Sizleri kaybettikten sonra, bizim için vakit akşam oldu.
Bizim evlerimiz ve yollar akşam oldu.
Ne daha fazla kararan ne de tekrar aydınlanacak olan akşamın derinliklerinde bizler, yemek yiyor, yürüyor ve uyuyoruz.
Çok değerli bir çalışma. Bunun bir türü var mı bilmiyorum ama ben "belgesel kitap" diyeceğim. Savaş ve kadınlar deyince akla gelen, anlatılan hep geride bırakılmış kadınlar oluyor ki onların hikâyeleri de anlatılmaya değer elbette ama ya cephedeki kadınlar? Kendi sesini bil kısıp cephede erkeklerle aynı şeyleri yapan, erkeklerle omuz omuza çatışan asker kadınların, cephede doktorluk/hemşirelik yapan kadınların sesini bize duyuran Svetlana Aleksiyeviç'e minnettarım.