“ben başka biri olmak için deterjanlardan değil mucizelerden medet ummuştum,” dedi cemil. “bir sabah yataktan başka biri olarak kalkacaktım. tom braks, süpermen, çok iyi dans eden ve şarkı söyleyen biri, daha geniş omuzlu biri, aynı anda hem jack lemmon hem walter matthau olan biri, annesi ölmemiş biri, hayatın güzel olduğunu düşünen biri, çok iyi futbol oynayan biri, saatlerce uçurtma uçurabilecek kadar gamsız, tasasız ve gökyüzü budalası biri...”
ilhan gülüyor ama gülmek çoğu zaman rüşvettir. bunu biliyor. insanların birbirlerini etkilemek için, sevilmek için ne tür numaralara başvurduklarını, ne taklalar attıklarını biliyor. kocaman bir sirk kurup kaldırıyoruz her gün hiç üşenmeden. ip cambazlarımız var, ateş yutan adamlar, palyaçolar, dans eden atlar ve tabii çemberin içinden geçen aslan ve tabii hepsini biliyor ilhan..
dünyamızda alışılmışın dışındaki her şeyin açıklanması gerekir ve bu hiç de masum bir gereklilik değildir. açıklama yaparsınız, neden gösterirsiniz, makul gerekçeler sunarsınız, sonra bir de bakmışsınız tam da sizden açıklama bekleyenlerin dilini kullanıyorsunuz, kendi dilinizi değil. birilerine açıklama borçluysanız borcunuzu daima kendi dilinizi harcayarak ödersiniz.
yaşamım bir can çekişme süresi- ni bilmediğim. ve hiçbir şeye şaşmıyorum - her şey bildik diyordum ya; bu da doğru değil. ben dünyaya olup biteni hayretle izlemeye ve şaşırmaya gelmişim - durmadan şaşırmaya... ama ne söylersem söyleyeyim, ne çalarsam çalayım, bu kamburu yüklendiğim için oyunbozan oluyorum. yine söylemek istediğim bunlar değil- ve tüm ağırlar gibi bu da iğrenç.