Bir süre daha uğraştıktan sonra defteri kendisinden biraz uzakta tutarak testten geçirir gibi resme baktı. Hasır koltuğun hayli kötü çizilmiş olduğunu gördü. Hışımla yeni bir çizgi çekti, ardından sinirli sinirli gözlerini koltuğa dikti. Olmamıştı. Kızıp içerledi. "Seni iblis hasır koltuk seni!" diye yükseltti sesini çileden çıkarak. "Senin gibi kaprisli bir hayvanı ömrümde görmedim." Koltuk biraz gıcırdadı ve hiç istifini bozmayarak şöyle karşılık verdi: "Hey, sen bir baksana bana! Neysem oyum ben! Bundan böyle de değişeceğim yok!" Genç adam koltuğu ayağının ucuyla itti. Koltuk geriye çekti kendini. Öncekinden bambaşka bir görünüm kazanmıştı şimdi. "Senin gibi salak koltuk olursa!" diye sesini yükseltti yeniden. "Çarpık, eğri büğrü olmayan bir yerin yok ki!” Hasır koltuk gülümsedi biraz ve yumuşak bir sesle şöyle dedi: "Perspektif delikanlı, perspektif!" Genç adam fırlayıp ayağa kalktı. "Perspektif ha!" diye bağırdı ateş püskürerek. "Şimdi de koltuk olacak bu köftehor kalkmış bana ateş püskürerek. "Şimdi de koltuk olacak bu köftehor kalkmış bana ders veriyor! Perspektif benim işim, senin değil, anladın mı! Yaz bunu kafana!" Koltuk bir şey söylemedi artık. Genç ressam birkaç kez sert adımlarla odanın içinde gidip geldi. Derken sopayla odanın zeminine vuruldu. Yaşlı bir adam, gürültüye katlanamayan bir bilgin kalıyordu aşağıda. Genç ressam oturdu, son yaptığı portresini karşısına aldı. Ama hoşuna gitmedi portre. Gerçekte kendisinin portredekinden daha sevimli ve ilginç bir görünümü vardı, bu da yalan değildi.
Alıntı
Londra Belediye Başkanı Boris Johnson, “Fakirler IQ seviyeleri düşük olduğu için zengin olamaz” diyerek ülke gündemine oturmuştu. Ardından bir radyonun canlı yayınında IQ testine tabi tutulan Johnson, testten beklenilen sonucu alamayarak, kendi tezini çürütmüştü.
Sayfa 192
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Borsalino Testi
“Gerçek bir Borsalino‘yu test etmek için onu silindir şeklinde sıkıca kıvırır ve bir alyansın içinden geçirirsin. Eğer bu testten kalıcı bir kırışıklık almadan çıkar ve orijinal şekline gelirse, işte o şapka gerçek bir Borsalino demektir.“
Sayfa 75 - Artemis Yayınları·Kitabı okudu
Norah Vincent
Biseksüeller her daim aynı şekilde olmasa dahi iki cinsin de aynı ölçüde kalp kırıklığına sebep olduğunu biliyorlardı. Ama bu kadınlar için -yani asla diğer kadınlarla flört etmemiş ve bu yüzden de asla onlar tarafından bir kalp ağrısı yaşamamış kadınlar için- bir ilişkinin enkazından ve bu ilişkinin onlara verdiği psikolojik zarardan ilişkiyi yaşadıkları erkekler değil de bir alt tür olarak tüm erkekler sorumluydu. Böylesi bir atmosferde bekar bir erkek olarak kadınlarla flört etmek son derece şaşırtıcı aslında. Çoğu zaman saldırıya uğramış, yargılanmış gibi hissederek savunmaya geçiyordum. Ama Ned olarak tanıştığım ve arkadaş olduğum erkeklerde aksini kanıtlayana kadar iyi birisi olduğuma dair bir masumiyet varsayımıyla karşılaşırken kadınlarda çoğu zaman aksini kanıtlayana kadar diğer tüm erkekler gibi şerefsiz biri olduğuma dair bir suçlama varsayımı karşıma çıkıyordu. "Testten geç de sonra bakarız bana layık mısın değil misin!" karşıdaki masadan bana gönderilen üstü kapalı bir mesajdı. Üstelik bu da karşı tarafa sunabileceği çok az şey olan kadınlardan geliyordu. Kendileri burunlarından kıl aldırmamalarına rağmen "mütevazı olun" diyorlardı. "Nazik olun" diye üsteliyorlardı kaba saba çıkışarak. "Diğerleri gibi olmayın," diye imalarda bulunuyorlardı daha baştan beni bu şekilde yaftalamalarına rağmen. Tanıştığım en sert kadınlar genellikle otuzlarının ortalarında ya da daha yaşlı olanlarıydı. Görmüş geçirmişlerdi ve benden öncesinde muhtemelen cehennem gibi randevularla vur-kaç kovalayıcılarından ağızlarının payını almışlardı. Onların uyumlu, olgun, stabil, karşılık veren ve duygusal erkekler havuzunun küçük ve kirli olduğunu, hayatta en çok istediklerinin bir ev ve aile kurmakken bu havuz içinde dolanıp durmak zorunda kaldıklarını anlatışlarını dinlemek insanın
Sosyoloji
Üstün bir zihin, her şeyi ezberlemek yerine mümkün olduğunca çok şeyi notlarında bırakır; canlı bir sözlük olmanın gururu onu hiç cezbetmez; o araştırmalarından elde ettiği baskın fikirleri muhafaza etme derdindedir; onları sıkı bir testten geçirir ve eğer uzun sınamalardan geçerlerse, onları benimser ve yavaşça güçlenmeye bırakır; onları sever ve böylece canlanan fikirler zihin içinde ölü, edilgen fikirler olmayı bırakıp güçlü, aktif, etkin fikirlere dönüşeceklerdir.
Sayfa 328 - Koridor Yayıncılık·Kitabı okudu
Daniel Goleman'ın "duygusal zeka" kitabı, insanların yeniden zekâ ve bileşenlerine yönelmesine neden olmuştur. zekâ; akıl yürütme, mantıklı düşünme, plan yapma, problem çözme, soyut düşünme, karmaşık fikirleri kavrama, çabuk öğrenme, deneyimlerden öğrenme yeteneklerini içeren genel bir zihinsel kapasite olarak tanımlanmaktadır. Bu sadece kitaptan öğrenme akademik anlamda bir beceri ya da testten alınan yüksek puan anlamında değildir. Daha çok çevremizdekileri anlamlandırma, izleme, sonuç çıkarma ve plan yapma yetenekleri ile ilgili geniş ve derin bir kapasiteyi yansıtmaktadır. Nitekim zekânın, anlama, kavrama, sonuç çıkarma, sentezleme, yorumlama gibi bütün zihinsel işlemlerin gerisinde yatan genel güç olarak kabul edilmesi de bu yüzdendir.
Medya ve iletişim