nur

Sebepsiz bir melankoli
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 14:29
Gerçek Duyguların Saati ilk başta beklediğimden daha çok etkiledi beni. Olay örgüsü dağınık ve yer yer rüya bölümleri nedeniyle takip etmesi zor bir roman. Hatta bazı bölümlerde neyin gerçek neyin karakterin zihninden geçtiğini ayırmak kolay değil. Buna rağmen kitapta beni sürekli okumaya iten bir şey vardı. Romanı bir vicdan muhasebesi olarak okumadım. Karakter eşini aldatıyor ama asıl ağırlık buradan doğmuyor gibi geldi. Daha çok hayatına, ilişkilerine ve hatta kendisine yabancılaşan bir insanın hikâyesi gibi. İlginç olan, bu melankolinin belirgin bir sebebinin olmaması. Karakter mutsuz ama neden mutsuz olduğunu tam olarak bilmiyor; ait olduğu hayatın içinde kendini ait hissedemiyor. Kitap boyunca beni en çok etkileyen şey bu aidiyetsizlik duygusu oldu. Her şey yerli yerinde görünürken insanın kendi yaşamına dışarıdan bakmaya başlaması, romanın temel hissi gibi geldi bana. Huzursuzluğun Kitabı’ndaki gibi uzun süre aynı ruh hâlinin içinde kalmıyor; burada bir hareket, bir dönüşüm hissi var. Bu yüzden daha ulaşılabilir buldum. Rüya sahneleri ve bazı geçişler bende tam karşılığını bulmasa da romanın yarattığı atmosfer ve karakterin iç dünyası aklımda kaldı. Kitabı bitirdikten sonra olayları değil, bıraktığı hissi hatırladım: İnsan bazen hayatının tam ortasında dururken bile ona ait olmadığını hissedebilir. Peter Handke
Hayata Dair
Gerçek Duyguların SaatiPeter Handke · Sia Kitap · 2023108 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·136 syf.··
2022 26. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2022 23:41
Norveçli yazar Erlend Loe’dan okuduğum ilk kitap. 1993 yılında yazılan kitap arka kapağında yer alan “aşk ne kadar çok şey olabilirdi, bunu anladım” cümlesi ile ilgimi çekmişti. (Zaten aşkı anlamaya çalıştığım bir dönemde denk geldiğim güzel bir kitap). Yazar erkek karakter gözünden madde madde bir ilişkiyi ele alıyor. Kesinlikle toksik bir ilişki olduğunu söylemeliyim, Kadın karaktere tahammül etmek çok çok zor. Karakterleri bu denli içselleştirmem başarılı bir işleyiş sayesinde. Başlayan, ilerleyen ve biten bir ilişkinin her aşamasına tanık olurken kendimize dair çıkarımlar da yapıyoruz. Kitapta anlatılan aşk mı bağımlılık mı diye düşünecek olursa kesinlikle bağımlılık. İyi okumalar
1000Kitap
Kadının FendiErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 2019884 okunma
Puan vermedi·101 syf.··
2022 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2022 22:44
İnsanoğlunun varoluşundan beri süregelen kötülük… Anlatılan hikayenin çok uzaklardan geldiğini sanmıyorum. Yanıbaşımızda yaşananlar, an be an duyabileceğimiz, tanık olabileceğimiz olaylar silsilesi. Çünkü kötülük her yerde ve insanlık devam ettiği sürece bu değişmeyecek, ne yazık ki. Bu yüzden insanlar ne kadar kötü diye nara atmaya pek niyetim yok, zaten kötüyüz. Kitapta beğendiğim kısım karakterlerin hayata tutunmak için verdiği mücadele, uzun soluklu olmasa da. Eğitimin, cehaletin üstesinden geleceğine dair eşsiz inançları. Eseri güzel kılan Steinbeck’in anlatımı, betimlemeleri… O günün sabahını, inciyi buldukları anın sevincini, gelişen olayların ardındaki tedirginliği hissedebilmek, yaşamak. Kötülüğün bu denli edebi bir dille anlatılması etkileyici olan. Steinbeck analizlerini tabii ki seviyorum ama edebi dilinin yeri ayrı. John Steinbeck
1000Kitap
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,9bin okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2022 16. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2022 21:25
“Ormandaki Canavar” filmi Henry James ile tanıştığım nokta oldu. Film Henry James’in aynı isimli öyküsünden uyarlama, danslarla bezeli bu filmi listenize ekleminizi öneririm. Henry James olay öyküsü değil de durum öyküsü anlatmakta ve yazıları bol bol betimleme içermektedir. James için yaşamanın, dış dünyada geçen olaylara dahil olmak değil de duygu etkileşimi içinde olma durumu olduğu söylenir. Özellikle “Ormandaki Canavar”da bu durum daha belirgin. Düşle gerçek arasında düşüncelerle ilerleyen olayın yer almadığı bir eser. James’in özelliklerini çok iyi sergilediği öyküsü olarak kabul görür. Yaşamın belirsizlikleri, karmaşıklıkları, çelişkileri ve çıkmazlarının anlatıldığı Avrupa’daki Amerikalıların hayatı temel tema olarak düşünülebilir. Avrupalılar ve Amerikalıların kültürel, sosyal yapıları, yaşam tarzları ve kişiliklerin oluşmasında etkili olan toplum yapıları bizlere sunuluyor. Net bir kıyaslama olmasa da dönemin koşulları hakkında okuyucu bilgilendiriliyor. Ayrıca Henry James’in Avrupa hayranlığı da vurgulanıyor ki yaşamının bir kısmı da Avrupa’da geçmiştir. Daha detaya inildiğinde insanların ikili ilişkileri, ilişkilerde edindikleri roller iredeleniyor. Herbir öyküde farklı bir anlatım dili benimseniyor; günlük yolu, özyaşam öyküsü, görgü tanığı ile anlatımı kullanıyor. Amacı, en gerçekçi şekilde okuyucuya duygu ve düşünceleri aktarabilmek. Öyle işte, bitirdiğinizde “ben ne okudum?” yorumu yaptıracak güzel bir eser, önerimdir. Henry James
1000Kitap
Kısa Romanlar Uzun ÖykülerHenry James · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021165 okunma
Puan vermedi·239 syf.··
2022 13. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2022 01:00
Bir insanı ilmek ilmek çözümleyip anlamak ve sevmek. Vefa, dostluk, sevgi… Yazar, duygu durumlarını satır aralarına çok güzel yansıtmış. Ağır aksak ilerleyen cümleler kesinlikle kalbe dokunuyor. İnsanlar arasındaki ilişkiyi çok yönlü olarak gözlemleme fırsatı sunuyor. İnsanın kişiliğini, duvarlarını oluşturan ana kadar, geçmişteki olaylar silsilesini çözümlemek üzerine harika bir eser. Dönemin siyasi ve toplum yapısı da bu sırada biz okuyuculara aktarılıyor ve bireyin kişilik oluşumunda ne kadar etkili olduğu ortaya koyuluyor. Bir duvar kolay örülmüyor, insanlar yalnızlığı keyfi olarak seçmiyor. Son sayfalara ulaştıkça artık neden niçinler azalıyor ve kişi öze ulaştığını hissediyor. Güzel bir eserdi. Uzun bir süre zihnimde yer edecek.
Edebiyat
KapıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20212,591 okunma