Bir Kızılderili bilge torununa anlatır:
"İçimizde iki kurt vardır. Biri öfkeyle, kinle, hırsla beslenir. Diğeri şefkatle, huzurla, sevgiyle beslenir. Ve bu iki kurt sürekli kavga eder."
Torun sorar:
"Hangisi kazanır büyükbaba?"
Bilge cevap verir:
"Hangisini beslersen o."
İçsel savaşın sırrı budur: Sen hangi sesi besliyorsun? 
ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ
İşte o Kitap; kendisinde hiç şüphe yoktur; müttakiler için yol göstericidir.
Bakara 2
اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ
Onlar ki gaybde(gizlide, içtenlikle) inanıp namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için) harcarlar.
3
وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ
Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar; ahirete de kesinlikle iman ederler.
4
اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
İşte onlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve umduklarına erenler, işte onlardır!
5
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ
Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki, (azaptan) korunasınız.
21
اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَاداً وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ
O (Rabb) ki yeri, sizin için döşek, göğü de bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile Allah’a eşler koşmayın.
22
İnsan kendine bir meşgale istiyor yaşlılıkta. Torunun olsa bakarsın. Bahçen olsa ekersin. Kocan olsa yemeğini yaparsın, çamaşırı ütüsünü halledersin, oturur muhabbet edersin. Çoluğun çocuğun olsa yakınında, gider gelirsin. Ne bileyim, sana torun bırakırlar, geçerken uğrarlar, yemek yap geleceğiz derler. E hiçbiri yok. Tek başına ne işin olacak evde? Evi temizle, sil süpür, mutfağı topla, tamam. Kuran oku, namaz kıl, tamam. Kendi evine bile fazlasın ihtiyarlıkta.
Genç, güzel ve diri bir kadın, küçücük bir anneanne... Otuz altı yaşında... Üç çocuk ve bir torun sahibi... "Verimli bire toprakmışım," diye geçirdi aklından ve çapkınca güldü. "Tohumlar da iyiymiş ama."
"Demet?"
"Efendim baba."
"Sen ne istiyorsan onu yap kızım. Amcanı, yengeni be ver. O adam nasılda sahip çıktı sana, torun da çok tatlı. Ne olmuş analık edeceksen, illa kendi doğurduğuna mı analık edeceksin? Bir erkek, anne gibi bakamaz evladına. Bak ban kendime hayrım yok sana nasıl bakayım?"