Ne kadar istiyorum, akşamlayın, ezanda,
Eski bir evde olmak, orda, Eyüpsultan'da;
Bir yanda ölmüşlerim, bir yanda kalanlarım.
Duyayım: Gece, gündüz, hayat, ölüm içiçe,
Dallara konan karga, camımı vuran serçe,
Toprakta yatan annem, eli dizimde karım.
Ahret dolsun içime kumruların "Hu..." sundan
Diyeyim, camiinin geçerken avlusundan.
Şu musalla taşında bir namaz yatacağım.
Bir tabutun içinde sır vermeden gidenler,
Orda, beyaz taşlarla yıllardır beni bekler,
Benim de gözlerime yakın olsun toprağım.
(Geçen Zaman, İst., 1961, s. 32).
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gökyüzü gibi uçsuz bucaksız biz bütünlük içinde bir maviyim
Deniz gibi özünü içinde saklayacak kadar derinim
Kimine kıyımım, kimine bağrımda evim
Bağrımda yaşamayı hak etmeyeni toprağım gibi tarihe gömerim
Anadolu gemisinin sıfır başlangıç noktasından sonsuza kadar bu uygarlık ahlakı deryasının Türk kaptanıyım
Bir ummanda buldum kendimi
Bir baştan bir başa yıkıp geçtim seddimi
Kendimi bir tek kendim aşarım
Bilirim, yöremi, töremi ve ceddimi
İşim olmaz aldatan hamasetle
Yurttaşım yurttaş, özüme döndüm hasretle.
Ben öldükten sonra üzerimde otlar bitsin, çiçekler açsın.
Taş kapatır, çimento kapatır, hiç kimse istifade edemez.
Benim toprağım da millete hizmet etsin. Orada biten otlardan koyun yesin süt olsun, kuzu yesin et olsun, arı götürsün bal olsun. Benim, taşın altında yatmakla bir istifadem yok. Bunun için üstümü kapatmayın.
Ben öldükten sonra üzerimde otlar bitsin, çiçekler açsın. Taş kapatır, çimento kapatır, hiç kimse istifade edemez. Benim toprağım da millete hizmet etsin. Orada biten otlardan koyun yesin süt olsun, kuzu yesin et olsun, arı götürsün bal olsun. Benim, taşın altında yatmakla bir istifadem yok. Bunun için üstümü kapatmayın.
Âşık Veysel