İnsanın doğası gereği eğitime ihtiyaç duyan tek varlık olduğundan bahsederek başlayan kitabımız, eğitimin gerekliliğinden ve insandan bahseder. Hayvanların iç güdüleri olduğu ve belli bir planla hareket ettikleri in eğitime ihtiyaç duymadığını söyler bize. İlk bölümde disipline değinen yazar, disiplinim, insanın kendini sınırlaması olarak değerlendirir ve bunu gerekliliği üzerine durur. İlerde kuralsız ve başıboş yaşamamak icin bu disiplin içine girmek şarttır. İnsanı eğitime, bakıma ihtiyaç duyduğunu belirten Kant, eğitimi bu bahsedilen disiplin yani terbiye ve öğretime açıklar. Hayvanların iç güsüleri den dolayı eğitime ihtiyacı yoktur. Ebeveynlerinden bir şey öğrenemezler. "Eğitimden geçmemiş insan kaba, talim görmemiş insan serkeştir.".
eğitimin nesiller boyu artarak devam ettiğini belirten Kant, önemli olanın;insanın içindeki eğilimler ve daha da önemlisi insanı iyi olana yönelten eğilimlerdir. Bunun içinde belli bir eğitim anlayışı gerekir. Özellikle çocuk eğitiminde ebeveynlerin çok önemi vardır. Çocuklarını ideal bir hedef doğrultusunda yetiştirmeyi ve kuşaktan kuşağa aktarılan emanete katkıda bulunmalıdır. Ne yazık ki ebeveynler sadece çocuklarını görmek istedikleri yerlere götürüyorlar. İnsanı içindeki niceleri geliştirmiyorlar. İnsanı esasında iyi olan ruhuna gereken gıdayı vermiyorlar. Kısacası eğitim sayesinde önce insan kendini idare edebilmeli sonrada diğer insanlara yol göstermelidir. İlk bölümde eğitimin yanında ahlak konusunda değinen Kant, ahlakın evrensel olması gerektiğini sadece tanrı ahlaksız olmayı yasakladığı için değil, kötü olduğu için ahlaksızlıktan uzak durmayı öğütler. Bunun yanında yöneticilerin eğitimşi ve bilgili olmalarını çok önemli olduğunu bizlere aktarır. Eğitimin ahlaki yönünde değinen Kant, eğitimin çocuklara düşünmeyi öğretmek