Hileciliğin katalizör gücüne vurgu yapmış olsam da yalanın bir erdem olduğuna dair revizyonist bir anlatı oluşturmak gibi bir niyetim ya da arzum yok. Aksine, suç olarak kabul edilip edilmediğine bakılmaksızın birçok hile biçimi, masum insanlara ciddi zararlar verebilir. Bu yüzden hiçbir ciddi ahlak felsefesi ya da din, hileyi savunmaz veya teşvik etmez. Toplumu bir arada tutan temel kültürel bağın güven olduğunu, sosyal bilimciler bize fazlasıyla göstermiştir. Her ne kadar bu bölümde anlattıklarımdan böyle bir izlenim edinilmemiş olsa da bu kitap biyolojik bir bakış açısından da bu noktayı güçlendirecektir. Dürüstlük ve hakikatin ahlaki temeller olarak var olmadığı bir toplumun uzun süre ayakta kalması düşünülemez. İşte bu nedenle biz insanlar binlerce yıldır hileciliği ve hilekârları bastırmak için bu kadar fazla çaba sarf ettik.
Sayfa 23 - Doğan Kitap·Kitabı okuyor
Kurum eğer gelişme kaydetmiyor ve temel görevini, yani üyeleri arasındaki kesintisiz diyalogları ihmal ediyorsa, kolektif monoloğa izin veriyorsa, son olarak üyelerini sorumluluk almaya teşvik etmiyorsa, o kurum için durma zamanı gelmiş demektir
Sayfa 85 - 14 Nisan 1955, sayı 17·Kitabı okuyor
Sosyoloji
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sevmek...
Sevmek, sevilen kişinin en iyi taraflarını desteklemek, keşfetmek ve teşvik etmek demektir. (Alain)
Sayfa 187 - Şule Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
...talebe öyle bir hale gelir ki "öğrenmekten keyif almak" denilen şeyi adeta unutmuştur. Oysa insan, fıtratı gereği bilmeye meyleden, bilmekten haz duyan bir varlıktır. Onda merak birazcık kamçılandığında dinlerken gözlerinin parıldadığını, gerçekten bir şeyi kavradığında yüzündeki tebessümü fark edersiniz. Küçük bir çocuğun dahi bir şeyler keşfettiğinde yüzündeki mutluluk kolayca okunabilir. Okul bu öğrenme şevki çiçeğinin üzerinde yıllarca tepinir. Belli bir yaştan sonra tekrar teşvik ederken yapmaya çalıştığımız şey bu çamura bulanmış, çiğnenmiş çiçeği diriltmeye çalışmaktır. Hiç çiğnenmeseydi iş­ler bu kadar zor olmazdı.
1000Kitap
Alimlerden birisi şöyle demiş: 'Alimlere soru sorup bilgi edinmek seni Allah için sevab işlemeye teşvik eder; O'nun azabından korkutur. Bilge kimselerle içiçe yaşaman, seni Allah tarafından övülen işlere yöneltir; kınamasına vesile olan işlerden de uzaklaştım. Büyüklerle oturup kalkman da Yüce Allah'ın lütuf ve ihsanından başka her şeyden el etek çekmeni sağlar. '
Din
Beraber yaşayan, çalışan veya vakit geçiren insanların sürekli temasları hoşlanmayı ve çekimi teşvik ediyor.
Sayfa 20 - iletişim·Kitabı okuyor