Daha da kötüsü tiksintimizi onu özensiz yaratana değil, hiçbir suçu günahı olmayan eserine yöneltiriz: Sakat ve bi çimsiz varlık yeterince sıkıntısı, derdi yokmuş gibi sağlıklı ve kusursuz varlıkların nahoş davranışlarına da katlanmak zorunda kalır.
Bir şeyi sevmek demek onu parçalara ayırmamayı önceden
kabul etmek demektir. Ondalı-yüzdeli, seçmeli-ayırmalı sevmek
var mıdır, olur mu ki!
Bir şeyi sevmek demek, o şeyin bütün parçalarının yerini
bilmek demektir, yerini anlamak demektir. Onların arasında
seçmeler yapmamak demektir.
Bir şeyi sevmek demek, o şeyin bütün hallerini, ve o hallerinin içindeki ve dışındaki onun parçaca ve bütünce durumlarını görmek, görebilmek demektir. Alışamamak, yani yetinememek demektir.