Kütüphanelerin Kilitlenmesi: Bir gecede kütüphaneler dolusu yazma eser, arşiv belgesi, mezar taşı ve asırlık edebi/felsefi miras, yeni nesiller için okunamaz "arka arkaya dizilmiş şifreler" haline gelmiştir. Nesiller Arası Mesafe: Büyükbaba ile torun arasındaki yazı dili bağı kopmuş, bir millet kendi dedesinin yazdığı mektubu veya günlüğü okuyamaz duruma düşmüştür. Estetik ve Ruh Kaybı: İslam harflerinin getirdiği o muazzam hat sanatı, kelimelerin görsel musikisi ve aruzun o harflerle sağladığı ahenk, yeni yazı sisteminde aynı estetik karşılığı bulmakta zorlanmıştır. Bu yönüyle devrim, köklü bir tarih ve kimlik hafızasının zayıflaması olarak yorumlanır
1000Kitap
Demir Zambak
Birsen Hanım Güntekin'in kafasına arkadan tokadı indirmişti. "Sus be, bok tanesi!" dedi huysuzca. "Ne getirdin de ne istiyorsun? Ancak çiçek böcek." Kafasına bir tokat daha attı. "Saygısız. Kalk bana yer ver, bacaklarım ağrıdı." -İdeal nene-torun ilişkisi derim 😂 Loresima
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
ben senden önce ölmek isterim. gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? ben zannetmiyorum bunu. iyisi mi, beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni görebilesin... fedakârlığımı anlıyorsun : vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için. ve toz oluyorum yaşıyorum yanında senin. sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin. ve orda beraber yaşarız külümün içinde külün, ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi ordan atana kadar... ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize, atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
Ben Senden Önce Ölmek İsterim
Sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin. Ve orada beraber yaşarız külümün içinde külün ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi ordan atana kadar... Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize, atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek. Toprağa beraber dalacağız. Ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse sapında muhakkak iki çiçek açacak : biri sen biri de ben.
Alıntı
Mavi Gözlü Dev Şâir..
Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. İyisi mi, beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun                     içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun                     ki içinde beni görebilesin... Fedakârlığımı anlıyorsun : vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan                         senin yanında kalabilmek için. Ve toz oluyorum yaşıyorum yanında senin. Sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin. Ve orda beraber yaşarız külümün içinde külün, ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi ordan atana kadar... Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize, atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
Şiir
Ona Günü Bana Usul Geceyi
Sor ona güler yüzle; Hani güz doğuran yaz, torun kış hani, Bahar kaç yıl oldu öleli? Söyle nerden edindin Sen bu mevsimsiz seneyi? Ve bana de ki: Boşa sayıklıyorsun dostum Aklındaki karıncalanmış dizeyi. Sor bize, ikimize de; Ona günü, bana usul geceyi. Sor nasıl bölüştük Bir sözcükte iki heceyi. Sor payımıza düşeni Bir başka heceyle, Bir başka sözcükte Nasıl bütünleyeceğimizi. Sor bize güler yüzle: Hani güz doğuran yaz, torun kış hani? Metin Altıok