Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
Herkes sadece Fransızca konuştuğu için kendimi tuhaf hissetmem gerekiyordu ama herkesin dilimizi konuştuğu yerlerde de görülmeyen ve duyulmayan kişi olmaya alışmıştım.