Bazı kitaplar vardır bitirdikten sonra uzun uzun üzerine düşündürür, hayaller kurdurtur.
Büyü dükkanı tam olarak o kitaplardan biri.
Çok ihtiyacım olduğunu düşündüğüm şeylere gerçekten ihtiyacım var mı? Elimdekilerin kıymetini yeterince bilmiiyormuyum? gibi pek çok güzel soru işaretleri oluştu aklımda.
Bir solukta okunan çok keyifli bir kitap oldu benim için. Özellikle bittikten sonra üzerine düşündüren psikodrama öykülerini seviyorsanız kesinlikle okumalısınız...
Biraz iddialı bir isme sahip fakat inanın bunun hakkını fazlasıyla veriyor!
Gerçekten hayatı yeniden keşfettim diyebilirim... Anlatım dilinin çok basit ve anlaşılır oluşu, her konuyla alakalı gerçek terapilerden örnek diyaloglar vermesi sebebiyle kitabı anlamakta bir güçlük yaşamadım. Kendimin ve çevremdekilerin anlamlandıramadığım bir çok davranışını bu sayede anlamlandırdım.
Her insanın özellikle her ebeveynin kesinlikle okuması gereken bir kitap!
Adam fawer ın her kitabında olduğu gibi bir solukta okunan akıcı eğlenceli bir kitap. Okuma alışkanlığı olmayan okumakta zorluk çeken insanlara özellikle tavsiye ediyorum...
Dostloyevski pazara meyve sebze almaya giden birinin başından geçen sıradan olaylarla alakalı bir kitap yazsa bile eminim zevkle okurum, bu sebeple edebi açıdan dostloyevski eserlerini yorumlamayı saçma buluyorum. Hikayeye gelecek olursak, herkesin vicdanı kendi mahkemesidir, temiz bir vicdandan rahat yastık yoktur...
Okuduktan sonra çok etkilenmedim ,hayatımı değiştiren o mükemmel kitaplardan biri olduğunu kesinlikle söyleyemem fakat mükemmel kurgusu ve akıcı diliyle bir solukta okunabilecek çok keyifli bir kitap...