda bir yer edinmek için davranışlarındaki "palyaçoluk" metaforları ile kalbimi kazandı. Ancak ilerledikçe melankolinin ve çaresizliğin ucunun kaçıp gittiği korkunç bir hikayeye dönüştü kitap. Her ne kadar akıcı da olsa o iç sıkıntısıyla son sayfaları okudum. Yozo'yu benimsemiş ve sonrasında derin bir acıma hissetmiştim ve ağladım. Kitap gerçekten sizde bir iz bırakıyor. Benim gibi hassas kalplilerin okumadan öne iki kere düşünmesi gereken yine de inanılmaz hızla akacak olan bir kitap. Arkadaşım reading slump'tan bu kitap ile çıktığını söylemişti, övüldüğü kadar da var yani. Keyifli okumalar!
1000Kitap
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,2bin okunma
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 09:44
"Dinle Küçük Adam" insanlığa bir sesleniş, 1946 yılında Orgon Enstitüsü'nün arşivi için kaleme alınmış insancıl bir tespit. İnsanların içinden küçük adamların kendi kendilerine ettiklerini; nasıl acı çektiklerini, isyanlarını, çürümüşlüklerini, düşmanlarını sayıp, dostlarını nasıl katlettiklerini; "millet vekili" olarak ne zaman gücü eline geçirse, bunu nasıl istismar ettiklerinin tespiti. Aynada çırılçıplak insanlığımızın ve medeniyetimizin defolarını izliyoruz. Seslenişi "Ruhsal Veba" mızın bir yansıması ve toplumsal bir tahlili. Farkındalık yaratacak bir kitap.
Dinle, Küçük AdamWilhelm Reich · Cem Yayınevi · 202115,4bin okunma
Reklam
Reklam