Tevbe Suresi
50. Sana bir güzellik kısmet olursa, fenalarına gider / keyiflerini kaçırır ve eğer bir belâ gelirse, "Biz tedbirimizi önceden almıştık." derler ve sevine sevine döner giderler. 51. De ki: "Hiçbir zaman bize, Allah'ın bizim için yazdığından başka bir şey dokunmaz. O, bizim efendimizdir ve mü'minler bundan dolayı yalnız Allah'a tevekkül etsinler."
Âyet-i Kerime meali
"De ki: Allah'ın bize yazdığından başkası başımıza gelmez. Bizim Mevlâmız odur, müminler, Allah'a güvensinler." Tevbe,51.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Ayet-i Kerime
Reklam
De ki: 'Allah'ın bizim için yazdığı şeyler dışında bize asla hiçbir şey isabet etmez. O bizim mevlamızdır.' Müminler yalnız Allah'a tevekkül etsinler." (Tevbe Suresi, 51. Ayet)
Alıntı
Bir fiilin yaşanmışlığı özneye aittir. Herkes aynı yemeği yer ancak kimse yanındakinin ağzındaki tadı bilmez. Özne, fiilini yaşamadan netice üzerinden değer arıyorsa kendi öznelliğini bir kenara iterek fiilin sahibi olmak istemektedir. Yarı tanrısal sürecin başını çeken şeytani tuzağa düşmemek adına Tevbe Suresi'nin 51. Ayeti Kerime'si bir kalkan hükmündedir. Cenabı Hak şöyle buyurur: "De ki: Bizim başımıza ancak, Allah'ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyleyse Müminler, yalnız Allah'a güvensinler."
Sayfa 34·Kitabı okudu
“De ki: Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez. O bizim Mevlâmızdır. Onun için müminler yalnız Allah’a dayanıp güvensinler.” (Tevbe,51)
Allah Malik’tir
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Allah aklımızı sonuna kadar kullanalım diye bize vermiştir. Kullanılmayan bir akıl, akıl değildir. Öyle birilerinin peşine takılıp gitmek sürü mantığıdır; çünkü sürüdeki koyunlardan biri kendini bir yerden aşağıya atarsa diğer koyunların hepsi onun peşinden kendini aşağı atar. Bu; sürü mantığıdır, sürü olmaktır. Allah bizden aklımızı sonuna kadar kullanmamızı istiyor. Aklımızı kullanmak için doğrunun, yanlışın, hakkın, batılın, güzelin, çirkinin ne olduğunu anlayıp hayatımızı Allah’ın “güzel” dediği, “hak” dediği gibi yaşamaya çalışmamız lazım. Öyle ki kazanabilelim, aklımızı kullanmış olabilelim. İster peygamber çocuğu olsun, ister şeyh veya veli çocuğu olsun ya da birinin evladı, eşi Allah dostu olsun bu fark etmez, o kim olursa olsun Allah birini huzuruna aldığında tek başınadır. O zaman hiç kimse kendini kandırıp; “işte ben falan peygamberin ümmetiyim, onun için ben üstünüm, ben kurtulurum, benim peygamberim, benim hocam, benim şeyhim bana şefaat eder” dememelidir; çünkü Allah herkesten kulluk istiyor, âbdiyet istiyor, Hz. İnsan olmasını istiyor. Allah’ın huzurunda hiç kimse kimseye yardım edemez; çünkü yardım, şefaat buradadır. Bu yüzden Resulullah (s.a.v.) Efendimiz, Hz. Fatıma (r.a.)’a; “kızım Fatıma! ‘Babam peygamberdir’ diye bana güvenmeyesin. Nefsini Allah’ın kudret elinden satın al. Yarın Kıyamet günü ben de sana yardım edemem, bunu böyle bilmiş olasın”(Müslim, İman 89, Hadis No: 351) buyurmuştur. İsterseniz, nefsi Allah’ın kudret elinden satın almanın ne olduğunu kısaca izah edeyim; Allah maliktir; mülkün sahibidir ve hiç
Sayfa 139·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam