Selamlar. Ben kitabın genel olarak abartıldığını düşünüyorum. Savaşın bütün trajedisini yansıtan bir hikaye olarak deneyime puanım 10/10 ancak kitabın işleyişi, evren, karakterler, anlatım gibi kriterleri değerlendirdiğimde puanım 8/10’e düşüyor.
Yorum kısmına geçmeden önce kitabı nasıl okuduğumu anlatarak başlamak istiyorum. Ben kitapları postitleyen biriyim. Bu kitabı okurken de bir renk postiti bilgi içeren bölümlere ayırdım. Yazar evren, olayların geçmişi, politika, güç itemleri, simya mantığı gibi gibi konularda bütün bilgileri hikaye akışında parça parça veriyor. Seri bir şekilde okuyup geçtiğinizde arada önemli bilgileri kaçırıyorsunuz. Yazarın akışta verdiği neredeyse her minik bilgi parçası kitabın ilerleyen bölümlerinde önemli bir detay haline geliyor. Birinci bölümü bitirdiğimde -300. sayfada - o kadarda önemsemediğim bilgi parçalarının başıma bela olacağını anlayıp kitabı baştan taradım ve bu bilgi parçalarını tekrar okuyup geri dönebilmek için postitledim. Size de en baştan okurken okuduğunuz her yeni bilgiyi postitlemenizi tavsiye ediyorum ki çok fazla katmanı olan bu kitaptan maksimum keyfi alabilin.
Kitapla ilgili söyleyeceğim bir sürü negatif şey var ama kitabın geçtiği savaş atmosferi o kadar iyiydi ki kitabın sonuna kadar merak ederek okudum. Kitap genel anlamda çok katmanlı. Ciddi bir politik altyapı işlemiş yazar. Sönmeyen Alev ülkeyi yöneten bir tarikat aslında. Bir tarafta Paladia’yı yöneten Sönmeyen Alev diğer tarafta da ülkenin sanayisini yönet metal loncaları var. Dini temsil eden ve kutsandıkları için ülkeyi sonsuza kadar yönetmeye hakları olduğunu düşünen Holdfast ailesi ve Sonsuz Alev’le ülkenin ekonomisi ve sanayisini elinde tutan metal loncalarının arası nesillerdir gergin. Morrough’nun gelmesiyle birlikte loncalar Morrough’un arafında
It is a book of twelve short stories. It uses some old stories, legends, and spirits to tell its tales.
Right from the start, the writer takes you in the story. She uses a nice way of telling stories.
The stories are also like lessons. The people and as a reader in the stories you learn something which I don't like recently. I'm tired of the books which try to teach or give a message directly.
It is kind of helpful that she puts the setting and history of the time before and inside each story. This helps readers who do not know the background to understand everything better.
i'm shredded into pieces... this always breaks my heart so bad. when i keep reading it throughout the book, with every pages, i feel my heart aches. and if i could choose to kill three people on earth, neil's father would certainly be one of them.
i forgot how many times did i even read this book. i love it so much. but i hate it at the same time because it reflects my life so well. neil's pain, i can feel it. i know acting is his everything, it's the only thing he is so passionate about. i know his father is a bastard and should die. even talking about this causes me to feel pain in every bone i have. i will forever be sorry for you neil, and you guys should wish me luck for not ending up like neil. but i've passed those times, i once thought that i will really end up like him. in the end, it was appeared that i'm not brave enough like him. rest in peace, neil. and i'm glad that his parents will live with the pain of their son's death for the rest of their lives.
Definitely one of the most epic thrillers I have ever read. King has a unique capability of dragging the reader into the story. Say that there is a bad guy in one of his books (well, there is plenty of them in this volume), you really hate him/her from the bottom of your heart, as if you would attack if this bad guy was in flesh and bone and you had a chance. You immerse yourself into the story and it just flows. Also, there is a moral side of the book, as in the case of every Stephen King book. People have a tendency to think that all King can do is writing pure horror, yet he definitely is capable of conducting strong messages and lecturing.
Under the DomeStephen King · Scribner Books · 20091,033 okunma
Lily Collins'i bir oyuncu olarak takip ettiğim için kitabın çıktığı zamanları hatırlıyorum. O zamanlar ki dediğim 2018 senesi yurtdışından çıkan kitapları satın alıp okumak kolay değil ki hala öyle... Bir lüks. Bu yüzden kitabı epub formatında okudum. Dili normaldi; gayet anlaşılır ve akıcı. Benim beklentim daha derin cümleler içeren bir kitaptı öyle de tabi ama üslup açısından sadeydi; öz cümlelerle tecrübelerini anlatmaya çalışmış. İlk kitabı ve amacı belli olduğu için benim öyle bir beklentiye girmem saçma oldu tabi. Kitabın içeriği hayatını etkileyen kişilerden ve olaylardan ibaret.
-Kitabın içeriği: Annesi, babası, yaşadığı ilişkiler (madde bağımlılığı olan kişilerle ilişki yaşamış), yeme bozukluğu ve özgüven konularından oluşuyor.-
Ben ilk başlarda okurken herkesin yaşadığı şeyler ve neden bunu paylaşmış diye yargılarken; kitabı bitirdiğimde bu düşüncelerimden sıyrıldım. Çünkü her insanın hayatı ve yaşadığı acıları ve bunlardan öğrendiği tecrübeleri kendine özel. Her insanın bunlarla baş edebilme seviyesi de farklı. Yazarın dediği gibi bu konuda açık ve dürüst olup yardıma ihtiyaç duyulduğunda yardım istenirse hayatını yola koyup devam edebilirsin. Bu kitabın, bu konularda kitap yazan bazı yazarlar gibi başka insanlara esin kaynağı olmasını istemiş. Bir de anlattıkları o kadar basit bir şekilde anlatılacak şeyler değil. Özellikle Lily'nin konumunda olan bir insan için. Aslında konumu da anlatacaklarına engel olmamalı ama hayat böyle değil maalesef. Ama güçlü bir karaktere sahip. Beni en çok şaşırtan 'yeme bozukluğu' sorununu yaşamış olmasıydı çünkü bilmiyordum. Gerçekten görünüşte fiziksel bir hastalık olsa da altında ciddi bir psikoloji yatıyor. Okurken hemen Netflix'te çektiği "To The Bone" filmi de aklıma geldi. Çünkü orada da yeme bozukluğu yaşayan birini
5/5 Stars (%86/100)
An extremely underrated short story from a Native-American writer. I was fortunate enough to study this short story in one of my classes. The story is about spirits and dead people. Dead people are always depicted as vengeful spirits in American films, books, and so forth. The author tries to show people that dead people are more like familiars, not vengeful spirits. The dead are respected in the Native American community and they usually bury their dead under their houses so they would continue to protect them even in death.
The story mentions a mysterious girl named "Bone Girl" and she is one of those spirits who try scare people in order to help them. The language is beautiful, the story is interesting and it portrays the Native-American culture brilliantly.