seyma

seyma
@thisymu
içi boşaltılmış şimdiki zaman.
8 Mayıs
350 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
biz öğrenciyken hocalarımız günlük, hatta saatlik plan yaparlardı bizim için. ödevlerimiz, derslerimiz, ne yapacağımız son derece netti. tarih dersinde hangi konuyu çalışacağımız, geometriden hangi teoremi işleyeceğimiz, neler yazacağımız ve hangi parçayı tercüme edeceğimiz belliydi. bize yardımcı olur ve teşvik ederler, bazen de azarlarlardı. derse ilgimizin uyanması ve canlı tutulması gayet basit bir şeydi. şimdi ise durum çok farklı. ne yapacağımıza dair kesin bir plan yok. canımız nasıl isterse vaktimizi öyle geçiriyoruz. yapacağımız işleri planlama konusunda nasıl inisiyatif alacağımız bize hiç öğretilmediği gibi, bu zamana kadar hep yardımla ve destekle ilerlemiş kişiler olarak can simidiyle yüzme öğrendikten sonra öylece denize atılmış gibiyiz. boğulup gideceğimize hiç şüphe yok. nasıl çalışacağımızı bilmediğimiz gibi kendimizi nasıl motive edeceğimizi de bilmiyoruz. irade terbiyesine nasıl başlayacağımıza, bunun metodunu nereden öğrenebileceğimize dair en ufak bir fikrimiz olmadığı gibi bu konuda yazılmış uygulamalı bir kitap da yok. yılmış vaziyetteyiz ve bu sınavdan “kalma” ihtimalimizi düşünmemeye gayret ediyoruz. vaziyet gerçekten içler acısı. fakat üzülmeye gerek yok ki! kulüpler, dost meclisleri ne güne duruyor? hep birlikre neşe içerisinde kendimiz avutup yuvarlanıp gideriz işte.
Sayfa 42
1000Kitap
gençler hayata önemli bir dezavantajla başlıyorlar: uzun süre sabır göstermek, olaylara önyargısız yaklaşmak, sistemli şüphecilik gibi felsefi ruhu oluşturan bileşenlerden yoksun yetiştiriliyorlar. hoşgörü ve tahammülleri kıt, zira bilginin göreceliğine dair muazzam doktrin kulaklarına küpe olacak şekilde hayatlarında yer edinebilmiş değil. özgürlük ruhu vasıtasıyla “hakikatin özünü” arama alışkanlığı içlerine işlemediği için yeni fikirler üretemiyorlar. erkenden kendilerine bir taraf seçiyorlar ve o andan itibaren daha yüksek sentezler üretmek ya da diğer bir tabirle hakikatin peşinden koşmakla alakalı bir şey yapmıyorlar.
Sayfa 23
1000Kitap
içinde yaşadığımız çağ, zihinsel huzursuzluk çağıdır.
Sayfa 22
1000Kitap
uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez, dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Şiir
vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni, değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez. değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini, değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, değil mi ki ayaklar altında insan onuru, o kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış, ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru, ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş, değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın, değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene, doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın, değil mi ki kötüler kadı olmuş yemen'e vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama, seni yalnız komak var, o koyuyor adama.